<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dekorasyon &#8211; Emlaktafark</title>
	<atom:link href="https://www.emlaktafark.com/kategori/dekorasyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaktafark.com</link>
	<description>&#039;&#039;Bizimle Herşey Çok Farklı&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2026 10:20:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.2</generator>
	<item>
		<title>İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Yerleşkesi,  WAF 2026’da iki kategoride finalist!</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/izmir-ekonomi-universitesi-guzelbahce-yerleskesi-waf-2026da-iki-kategoride-finalist-261972.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/izmir-ekonomi-universitesi-guzelbahce-yerleskesi-waf-2026da-iki-kategoride-finalist-261972.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 10:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261972</guid>

					<description><![CDATA[MAS X MİMLAB tarafından İzmir Ekonomi Üniversitesi için tasarlanan Güzelbahçe Yerleşkesi, World Architecture Festival (WAF) 2026’da “Future Projects – Education” ve “Future Projects – Masterplanning” kategorilerinde finalist olarak yarışacak. Eğitim yapıları ile yerleşke planlamasını bütüncül bir yaklaşımla ele alan proje, 18 Kasım tarihinde ABD’nin Fort Lauderdale kentinde düzenlenecek WAF 2026 kapsamında iki ayrı jüri değerlendirmesine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MAS X MİMLAB tarafından İzmir Ekonomi Üniversitesi için tasarlanan Güzelbahçe Yerleşkesi, World Architecture Festival (WAF) 2026’da “Future Projects – Education” ve “Future Projects – Masterplanning” kategorilerinde finalist olarak yarışacak. Eğitim yapıları ile yerleşke planlamasını bütüncül bir yaklaşımla ele alan proje, 18 Kasım tarihinde ABD’nin Fort Lauderdale kentinde düzenlenecek WAF 2026 kapsamında iki ayrı jüri değerlendirmesine sunulacak.</strong></p>
<p>İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Yerleşkesi, World Architecture Festival (WAF) 2026’da “Future Projects – Education” ve “Future Projects – Masterplanning” kategorilerinde finale kalmasının ardından, 18–20 Kasım’da ABD’nin Fort Lauderdale kentinde uluslararası jüri karşısına çıkmaya hazırlanıyor Yaklaşık 162.000 m²&#8217;lik kapalı alana sahip planda tasarlanan Güzelbahçe Yerleşkesi, eğitim yapıları ile masterplanı birbirinden bağımsız ölçekler olarak değil, ortak bir mekansal ve ekolojik sistemin parçaları olarak ele alıyor. MAS X MİMLAB tarafından geliştirilen proje, yapılaşma kararlarından önce açık alan sistemini tanımlayan yaklaşımıyla mimarlık, kampüs ve kent yaşamı arasında yeni ilişkiler kurmayı amaçlıyor.</p>
<p>Tasarımın kavramsal çerçevesini oluşturan “Interface” (Arayüz) yaklaşımı; kent ile doğa, yapı ile boşluk ve farklı topografik seviyeler arasında kurulan ilişkilere dayanıyor. MASXMİMLAB, kampüsü birbirinden bağımsız binalar topluluğu olarak değil, mimarlığın, peyzajın ve ortak kullanım alanlarının birbirini biçimlendirdiği bütüncül bir sistem olarak kurguluyor. Bu anlayışta tasarımın odağını, yapılar kadar yapılar arasında gelişen karşılaşmalar ve ortak yaşam alanları oluşturuyor.</p>
<p>Masterplan, korunacak doğal alanları ve açık mekan ağını tasarımın başlangıç noktası olarak ele alıyor. Yapılaşma kararları, doğal çevrenin sürekliliğini ve açık alanlar arasındaki mekansal ilişkileri gözeterek şekilleniyor. Farklı ekolojik ve mekânsal niteliklere sahip “mikrokozmoslar”, yeşil bağlantılarla birbirine bağlanırken eğitim, buluşma, dinlenme ve ortak kullanım için farklı ölçeklerde olanaklar sunuyor.</p>
<p>Arazide 45 metreye ulaşan kot farkı da tasarımın belirleyici girdileri arasında yer alıyor. Yapılar, topoğrafyayı düzleştirmek yerine onunla birlikte çalışacak biçimde konumlandırılıyor; farklı kotlarda oluşan teraslar, açık alanlar ve dolaşım bağlantıları kampüs yaşamını arazi boyunca yayıyor. Böylece doğal peyzaj, yerleşkenin çevresinde kalan bir unsur olmaktan çıkarak mekânsal deneyimi ve yapılar arasındaki ilişkileri biçimlendiren etkin bir bileşene dönüşüyor.</p>
<p>Üniversitenin akademik programında değişen ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirilen masterplan, esnek bir gelişim çerçevesi öneriyor. Üç etapta hayata geçirilmesi planlanan projenin birinci ve ikinci etaplarında inşaat çalışmaları kademeli olarak başlamış olup, farklı dönemlerde tamamlanacak yapıların ortak açık alan sistemiyle bütünleşmesi hedefleniyor. Güzelbahçe Yerleşkesi, 18 Kasım 2026’da WAF 2026’nın “Future Projects – Education” ve “Future Projects – Masterplanning” kategorilerinde uluslararası jüri karşısına çıkacak.</p>
<p><strong>MİMLAB Hakkında:</strong></p>
<p>MİMLAB, 2018 yılında İstanbul’da kurulan, iki yüksek mimar Derya Yüce ve Elif Sarpaşar tarafından yürütülen bağımsız bir tasarım pratiğidir. Mimarlık, kentsel tasarım, peyzaj ve iç mimarlık ölçeklerinde çalışan ofis, mimarlığı yalnızca yapı üretimi olarak değil; farklı fikirlerin, disiplinlerin ve bağlamsal verilerin buluştuğu düşünsel ve kültürel bir süreç olarak ele alır. Çalışmalarında topoğrafya, açık alan, program ve kullanıcı ilişkilerini tasarımın kurucu unsurları olarak değerlendirir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/izmir-ekonomi-universitesi-guzelbahce-yerleskesi-waf-2026da-iki-kategoride-finalist-261972.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Architecture Beyond Borders” İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu Ankara’da ağırladı</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/architecture-beyond-borders-isvicreli-mimarlar-stephanie-bender-ve-philippe-bebouxyu-ankarada-agirladi-261949.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/architecture-beyond-borders-isvicreli-mimarlar-stephanie-bender-ve-philippe-bebouxyu-ankarada-agirladi-261949.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261949</guid>

					<description><![CDATA[Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından geliştirilen uluslararası mimarlık ve kültürel diyalog programı Architecture Beyond Borders, İsviçre edisyonuyla devam etti. İsviçre Büyükelçiliği ve Geberit’in katkılarıyla 21 Ekim’de Ankara’da düzenlenen program, “Sürdürülebilirlik ve  Baukultur” teması çerçevesinde İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu Türkiye’deki mimarlık çevreleriyle bir araya getirdi. Architecture Beyond Borders, farklı ülkelerin mimarlık kültürlerini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından geliştirilen uluslararası mimarlık ve kültürel diyalog programı Architecture Beyond Borders, İsviçre edisyonuyla devam etti. İsviçre Büyükelçiliği ve Geberit’in katkılarıyla 21 Ekim’de Ankara’da düzenlenen program, “Sürdürülebilirlik ve  Baukultur” teması çerçevesinde İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu Türkiye’deki mimarlık çevreleriyle bir araya getirdi.</strong></p>
<p><strong>Architecture Beyond Borders</strong>, farklı ülkelerin mimarlık kültürlerini ve deneyimlerini buluşturarak mesleki diyaloğu güçlendirmeyi amaçlıyor. <strong>TürkSMD</strong>’nin koordinasyonunda, İsviçre Büyükelçiliği’nin iş birliği, Swissnex  ve <strong>Geberit</strong>’in desteğiyle gerçekleştirilen programın Ankara ayağında, İsviçre’de ve uluslararası ölçekte çalışmalar yürüten <strong>2b architectes</strong> ofisinin kurucuları <strong>Stéphanie Bender</strong> ve <strong>Philippe Béboux</strong> konuk edildi. “Sustainability and Baukultur” başlığı altında düzenlenen buluşmada, sürdürülebilirlik ve yapılı çevrenin niteliği farklı mimari yaklaşımlar üzerinden ele alındı.</p>
<p><strong>“Sürdürülebilir yapılı çevre için bilgi paylaşımını ve uzun vadeli yaklaşımı önemsiyoruz”</strong></p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan <strong>Geberit Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ufuk Algıer</strong>, programın mimarlık kültürü açısından taşıdığı öneme değinerek şunları söyledi: “Mimarlık, yalnızca yapıların tasarlanması ve inşa edilmesinden ibaret değil; kültürel birikim, yerel bağlam ve toplumsal ihtiyaçlarla birlikte şekillenen geniş bir alan. Architecture Beyond Borders’ın farklı ülkelerden mimarları ve deneyimleri bir araya getirmesini bu nedenle çok değerli buluyoruz. Geberit olarak, sürdürülebilir yapılı çevreye katkının yalnızca ürün ve teknolojilerle sınırlı olmadığını; bilgi paylaşımı, mesleki diyalog ve farklı disiplinler arasında iş birliğiyle de güçlendiğini düşünüyoruz. 150 yılı aşkın mühendislik birikimimiz doğrultusunda kaynakların verimli kullanılması, uzun ömürlü çözümler ve kalite temel çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. TürkSMD’nin koordinasyonu ve İsviçre Büyükelçiliğinin iş birliği ve Geberit’in desteği ile gerçekleşen bu programın, mimarlık çevreleri arasında yeni fikirlerin ve ortak çalışmaların gelişmesine katkı sunmasını diliyoruz.”</p>
<p><strong>İsviçre ve Türkiye’nin inovasyon ekosistemleri arasındaki bağlar güçlü kılınıyor</strong></p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan <strong>İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi H.E. Guillaume Scheurer</strong>, “Türk Serbest Mimarlar Derneği iş birliğiyle, Swissnex desteği ve Geberit sponsorluğunda düzenlenen Architecture Beyond Borders’ın İsviçre edisyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. ‘Sürdürülebilirlik ve Baukultur’ teması altında, mimarlığı çevresel sorumluluk, mekansal nitelik ve toplumsal değerle şekillenen uzun vadeli bir kültürel pratik olarak ele alacağız. Lozan’dan Ankara’ya gelen 2b architectes’ten Stéphanie Bender ve Philippe Béboux&#8217;yu aramızda görmekten özellikle memnuniyet duyuyorum. İsviçre&#8217;de ve yurt dışındaki çalışmaları, bağlama duyarlı ve kalıcı çözümlerle günümüzün kentsel sorunlarına yanıt veriyor; tasarım kalitesini pratik uygulanabilirlik ve uzun vadeli bakış açısıyla birleştiriyor. Bu yaklaşım, mimari niteliği, toplumsal sorumluluğu ve çevre bilincini birbirine bağlı unsurlar olarak gören Baukultur ilkeleriyle güçlü bir şekilde örtüşmektedir. Bugünkü etkinlik, İsviçre Büyükelçiliği’nin Türkiye&#8217;deki Swissnex faaliyetlerinin öncelikleriyle mükemmel bir şekilde örtüşmekte. 2025 yılından bu yana Swissnex ağının bir parçasıyız. Swissnex, İsviçre&#8217;nin eğitim, araştırma ve inovasyon alanındaki küresel ağıdır. Swissnex Türkiye olarak amacımız, İsviçre ve Türkiye’nin inovasyon ekosistemleri arasındaki bağları güçlendirmektir. Architecture Beyond Borders, bu hedefimizin pratiğe yansıyan mükemmel bir örneğidir. İsviçre ve Türkiye arasında bir etkileşim platformu sunarak, farklı bakış açılarını ve deneyimleri bir araya getiriyor; bilgi paylaşımını, ortak zorlukları keşfetmeyi ve mimarlık topluluklarımız arasında yeni bağlantılar kurmayı sağlıyor.” dedi.</p>
<p><strong>TSMD Mimarlık Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Gamze İlalan</strong> ise konuşmasında “Architecture Beyond Borders programımızın ikinci etkinliğine gösterilen yoğun ilgi, mimarlık alanında yeni yaklaşımları birlikte tartışmaya duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. İklim krizi karşısında mimarlığın rolünü yeniden düşünmeyi amaçlayan programımız; mevcut yapıların korunarak yeniden işlevlendirilmesi (adaptive reuse), yapıların enerji performansı ve kullanım ömrünün iyileştirilmesi (retrofitting) ve doğaya, kaynaklara ve topluma olumlu katkı sunan tasarım yaklaşımlarının geliştirilmesi (regenerative architecture) gibi somut başlıklara odaklanıyor. Aynı zamanda, yapılı çevrenin yalnızca binalardan ibaret olmadığı; kültürel miras, kamusal yaşam, çevresel sorumluluk ve toplumsal değerlerle birlikte ele alınması gerektiğine ilişkin Baukultur anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Uluslararası mimarlık pratiğinden örnekleri Ankara’ya taşıyarak meslektaşlarımızın ve özellikle genç mimarların bu dönüşüm hakkında bilgi edinmelerini, deneyim paylaşmalarını ve sürdürülebilir bir yapılı çevrenin geleceğine yönelik yeni fikirler geliştirmelerini destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Mimarlık ve kentsel tasarıma dair deneyimler aktarıldı</strong></p>
<p>Program kapsamında, sürdürülebilir yapılı çevreye ilişkin farklı deneyim ve yaklaşımların paylaşılmasına alan açıldı. Söyleşide sürdürülebilir mimarlık ve çevresel performansın yanı sıra mimari nitelik, malzeme kullanımı, toplumsal sorumluluk ve mekânsal değerler ele alındı. Çalışmalarında yerel bağlamı, uzun ömürlü çözümleri ve uygulama süreçlerini önemseyen Bender ve Béboux, projelerinden örneklerle mimarlık ve kentsel tasarım deneyimlerini aktardı.</p>
<p><strong>“Mimarlığı farklı ölçeklerde birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alıyoruz”</strong></p>
<p>Stéphanie Bender ve Philippe Béboux, yaptıkları konuşmada şunları söyledi: “2b architectes olarak mimarlığı, kentsel planlamayı ve peyzajı birbirinden bağımsız disiplinler olarak değil, farklı ölçeklerde birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alıyoruz. Architecture Beyond Borders: İsviçre x Türkiye kapsamında, ‘Sürdürülebilirlik ve Baukultur’ teması etrafında gerçekleştirdiğimiz sunumumuzda, kendimize şu soruyu sorduk: Mimarlık pratiğimizin temelini oluşturan ilkeler nelerdir? Çalışmalarımızı şekillendiren yaklaşımımızı ‘Kentsel Peyzajın Her Yerde Var Oluşu’, ‘Biçimden Önce Strateji’, ‘Bütüncül ve Sürdürülebilir Bir Yaklaşım’, ‘Çok Disiplinli Bir Yaklaşım’, ‘Mimarlık ve Peyzaj Arasındaki Zorunlu Diyalektik İlişki’, ‘Yapım Odaklı Düşünce’ ve ‘Şiirselliğin ve Anlamın Gerekliliği’ olmak üzere yedi temel ilke etrafında tanımlıyoruz. Bu yedi ilke, mimarlığın yalnızca yapı tasarlamaktan ibaret olmadığını; coğrafya, peyzaj, kültür ve toplumsal yaşamla sürekli bir ilişki içinde geliştiğini ortaya koyuyor. Bizim için sürdürülebilirlik, yalnızca yeni teknolojiler ve teknik çözümler üretmek değil; her yerin kendine özgü koşullarını anlamak, mevcut değerleri korumak ve mimarlık aracılığıyla uzun vadeli, anlamlı katkılar sunmak demek.”</p>
<p>TSMD Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirilen açık seminer ve söyleşinin ardından programın ikinci bölümü, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer’in ev sahipliğinde İsviçre Büyükelçiliği’nde düzenlenen söyleşi ve resepsiyon ile devam etti.</p>
<p><strong>Mimarlık kültürü üzerinden uluslararası diyalog</strong></p>
<p>TürkSMD’nin koordinasyonunda yürütülen Architecture Beyond Borders, farklı ülkelerin diplomatik temsilcilikleri ve sektör paydaşlarıyla kurulan iş birlikleri aracılığıyla uluslararası mimarlık diyaloğuna alan açıyor. İsviçre edisyonu kapsamında 21 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen program, TSMD Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen açık seminer ve söyleşiyle başladı. İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’nun katılımıyla  mimarlık öğrencileri ile gerçekleşen buluşmada, sürdürülebilir mimarlık, yapılı çevrenin niteliği ve farklı tasarım yaklaşımları ele alınarak mimarlık çevreleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırlandı. Program, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer’in ev sahipliğinde Büyükelçilikte düzenlenen söyleşi ve kokteyl ile devam etti. TürkSMD’nin koordinasyonu, İsviçre Büyükelçiliği’nin iş birliği ve Geberit’in ana desteğiyle hayata geçirilen bu buluşma; mimarlık kültürünün gelişimini, sürdürülebilir yapılı çevreye yönelik ortak düşünce üretimini ve mimarlık çevreleri arasında gelecekte kurulabilecek iş birliklerini desteklemeyi amaçlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/architecture-beyond-borders-isvicreli-mimarlar-stephanie-bender-ve-philippe-bebouxyu-ankarada-agirladi-261949.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polisan Kansai’de yeni dönem</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/polisan-kansaide-yeni-donem-261841.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/polisan-kansaide-yeni-donem-261841.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 07:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261841</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin köklü boya üreticilerinden Polisan Kansai’de yeni dönem: Kansai Paint Grubu, kalan %50 payı da alarak hisselerin tamamını devraldı. 2016’dan bu yana Türkiye’nin köklü boya markalarından Polisan Kansai Boya’da yüzde 50 ortaklık payı bulunan Japonya merkezli Kansai Paint, kalan yüzde 50’lik payı 93 milyon ABD doları bedelle devralma işlemini tamamladı. Bu işlemle Polisan Kansai Boya, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin köklü boya üreticilerinden Polisan Kansai’de yeni dönem: Kansai Paint Grubu, kalan %50 payı da alarak hisselerin tamamını devraldı.</strong></p>
<p>2016’dan bu yana Türkiye’nin köklü boya markalarından Polisan Kansai Boya’da yüzde 50 ortaklık payı bulunan Japonya merkezli Kansai Paint, kalan yüzde 50’lik payı 93 milyon ABD doları bedelle devralma işlemini tamamladı. Bu işlemle Polisan Kansai Boya, Kansai Paint Grubu’nun yüzde 100 bağlı ortaklığı haline geldi. Polisan’ın 40 yılı aşkın marka mirasını, girişimci ruhunu ve müşteri odaklı yaklaşımını Kansai Paint’in ileri teknolojileri ve küresel bilgi birikimiyle daha da ileriye taşıyacak bu adım, Türkiye’nin boya sektöründe EMEA bölgesini birbirine bağlayan stratejik rolünü de güçlendirecek.</p>
<p>Türkiye’de 1985’ten bu yana faaliyet gösteren köklü boya markalarından Polisan Kansai Boya, 100 yılı aşkın süredir dünyanın önde gelen boya üreticilerinden Japonya merkezli Kansai Paint Grubu’nun tam entegre üyesi olarak yeni bir döneme başlıyor.</p>
<p><strong>Kansai Paint Grubu’nun uzun vadeli büyüme stratejisi, satın almaya yön verdi</strong></p>
<p>Kansai Paint, Türkiye’yi iç talebin desteklediği uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip cazip bir pazar ve EMEA’yı birbirine bağlayan stratejik bir merkez olarak görüyor. Grubun uzun vadeli büyüme stratejisiyle uyumlu olarak gerçekleştirdiği bu satın alma işlemi ile karar alma süreçlerini hızlandırmayı, şirketin finansal yapısını daha da güçlendirmeyi ve büyüme ile kazanç potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Kansai Paint ayrıca bu işlemin müşterilere, çalışanlara, iş ortaklarına ve diğer paydaşlara değer sunmayı sürdürmesini ve gelecekteki büyüme için daha güçlü bir temel oluşturmasını bekliyor.</p>
<p><strong>Polisan’ın üretim gücü, Kansai Paint’in küresel teknolojileriyle buluşuyor</strong></p>
<p>Polisan Kansai Boya’nın müşterilerine ve iş ortaklarına olan bağlılığı yeni dönemde de değişmeyecek. Şirket; güven duyulan ürünlerini, kaliteli hizmet anlayışını ve müşterileri ve iş ortaklarıyla kurduğu köklü iş birliklerini sürdürecek. Kocaeli Dilovası’ndaki tesisinin üretim gücünü Kansai Paint’in küresel teknolojileri ve bilgi birikimiyle birleştiren Polisan Kansai Boya, önümüzdeki dönemde artan inovasyon gücü ve genişleyen ürün portföyünden yararlanarak Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirmeyi ve EMEA bölgesindeki ihracat pazarlarında büyümeyi hedefliyor. Şirketin hedefi; üstün kaliteli ürünleri, sürdürülebilir çözümleri ve mükemmel müşteri deneyimiyle müşterilerinin öncelikli tercih ettiği, uzun vadeli ve güvenilir iş ortağı olmak.</p>
<p><strong> Birlikte büyüme anlayışını ifade eden ‘ONE KANSAI’ yaklaşımı, yeni döneme yön veriyor</strong></p>
<p>Yeni döneme iki şirketin ortak değerleri yön veriyor. Bu yeni dönem, birleşik bir küresel grup olarak birlikte büyüme anlayışını ifade eden ONE KANSAI ruhunu yansıtıyor. 1918’de kurulan Kansai Paint, kurucusu IWAI Katsujiro’nun “Kâr elde ederken toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak hayati önem taşır” felsefesini rehber ediniyor. Bu anlayış bugün Grubun ‘Boyalar Aracılığıyla İnsanlara Mutluluk Getirme’ vizyonu, ‘Kârlılık ve Adalet’ temel değeri ve birlikte büyüme anlayışını ifade eden ONE KANSAI yaklaşımıyla sürüyor. Satın alma ile Polisan Kansai’nin, Kansai Paint Grubu’nun tam entegre üyesi haline gelmesinin ise önümüzdeki dönemde bu ruhu yansıtacağı belirtiliyor. Polisan ise 40 yılı aşkın marka mirasını, girişimci ruhunu, müşteri odaklı yaklaşımını ve güçlü kurum kültürünü bu yolculuğa taşıyor; bu güçlü yönler korunarak daha da ileriye götürülecek.</p>
<p><strong>“Polisan’ın güçlü yönlerini yalnızca korumakla kalmayacak, daha da ileriye taşıyacağız”</strong></p>
<p>Grup, Polisan Kansai’nin mükemmel bir kalite yönetim sistemine sahip olduğunu ve Japonya’da üretilenlerle karşılaştırılabilir düzeyde yüksek kaliteli ürünler üretebildiğini vurguluyor.</p>
<p>Kansai Paint Grup’tan President MORI Kunishi, “Bugün, heyecan verici yeni bir dönemin başlangıcı. Polisan markasının köklü mirasının, girişimci ruhunun ve müşteri odaklı yaklaşımının son derece değerli olduğuna inanıyoruz. Bu güçlü yönleri yalnızca korumakla kalmayacak, geleceğimizi birlikte şekillendirirken daha da ileriye taşıyacağız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/polisan-kansaide-yeni-donem-261841.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güral Seramik, UNICERA 2026’da yeni tasarımlarını sektörle buluşturacak</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/gural-seramik-unicera-2026da-yeni-tasarimlarini-sektorle-bulusturacak-261794.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/gural-seramik-unicera-2026da-yeni-tasarimlarini-sektorle-bulusturacak-261794.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261794</guid>

					<description><![CDATA[Seramik sektörünün köklü markalarından Güral Seramik, 2-6 Kasım tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek UNICERA 2026’da yeni koleksiyonlarını ve yenilikçi üretim teknolojileriyle geliştirdiği ürünlerini sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Seramiği yalnızca bir yapı malzemesi değil, mekânlara karakter kazandıran bir tasarım unsuru olarak ele alan marka; farklı yüzey dokuları, büyük ebatlı ürünleri ve teknolojik çözümleriyle mimari tasarımlara yeni olanaklar sunmayı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Seramik sektörünün köklü markalarından Güral Seramik, 2-6 Kasım tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek UNICERA 2026’da yeni koleksiyonlarını ve yenilikçi üretim teknolojileriyle geliştirdiği ürünlerini sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Seramiği yalnızca bir yapı malzemesi değil, mekânlara karakter kazandıran bir tasarım unsuru olarak ele alan marka; farklı yüzey dokuları, büyük ebatlı ürünleri ve teknolojik çözümleriyle mimari tasarımlara yeni olanaklar sunmayı hedefliyor.</strong></p>
<p>Seramik, banyo ve mutfak ürünleri sektörünün önemli buluşmalarından biri olan UNICERA 2026’da Güral Seramik, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren tasarım anlayışını ön plana çıkaracak. Eylül ayında İtalya’da düzenlenen CERSAIE Fuarı’nda ilk kez tanıtılan yeni serilerini UNICERA’da da sektörle buluşturacak olan marka, değişen mimari yaklaşımlara ve farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümlerini ziyaretçilerle paylaşacak.</p>
<p><strong>Güral Seramik’ten tasarım ve teknolojiyi buluşturan yenilikler</strong></p>
<p>Doğal dokulara, özgün yüzeylere ve büyük ebatlı ürünlere yönelik artan ilgiyi tasarım yaklaşımının merkezine alan Güral Seramik, UNICERA 2026’da 20 mm kalınlığındaki ürünlerini, büyük ebatlı “Slab” tasarımlarını ve 3 boyutlu mat granilya teknolojisiyle üretilen yeni karolarını sergileyecek. Doğal taş, mermer ve beton görünümlerini modern tasarım anlayışıyla yorumlayan marka, farklı yüzey efektleri ve dokularla mimarlara, iç mimarlara ve uygulamacılara geniş tasarım olanakları sunmayı amaçlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/gural-seramik-unicera-2026da-yeni-tasarimlarini-sektorle-bulusturacak-261794.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nippon Paint &#8211; Betek “Merakın Peşinde” konuşma serisiyle tasarım dünyasıyla ekonomi gündemini paylaştı</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/nippon-paint-betek-merakin-pesinde-konusma-serisiyle-tasarim-dunyasiyla-ekonomi-gundemini-paylasti-261634.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/nippon-paint-betek-merakin-pesinde-konusma-serisiyle-tasarim-dunyasiyla-ekonomi-gundemini-paylasti-261634.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 08:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261634</guid>

					<description><![CDATA[Nippon Paint &#8211; Betek, en değerli paydaşları arasında yer alan mimarları ve iç mimarları Merakın Peşinde etkinlik serisinin Ekonomi konulu buluşmasında bir araya getirdi. Nippon Paint &#8211; Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen &#8220;Merakın Peşinde&#8221; etkinliğinde ülke ve dünya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nippon Paint &#8211; Betek, en değerli paydaşları arasında yer alan mimarları ve iç mimarları Merakın Peşinde etkinlik serisinin Ekonomi konulu buluşmasında bir araya getirdi. Nippon Paint &#8211; Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen &#8220;Merakın Peşinde&#8221; etkinliğinde ülke ve dünya ekonomisinin bugünü ile 2027 projeksiyonları masaya yatırılarak, ekosisteminin geleceğine dair öngörülerin oluşturulması hedeflendi.</strong></p>
<p>Nippon Paint &#8211; Betek, Nippon markası çatısı altında hayata geçirdiği etkinlik dizisi “Merakın Peşinde Konuşma Serisi”nin ekonomi konulu buluşmasını İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ilham verici atmosferinde gerçekleştirdi. En önemli stratejik paydaşlar arasında yer alan mimar ve iç mimarların katılımıyla düzenlenen etkinlikte; Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2027’ye uzanan makroekonomik görünüm ile bu dinamiklerin yapı, mimarlık ve yatırım dünyasına etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Nippon Paint &#8211; Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ile Akademisyen ve Ekonomist Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, küresel belirsizlikler döneminde yapı ve mimarlık dünyasının yol haritasına yön verecek bilgi paylaşımları yapıldı.</p>
<p><strong>Süreçlerini Besleyen Yeni Bir İletişim Platformu</strong></p>
<p>Etkinlik serisinin çıkış noktasını ve hedeflerini aktaran Nippon Paint &#8211; Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, tasarım ekosisteminin ve değerli paydaşların vizyonunu besleyecek odak konuları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek,  &#8221; &#8216;Merakın Peşinde Konuşma Serisi&#8217; ile temel hedefimiz; en değerli paydaşlarımızdan biri olan mimar ve iç mimarlarımızla bir araya gelerek iş süreçlerimize doğrudan katma değer sunacak, geleceği birlikte öngörmemizi sağlayacak başlıkları masaya yatırmak. Bu doğrultuda bu oturumda ekonomi konusunu ele aldık. Günümüz koşullarında makroekonomik dengeleri doğru okumak, işimizin ve yapı sektörünün nereye evrildiğini görmek büyük bir önem taşıyor. Sürdürülebilirlik projelerimizi, tasarım dünyasında fark yaratan Creative Colour Awards gibi yarışmalarımızı, değişen müşteri beklentileri ile dönüşen yönetici dinamiklerinin yer aldığı insan merkezli yaklaşımlarımızı da paylaştığımız bu seride mimarlık ve tasarım dünyasını alanında uzman isimlerle buluşturarak, birlikte öğrenen ve gelişen bir platform oluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Etkinlikte küresel ve yerel ekonomik dinamikleri analiz eden Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise iş dünyasının değişen parametrelere karşı geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımları şu sözlerle aktardı:</p>
<p>&#8220;Sürdürülebilir başarının anahtarı; &#8216;Today, Future ve Future Back&#8217; stratejisinde yatıyor. Mevcut güç ve yetkinliklerimizi geleceğe taşırken, aynı zamanda gelecekte şekillenecek olan yeni tüketici davranışlarını, dönüşen üretim biçimlerini ve trendleri bugünden öngörmemiz şart. Geleceğin şartlarını bugüne getirip hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak, rekabetçi kalabilmenin en temel kuralıdır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/nippon-paint-betek-merakin-pesinde-konusma-serisiyle-tasarim-dunyasiyla-ekonomi-gundemini-paylasti-261634.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TürkSMD 17. Mimarlık Ödülleri Saint-Gobain desteği ile sahiplerini buldu</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/turksmd-17-mimarlik-odulleri-saint-gobain-destegi-ile-sahiplerini-buldu-261531.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/turksmd-17-mimarlik-odulleri-saint-gobain-destegi-ile-sahiplerini-buldu-261531.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 14:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261531</guid>

					<description><![CDATA[Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin iki yılda bir düzenlediği TürkSMD Mimarlık Ödülleri, Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Saint-Gobain’in Ana Sponsor olarak destek verdiği 17. Mimarlık Ödülleri’nde 5 kategoride toplam 10 ödül takdim edildi Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından iki yılda bir düzenlenen Mimarlık Ödülleri’nin 17’ncisi, Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Saint-Gobain’in Ana Sponsor olarak, destek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin iki yılda bir düzenlediği TürkSMD Mimarlık Ödülleri, Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Saint-Gobain’in Ana Sponsor olarak destek verdiği 17. Mimarlık Ödülleri’nde 5 kategoride toplam 10 ödül takdim edildi</strong></p>
<p>Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından iki yılda bir düzenlenen Mimarlık Ödülleri’nin 17’ncisi, Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu<strong>. Saint-Gobain’in Ana Sponsor olarak</strong>, destek verdiği gecede; mimarlık kültürüne ve mesleğine katkı sunan kişi, kurum ve yapılar ödüllendirildi.</p>
<p>Mimarlık dünyasının önemli buluşmalarından biri olan törende; TürkSMD üyeleri ve ödül sahiplerinin yanı sıra jüri üyeleri, akademisyenler, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mimarlık sektörünün farklı paydaşları ve mimarlık fakültelerinin temsilcileri bir araya geldi. Saint-Gobain’in mimarlık ve sürdürülebilir yapı kültürünün gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda Ana Sponsor olarak yer aldığı ödül programı, mimarlık alanındaki nitelikli üretimleri görünür kılmayı amaçlayan çalışmalara dikkat çekti.</p>
<p><strong>5 kategoride 10 ödül</strong></p>
<p>1987 yılından bu yana faaliyet gösteren Türk Serbest Mimarlar Derneği; mimarlık mesleğinin taşıdığı değerlerin yaygınlaşması, mimarlık kültürünün ve mesleğinin geliştirilmesi, yapı sektöründeki sistem ve standartların yükseltilmesi ve kentsel çevre bilincinin oluşması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dernek tarafından iki yılda bir verilen TürkSMD Mimarlık Ödülleri de bu çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>
<p>Bu yıl 17’nci kez düzenlenen TürkSMD Mimarlık Ödülleri; Büyük Ödül, Yapı Ödülü, Mimarlığa Katkı Ödülü, Basın-Yayın Ödülü ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere beş kategoride verildi. Hasan Özbay’ın Jüri Başkanlığını üstlendiği Seçici Kurul; Ali Osman Öztürk, Tülin Çetin, Hasan Okan Çetin, Esin Boyacıoğlu, Kaya Arıkoğlu, Seyhan Özdemir Sarper ve Onur Özkoç’tan oluştu.</p>
<p>Törenin açılış konuşmasını yapan TürkSMD Yönetim Kurulu Başkanı M. Erkan Kaçar, derneğin ve ödül programının tarihçesine değinerek jüri üyelerine ve ödüllerin gerçekleşmesine katkı sağlayan destekçi firmalara teşekkür etti. Kaçar, ödül sahiplerini başarılarından dolayı tebrik etti.</p>
<p>Jüri Başkanı Hasan Özbay ise konuşmasında, ödüllendirme sürecinde projelerin değerlendirilmesinde dikkate alınan kriterleri paylaşarak tüm kategorilerde ödül kazanan kişi, kurum ve projeleri kutladı.</p>
<p><strong>Kubilay Büyüklü: Nitelikli mimari yaklaşımların destekliyoruz</strong></p>
<p>Saint Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü törende gerçekleştirdiği konuşmada “Saint-Gobain olarak, sürdürülebilir yapılı çevrenin geleceğini şekillendirmenin sektörün tüm paydaşlarının ortak çabasını gerektirdiğine inanıyoruz. Bu dönüşümün merkezinde ise enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı, karbon emisyonlarının azaltılması ve kullanıcı sağlığı gibi konularda önemli kararlar alan mimarlar bulunuyor. Bu anlayışla, Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin Mimarlık Ödülleri’nin ana destekçisi olarak, sürdürülebilirlik odağında ortaya konan nitelikli mimari yaklaşımları desteklemeyi, mimarların bu alandaki katkılarını görünür kılmayı ve sektörün kolektif dönüşümüne katkı sunmayı önemsiyoruz. Bu iş birliğini, sürdürülebilir yapı anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmanın yanı sıra, geleceğin daha dayanıklı, konforlu ve çevreye duyarlı yapılarını tasarlayan mimarların emeğini görünür kılmak ve yaratıcı yaklaşımlarını teşvik etmek için değerli bir platform olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Yeni dönemin ödülleri sahiplerini buldu</strong></p>
<p>TürkSMD Mimarlık Ödülleri’nde Büyük Ödül’e Ercan Çoban layık görülürken, Jüri Özel Ödülü Mimarlar Derneği 1927’ye verildi.</p>
<p>Basın-Yayın Ödülleri’nde Müge Cengizkan ve Celal Abdi Güzer ödüle değer bulunurken, Mimarlığa Katkı Ödülleri Ahmet Yıldızca, Urbanwalks.Ankara ve Mekanda Adalet Derneği arasında paylaştırıldı.</p>
<p>Yapı Ödülleri kapsamında finalist olarak belirlenen 10 yapı arasından ise üç proje ödüle layık görüldü. Ödül alan yapılar ve mimarlık ofisleri şöyle sıralandı:</p>
<p>Basketbol Gelişim Merkezi – Teğet Mimarlık</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır Camii – Mimarlık İşleri</p>
<p>Samandağ Toplum Merkezi – Sard Studio</p>
<p>Saint-Gobain’in Ana Sponsorluğunda gerçekleştirilen 17. TürkSMD Mimarlık Ödülleri, mimarlık alanında nitelikli üretimleri ve mesleğin gelişimine katkı sağlayan kişi, kurum ve yapıları bir kez daha bir araya getirerek mimarlık kültürünün geleceğine yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/turksmd-17-mimarlik-odulleri-saint-gobain-destegi-ile-sahiplerini-buldu-261531.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DYO siyah beyazın tonlarını mimarlık ve tasarım dünyasıyla buluşturdu</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/dyo-siyah-beyazin-tonlarini-mimarlik-ve-tasarim-dunyasiyla-bulusturdu-261483.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/dyo-siyah-beyazin-tonlarini-mimarlik-ve-tasarim-dunyasiyla-bulusturdu-261483.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2026 11:00:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261483</guid>

					<description><![CDATA[DYO’nun renk uzmanlığını farklı disiplinlerden altı yaratıcı ismin kişisel renk hikâyeleriyle bir araya getiren DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu, Hilton Bosphorus’ta düzenlenen özel bir davetle mimarlık ve tasarım dünyasına tanıtıldı. Arzu Kaprol, Nejat Yavaşoğulları, Sefer Çağlar, Abdurrahman Çekim, Sedat Girgin ve Şemsa Denizsel’in kendi siyah ve beyazlarını tanımlamasıyla başlayan proje, DYO’nun renk uzmanlığıyla 21 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DYO’nun renk uzmanlığını farklı disiplinlerden altı yaratıcı ismin kişisel renk hikâyeleriyle bir araya getiren DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu, Hilton Bosphorus’ta düzenlenen özel bir davetle mimarlık ve tasarım dünyasına tanıtıldı. Arzu Kaprol, Nejat Yavaşoğulları, Sefer Çağlar, Abdurrahman Çekim, Sedat Girgin ve Şemsa Denizsel’in kendi siyah ve beyazlarını tanımlamasıyla başlayan proje, DYO’nun renk uzmanlığıyla 21 siyah ve 21 beyazdan oluşan 42 renkli özgün bir koleksiyona dönüştü.</strong></p>
<p>Türkiye’nin köklü boya markalarından DYO, renk konusundaki birikimini mimarlık, tasarım, moda, sanat, gastronomi ve müzik gibi farklı disiplinlerin bakış açısıyla buluşturan <strong>DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu’nu</strong> özel bir lansmanla tanıttı.</p>
<p>Hilton Bosphorus’ta gerçekleştirilen gecede mimarlık ve tasarım dünyasının temsilcileri bir araya gelirken, koleksiyonun oluşumuna katkı sunan <strong>Arzu Kaprol, Nejat Yavaşoğulları, Sefer Çağlar, Abdurrahman Çekim, Sedat Girgin ve Şemsa Denizsel</strong> de davete katıldı.</p>
<p><strong>Altı farklı hikâyeden 42 özgün renge</strong></p>
<p>DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu’nun çıkış noktasını, siyah ve beyaz gibi ilk bakışta iki uç olarak görülen rengin aslında kişisel deneyimler, anılar, mekânlar ve duygularla ne kadar farklılaşabildiği fikri oluşturuyor.</p>
<p>Proje kapsamında altı isimden kendilerine ait bir siyah ve bir beyazı tanımlamaları istendi. Her biri kendi dünyasından, deneyimlerinden ve hikâyesinden yola çıkarak “kendi siyahını” ve “kendi beyazını” tarif etti. Bu kişisel renk tanımları, DYO’nun renk konusundaki uzmanlığıyla geliştirildi ve genişletildi.</p>
<p>Ortaya, birbirinden farklı <strong>21 siyah ve 21 beyaz olmak üzere toplam 42 renkten oluşan DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu</strong> çıktı. Koleksiyon, mimar ve tasarımcılara siyah ve beyazın alışılmış sınırlarının ötesinde, farklı kullanım ve kombinasyon olanakları sunan yeni bir renk seçkisi oluşturuyor.</p>
<p>Koleksiyonun oluşumuna katkı sunan altı ismin siyah ve beyaza yükledikleri anlamlar, proje kapsamında hazırlanan özel video serisiyle de izleyicilerle buluştu. Her bir ismin kendi renklerini tanımlarken ilham aldığı hikâyeleri, kişisel deneyimlerini ve renklerle kurduğu bağı aktardığı filmler, lansman öncesinde DYO’nun YouTube kanalında yayımlandı. Lansman gecesinde de konuklarla paylaşılan videolar, koleksiyonun ardındaki yaratıcı süreci ve her rengin taşıdığı özgün hikâyeyi görünür kıldı.</p>
<p><strong>Projenin renkleri Anadolu’daki okullara da ulaştı</strong></p>
<p>DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu, tasarım ve renk odağının yanı sıra sosyal faydayı da projenin bir parçası haline getirdi.</p>
<p>DYO, projeye katkılarını sosyal faydaya dönüştürmeyi tercih eden altı ismin belirlediği okullara, ihtiyaçları doğrultusunda boya desteği sağlayarak projenin yarattığı değeri farklı şehirlerdeki eğitim ortamlarına taşıdı.</p>
<p>Bu kapsamda <strong>Arzu Kaprol</strong>’ün yönlendirmesiyle <strong>Hatay Abdi İpekçi Ortaokulu</strong>’na, <strong>Abdurrahman Çekim</strong>’in yönlendirmesiyle <strong>Ağrı Doğubayazıt Mehmet Akif Ersoy İlkokulu</strong>’na, <strong>Nejat Yavaşoğulları</strong>’nın yönlendirmesiyle <strong>İstanbul Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulu</strong>’na, <strong>Sedat Girgin</strong>’in yönlendirmesiyle <strong>Şanlıurfa Suruç Uysallı Köyü İlkokulu</strong>’na, <strong>Sefer Çağlar</strong>’ın yönlendirmesiyle <strong>Niğde Kitreli Köyü İlkokulu</strong>’na, <strong>Şemsa Denizsel</strong>’in yönlendirmesiyle <strong>Hatay Üçgedik İlköğretim Okulu</strong>’na boya desteğinde bulunuldu.</p>
<p><strong>“Renk uzmanlığımızı farklı yüzeylere ve yaşam alanlarına taşıyoruz”</strong></p>
<p><strong>DYO Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü</strong> <strong>Yakup Benli</strong>, koleksiyonun DYO’nun renk ve yüzey konusundaki geniş uzmanlığının bir yansıması olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“DYO olarak bizim için renk, yalnızca dekoratif boyayla sınırlı bir alan değil. Farklı sektörlere, farklı yüzeylere ve farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çözümlerle çok geniş bir bilgi birikimine sahibiz. 1971 yılından bu yana kendi Ar-Ge çalışmalarını yürüten bir şirket olarak bu teknik gücü, renk konusundaki deneyimimiz ve Türkiye’den beslenen yaratıcı çalışmalarla bir araya getirmeyi çok önemsiyoruz. DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu da bu yaklaşımın çok özel bir örneği. Altı farklı yaratıcı bakış açısından yola çıkarak, mimarların ve tasarımcıların projelerinde kullanabilecekleri kalıcı bir renk kaynağı ortaya koyduk.”</p>
<p><strong>Mimarlık ve tasarım dünyasıyla yeni bir dönem</strong></p>
<p><strong>DYO Satış ve Pazarlama Direktörü</strong> <strong>Erdil Dinçer</strong> ise projenin tek başına bir renk koleksiyonu olmanın ötesinde, DYO’nun mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurmak istediği uzun soluklu ilişkinin önemli adımlarından biri olduğunu vurguladı:</p>
<p>“DYO olarak mimar ve tasarımcılarla yalnızca ürün üzerinden değil; renk, fikir, içerik ve ortak üretim üzerinden de buluşmak istiyoruz. Türkiye’nin Renk Atlası’ndan DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu’na uzanan çalışmalarımızın arkasında da bu yaklaşım var. Yerelden ve içinde yaşadığımız kültürden beslenen, aynı zamanda evrensel tasarım dünyasıyla konuşabilen özgün işler üretmenin değerine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu ilişkiyi çok daha sürekli hale getirmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Katılımcılardan yeni iş birliklerine güçlü ilgi</strong></p>
<p>Lansman gecesi boyunca mimarlık ve tasarım dünyasının temsilcileriyle gerçekleşen buluşmalarda, DYO ile daha yakın ve sürekli bir iletişim kurulmasına yönelik güçlü bir ilgi de öne çıktı. Katılımcılar; yeni iş birliklerine, ortak üretim alanlarına ve düzenli buluşmalara yönelik beklentilerini paylaşırken, DYO’nun mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurduğu diyaloğun devam etmesinden duyacakları memnuniyeti dile getirdi.</p>
<p>DYO, bu yaklaşımı önümüzdeki dönemde <strong>DYO Vision</strong> çatısı altında daha da ileri taşımayı hedefliyor. Mimarlık ve tasarım dünyası için yeni bir iletişim, ilham ve etkileşim alanı olarak kurgulanan <strong>DYO Vision</strong> ile DYO; renk ve malzeme bilgisini yeni fikirler, içerikler, buluşmalar ve iş birlikleriyle bir araya getirecek.</p>
<p>Gecede ayrıca koleksiyona katkıda bulunan altı isme teşekkür edilerek, <strong>her birinin koleksiyona kazandırdığı özgün siyah ve beyaz tonlarını bir araya getiren, kendilerine özel hazırlanan renk çalışmaları </strong>takdim edildi.</p>
<p>DYO Orijin Siyah Beyaz Renk Koleksiyonu, 42 özgün tonuyla mimar ve tasarımcılara siyah ile beyaz arasında yeni bir renk dünyası açarken; DYO için de mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurulacak yeni iş birliklerinin başlangıcını temsil ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/dyo-siyah-beyazin-tonlarini-mimarlik-ve-tasarim-dunyasiyla-bulusturdu-261483.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marshall Boya, 2027 yılının rengini açıkladı: “Yalın Denge”</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/marshall-boya-2027-yilinin-rengini-acikladi-yalin-denge-261396.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/marshall-boya-2027-yilinin-rengini-acikladi-yalin-denge-261396.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2026 12:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261396</guid>

					<description><![CDATA[Marshall Boya’nın bağlı olduğu grup şirketi AkzoNobel, 2027 yılının rengini “Yalın Denge” olarak açıkladı.  Günümüzün tüketim çılgınlığı ve bilgi bombardımanına karşı, hayatı sadeleştirmeye ve yaşam alanlarında hayallere yer açmaya davet eden “Yalın Denge”; yumuşak, gümüşümsü ve dingin bir yeşil tonundan oluşuyor. Dünya çapında renk otoriteleri ve tasarım uzmanlarının katılımıyla yürütülen kapsamlı trend araştırmaları sonucunda Marshall [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marshall Boya’nın bağlı olduğu grup şirketi AkzoNobel, 2027 yılının rengini “Yalın Denge” olarak açıkladı.  Günümüzün tüketim çılgınlığı ve bilgi bombardımanına karşı, hayatı sadeleştirmeye ve yaşam alanlarında hayallere yer açmaya davet eden “Yalın Denge”; yumuşak, gümüşümsü ve dingin bir yeşil tonundan oluşuyor.</strong></p>
<p>Dünya çapında renk otoriteleri ve tasarım uzmanlarının katılımıyla yürütülen kapsamlı trend araştırmaları sonucunda <strong>Marshall Boya’n</strong>ın bağlı olduğu grup şirketi AkzoNobel, 2027 yılının rengini <strong>Yalın Denge</strong> olarak duyurdu.</p>
<p>AkzoNobel Küresel Estetik Merkezi tarafından yaklaşık 30 yıldır düzenlenen ColourFutures Trend öngörü araştırmaları; uluslararası mimarlar, tasarımcılar, gazeteciler ve trend analistlerini bir araya getirerek dünyanın dört bir yanında toplumun verdiği tepkilerin renk tercihlerini nasıl etkilediğine dair değerli içgörüler sunuyor. Bu içgörüler sonucunda <strong>“Yılın Rengi”</strong> belirleniyor.</p>
<p><strong>Hayatı sadeleştir ve hayallere yer aç!</strong></p>
<p>2027 yılının rengi olarak seçilen “<strong>Yalın Denge”</strong>, yaşamın günlük akışının ve bilgi bombardımanının yarattığı zihinsel ağırlıklardan arınma ihtiyacına yanıt veriyor. Yumuşak, gümüşümsü ve dingin bir yeşil tonundan oluşan Yalın Denge, hayatı sadeleştirmeye ve yaşam alanlarında hayallere yer açmaya davet ediyor. “<strong>Yalın Denge”</strong>, Işıltı, Ferahlık ve Coşku olarak adlandırılan üç farklı renk hikâyesinin merkezinde yer alıyor. Yaşam alanlarındaki atmosferi huzurla dolduruyor, daha sade ve tazelenmiş hissetmeye yardımcı oluyor. <strong>Işıltı; </strong>oturma odası ve mutfak gibi mekânlarda<strong> </strong>sıcak bir atmosfer yaratmak için toprak tonlarına odaklanıyor. <strong>Ferahlık; </strong>sakin, açık tonlar ile koyu nüansları bir araya getirerek iyileştirici ve arındırıcı bir ambiyans sunuyor. <strong>Coşku </strong>ise ilham veren bir alanın neşesini ve enerjisini hissettiren pozitif tonları öne çıkarıyor.</p>
<h3>Yılın rengi mimari ve endüstriyel tasarımlara da taşınıyor</h3>
<p><strong>“Yalın Denge”</strong>, huzur katan tonlarıyla iç mekânların ruhunu değiştirirken, mimari ve endüstriyel formlara da uyarlanabiliyor. Koleksiyondaki tüm renkler, dokular ve özel efektler her pazara uygun olarak yeniden tasarlanıyor. Dekoratif boyaların yanı sıra havacılık, otomotiv, tüketici elektroniği, metal mobilya, aydınlatma, dolap imalatı, zemin kaplamaları, yapı ürünleri ve mimari sektörleri için de özel ilham paletlerine yer veriliyor.</p>
<p>Çağdaş mimaride doğal malzemelere olan ilginin bir yansıması olarak yorumlanan Yalın Denge, AkzoNobel’in diğer bir iş birimi olan toz boyalarda ise Interpon’un süper dayanıklı serisiyle dış cephelerde, pencere ve kapı sistemlerinde ve metal mobilyalarda yerini alıyor. Dokuz tamamlayıcı krem, gri ve mavi tonundan oluşan bu özel renk paleti; alüminyum, çelik, ahşap, taş ve beton gibi malzemelerle kusursuz bir görsel uyum yakalıyor.</p>
<p>AkzoNobel’in Türkiye’deki diğer pazarı olan, Gemi ve Yat Boyaları iş birimi ise Yalın Denge’nin teknelere uygulandığında nasıl duracağına dair bir çalışma paylaştı. Awlgrip markası, bu alanda açık ara dünya lideri olduğu için adeta denizlerdeki yeni trendleri yönlendiriyor.</p>
<p><strong>“Dingin bir ortam sunma hedefiyle yola çıktık”</strong></p>
<p><strong>AkzoNobel Küresel Estetik Merkezi Kreatif Direktörü Heleen van Gent</strong>; <em>“</em>Günümüzde birçok insan küresel gelişmelerden ve bilgi yoğunluğundan dolayı üzerinde büyük bir yük hissediyor. 2027 yılının rengini seçerken, daha dingin bir yaşam için daha ferah alanlar yaratmayı temel aldık. Bu ağırlığı üstlerinden atabilecekleri huzurlu bir ortam sunma hedefiyle Yalın Denge’yi 2027 yılının ruh hali olarak seçtik” dedi.</p>
<p><strong>AkzoNobel Dekoratif Boyalar Küresel Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi Daniel Geiger Campos:</strong> <em>&#8220;</em>Küresel renk uzmanları olarak, her yıl gerçekleştirdiğimiz kapsamlı araştırmaların gelişen trendlerle mükemmel bir şekilde örtüşmesini sağlamak için dünyanın dört bir yanından vizyoner isimlerle çalışıyoruz. Farklı kitlelerin ve sektörlerin değişen ihtiyaçlarına odaklanarak müşterilerimize ve tasarımcılarımıza pazara özel çözümler sunuyor, zamanın ruhunu yakalamalarına yardımcı oluyoruz<em>.&#8221; </em>diye konuştu.</p>
<p><strong>AkzoNobel Toz Boyalar Küresel Pazarlama Direktörü Jorrit van Rijn</strong> konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: <em>“</em>Mimarlar bir renk belirlediklerinde, aslında bir binanın onlarca yıl sürecek karakterini tanımlarlar. Yalın Denge, bugün için modern, gelecek yıllar için ise zamansız bir renk yönelimi sunuyor. Tüm ürünlerimizin kanıtlanmış dayanıklılığı, renk koruma performansı ve sürdürülebilirlik nitelikleri, tasarımcıların özgün fikirlerini onlarca yıl boyunca koruyacağına dair tam bir güven sağlıyor.”</p>
<p><strong>Marshall Boya Genel Müdürü Özgür Orçunus ise </strong>“Hepimiz yaşam alanlarında daha fazla sadelik, doğallık ve rahatlık arıyoruz. Günlük hayatın temposu ve stresi karşısında özellikle de evlerimizi &#8216;tazelenme ve sadeleşme&#8217; noktası olarak yeniden tanımlıyoruz. 2027 yılının rengi olan <strong>Yalın Denge;</strong> doğanın iyileştirici gücünü iç mekânlara taşırken yaşam alanlarında dingin, enerji veren ve samimi bir atmosferin oluşmasına öncülük ediyor.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/marshall-boya-2027-yilinin-rengini-acikladi-yalin-denge-261396.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk tasarımının küresel başarısı</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/turk-tasariminin-kuresel-basarisi-261360.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/turk-tasariminin-kuresel-basarisi-261360.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2026 12:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261360</guid>

					<description><![CDATA[Kaleseramik&#8217;in banyo grubu markası Kale, Noviso ürünüyle tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden Red Dot Tasarım Ödülü’nde Ürün Tasarımı kategorisinin kazananı oldu.Bu başarı, Kale&#8217;nintasarım ve üretim kabiliyetini uluslararası platformda ortaya koyarken, Türk tasarımının global arenadaki rekabetçiliğini de bir kez daha tescilledi.  Tasarım dünyasının en saygın organizasyonlarından Red Dot Design Award’da Kaleseramik&#8217;in köklü markası Kale; minimalist tasarımı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaleseramik&#8217;in banyo grubu markası Kale, Noviso ürünüyle tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden Red Dot Tasarım Ödülü’nde Ürün Tasarımı kategorisinin kazananı oldu.Bu başarı, Kale&#8217;nintasarım ve üretim kabiliyetini uluslararası platformda ortaya koyarken, Türk tasarımının global arenadaki rekabetçiliğini de bir kez daha tescilledi. </strong></p>
<p>Tasarım dünyasının en saygın organizasyonlarından Red Dot Design Award’da Kaleseramik&#8217;in köklü markası Kale; minimalist tasarımı mühendislik dehasıyla birleştiren yeni lavabosu Noviso ile uluslararası jürinin takdirini topladı. “Ürün Tasarımı” kategorisinde ödüle layık görülen marka, ödülünü Almanya&#8217;nın Essen kentinde düzenlenen prestijli bir törenle aldı.</p>
<p>1955 yılından bu yana küresel tasarım standartlarını belirleyen -Red Dot Award, her yıl binlerce başvuru arasından yalnızca mükemmelliği yakalayan tasarımları ödüllendiriyor. Noviso; estetik, işlevsellik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik kriterlerinde uzman jüriden tam not alarak bu zorlu değerlendirmeden başarıyla geçti.</p>
<p>Kısa süre önce iF Design Award 2026&#8217;dan ödülle dönen Noviso, şimdi de Red Dot Award&#8217;ı kazanarak Kale’ye tasarım dünyasının en prestijli iki ödülünü birden getirdi. Bu çifte başarı; Kale&#8217;nin banyo alanındaki üretim kabiliyetini güncel tasarım trendleriyle buluşturan vizyonunu küresel ölçekte tescilledi.</p>
<p><img class="size-full wp-image-261362 alignleft" src="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Kale-Noviso-.jpg" alt="" width="309" height="386" srcset="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Kale-Noviso-.jpg 309w, https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Kale-Noviso--240x300.jpg 240w" sizes="(max-width: 309px) 100vw, 309px" /></p>
<p><strong>Mühendislik ve Estetiğin Kusursuz Buluşması</strong></p>
<p>Ödüle layık görülen Noviso lavabo, kullanım ihtiyacını teknik bir gereklilik olmaktan çıkarıp duyusal bir dengeye dönüştürüyor. Tasarımın merkezinde yer alan gizli gider sistemi ve geleneksel içbükey formu tersine çeviren hafif dışbükey iç hazne, ürünün en dikkat çekici inovasyonları arasında öne çıkıyor. Su akışını kontrollü yan kanallara yönlendirerek sıçramayı önleyen bu özel yapı, suyun yüzeyde kalmasını engelleyerek hijyen ve temizlik kolaylığını üst seviyeye taşıyor.</p>
<p><strong>Zamansız Tasarım Dili</strong></p>
<p>Teknik gereklilikleri görsel bir sadelikle sunan Noviso, keskin hatları ve yumuşak geçişleriyle mekânlarda güçlü bir mimari bütünlük oluşturuyor. İnce kenar detayları, yüksek yüzey kalitesi ve hassas üretim teknolojisi, yalın bir estetikle birleşiyor. Üç farklı form seçeneği sunan ürün, farklı mimari kurgulara ve banyo konseptlerine kusursuz uyum sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/turk-tasariminin-kuresel-basarisi-261360.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MDW kurucusu Salih Çıkman’ın tasarımıyla şekillenen Azure Anadolu Hisarı, İstanbul’da tanıtıldı</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/mdw-kurucusu-salih-cikmanin-tasarimiyla-sekillenen-azure-anadolu-hisari-istanbulda-tanitildi-261241.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/mdw-kurucusu-salih-cikmanin-tasarimiyla-sekillenen-azure-anadolu-hisari-istanbulda-tanitildi-261241.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaktafark.com/?p=261241</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un Anadolu Hisarı’nda konumlanan Azure Anadolu Hisarı, Mental Design Works kurucusu Mimar Salih Çıkman’ın doğa, mimari ve yaşam arasındaki ilişkiyi merkeze alan tasarım yaklaşımıyla şekilleniyor. 3 Ekim’de Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da gerçekleşen özel lansmanla tanıtılan proje; Boğaz’ın karakteri, Beykoz’un yoğun orman dokusu ve çağdaş yaşamın ihtiyaçlarını bir araya getirerek lüks konut anlayışına doğayla bütünleşen, sakin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>İstanbul’un Anadolu Hisarı’nda konumlanan Azure Anadolu Hisarı, Mental Design Works kurucusu Mimar Salih Çıkman’ın doğa, mimari ve yaşam arasındaki ilişkiyi merkeze alan tasarım yaklaşımıyla şekilleniyor. 3 Ekim’de Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da gerçekleşen özel lansmanla tanıtılan proje; Boğaz’ın karakteri, Beykoz’un yoğun orman dokusu ve çağdaş yaşamın ihtiyaçlarını bir araya getirerek lüks konut anlayışına doğayla bütünleşen, sakin ve zamansız bir yorum getiriyor. </strong></p>
<p dir="ltr">Bilfen Şirketler Topluluğu bünyesinde yer alan BİLYAPI’nın köklü kurumsal birikimi ile AZURE YAPI’nın gayrimenkul geliştirme alanındaki vizyonunun güçlü birlikteliğiyle hayata geçirilen Azure Anadolu Hisarı, Ankara’daki uluslararası ödüllü Azure Çayyolu projesinin ardından Bilyapı İnşaat ve Azure Yapı’nın üst segment konut anlayışını İstanbul’a taşıyor. İstanbul’un en özel doğal dokularından birine sahip Anadolu Hisarı’nda konumlanan proje, Mental Design Works kurucusu Mimar Salih Çıkman’ın doğa, mimari ve yaşam arasındaki ilişkiyi merkeze alan tasarım yaklaşımıyla şekilleniyor. Türkiye’de ve uluslararası ölçekte hayata geçirdiği projelerle çok sayıda prestijli ödüle layık görülen Salih Çıkman, kurucusu olduğu MDW çatısı altında Azure Anadolu Hisarı’nda yalnızca bir konut projesi değil, doğayla bütünleşen yeni bir yaşam fikri ortaya koyuyor. İş ve cemiyet hayatından seçkin konukların katıldığı özel lansman gecesi ise Bilfen Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Başkanı ve Bilyapı Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Öztürk, Azure Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ve Mental Design Works kurucusu Mimar Salih Çıkman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p dir="ltr">Beykoz’un yoğun orman dokusu içerisinde konumlanan Azure Anadolu Hisarı, Salih Çıkman’ın mimarlık anlayışında önemli bir yere sahip olan “yapıyı bulunduğu çevreden bağımsız düşünmeme” yaklaşımını güçlü biçimde yansıtıyor. Proje, doğaya karşı konumlanan bir nesne olmak yerine topografya, peyzaj, ışık, su ve kullanıcı deneyimiyle birlikte ele alınan yaşayan bir bütün olarak kurgulanıyor. Azure Anadolu Hisarı da bu anlayış doğrultusunda, Boğaz’ın akışkan çizgileri ve Anadolu Hisarı’nın doğal karakterinden ilham alan organik bir mimari dille öne çıkıyor.</p>
<p dir="ltr">Mental Design Works’ün “Bir yapı tasarlamanın ötesinde, bir yaşam fikrini şekillendirmek.” yaklaşımı, projenin tasarım sürecinin temelini oluşturuyor. Salih Çıkman’ın liderliğinde geliştirilen mimari kurgu; geniş cam yüzeyler, yumuşak organik kavisler, ağaçların arasına açılan teraslar, özel peyzaj alanları ve dingin su öğeleriyle iç ve dış mekan arasındaki sınırları mümkün olduğunca ortadan kaldırıyor. Böylece mimari, doğayı yalnızca çevresinde barındıran değil, doğayla birlikte yaşayan bir deneyime dönüşüyor.</p>
<p dir="ltr">Toplam 30 dönümlük arazi üzerinde, 23 bin metrekareyi aşan yeşil ve park dokusuyla tasarlanan Azure Anadolu Hisarı, yapılı çevre ile doğal peyzaj arasındaki dengeyi önceliklendiriyor. Konutların yerleşiminden açık alanlara, teraslardan peyzaj kararlarına kadar projenin farklı ölçeklerindeki tasarım kararları, orman dokusunun sürekliliğini koruyacak şekilde ele alınıyor. Bu yaklaşım, projeyi yalnızca konutlardan oluşan bir yerleşim olmaktan çıkararak, doğayla birlikte şekillenen bütüncül bir yaşam alanına dönüştürüyor.</p>
<p dir="ltr">2+1, 3+1 ve 4+1 tipolojilerinde tasarlanan konutlar, farklı yaşam biçimlerine yanıt verirken mimari ile peyzaj arasındaki ilişkiyi her ölçekte sürdürüyor. Özel bahçeleri ve kendilerine ait havuzlarıyla tasarlanan 3+1 ve 4+1 bahçe konutları, müstakil yaşam kültürünü kent içinde yeniden yorumlarken; geniş teraslara ve panoramik jakuzilere sahip çatı penthouse’ları ise orman dokusu, vadi silueti ve gökyüzüyle kesintisiz bir ilişki kuruyor. Azure Anadolu Hisarı’nda yaşam yalnızca konutların içerisinde değil, projenin bütününde kurgulanıyor. Yarı olimpik açık ve kapalı yüzme havuzları, Türk hamamı, sauna, fitness ve pilates stüdyoları, kafeler, müzik ve sanat atölyeleri, toplantı alanları ile spor sahaları; sosyal yaşamı doğanın içerisinde sürdürülebilir kılacak şekilde tasarlanıyor. Orman içi yürüyüş parkurları ve çocukların doğayla bağ kurmasına olanak sağlayan keşif alanları ise projenin doğal çevresiyle kurduğu ilişkinin devamlılığını sağlıyor.</p>
<p dir="ltr"><img class="size-full wp-image-261242 alignleft" src="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Mimar-Salih-cikman.jpg" alt="" width="309" height="463" srcset="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Mimar-Salih-cikman.jpg 309w, https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/Mimar-Salih-cikman-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 309px) 100vw, 309px" /></p>
<p dir="ltr">MDW kurucusu Salih Çıkman’ın mimari yaklaşımında önemli bir yere sahip olan insan ve doğa arasındaki bağ, Azure Anadolu Hisarı’nın her ölçeğinde kendini gösteriyor. Yapıların birbirleriyle ve peyzajla kurduğu ilişkiden yaşam alanlarının gün ışığıyla buluşmasına, terasların ağaç taçlarına açılmasından açık alanların kullanımına kadar her karar, kullanıcıların doğayla daha güçlü bir ilişki kurmasını hedefliyor.</p>
<p dir="ltr">Anadolu Hisarı’nın köklü hafızası, Boğaz’ın karakteristik silueti ve Beykoz’un yoğun yeşil dokusu arasında konumlanan ve 3 Ekim’de Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da gerçekleşen özel lansmanla tanıtılan proje, Salih Çıkman’ın mimarlığı bir yaşam deneyimi olarak ele alan tasarım yaklaşımını yansıtıyor. Doğal çevreyi projenin ayrılmaz bir parçası haline getiren bu yaklaşım, lüks konut anlayışını gösterişten uzak, dingin ve nitelikli bir yaşam üzerinden yeniden yorumluyor. Modern yaşamın konforunu bölgenin kendine özgü doğal ve tarihi karakteriyle buluşturan proje; orman dokusu, Boğaz manzarası ve güçlü peyzaj kurgusu sayesinde İstanbul’un içinde kendine ait, ayrıcalıklı bir yaşam atmosferi sunuyor.</p>
<p dir="ltr"><strong>Proje Künyesi:</strong></p>
<p dir="ltr">Proje Adı: Azure Anadolu Hisarı</p>
<p dir="ltr">Yatırım &amp; Geliştirme: Bilyapı İnşaat &amp; Azure Yapı Ortaklığı</p>
<p dir="ltr">Mimari Tasarım: Mental Design Works / Mimar Salih Çıkman</p>
<p dir="ltr">Konum: Beykoz, Anadolu Hisarı / Yeni Mahalle, İstanbul (Orman &amp; Koru Hattı)</p>
<p dir="ltr">Arazi Büyüklüğü: 30.016 m² (Proje Alanı: 20.828 m² | Park ve Sosyal Doku Alanı:9.188  m²)</p>
<p dir="ltr">Blok / Konut Sayısı: 3 ve 4 katlı 11 blok / 162 seçkin rezidans</p>
<p dir="ltr">Konut Tipleri: 2+1, 3+1, 4+1 (Müstakil Havuzlu &amp; Bahçeli Rezidanslar ve Teraslı &amp; Jakuzili Penthouse’lar)</p>
<p dir="ltr">Sosyal &amp; Açık Alanlar: Açık/kapalı yüzme havuzları, SPA (hamam, sauna), fitness/pilates stüdyoları, lounge &amp; kafe, müzik ve sanat odaları, toplantı salonları, tenis kortu, basketbol/futbol sahaları, orman içi yürüyüş ve koşu parkurları, çocuk macera parkuru, 7/24 özel konsiyerj, güvenlik ve kapalı otopark.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/mdw-kurucusu-salih-cikmanin-tasarimiyla-sekillenen-azure-anadolu-hisari-istanbulda-tanitildi-261241.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
