<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji &#8211; Emlaktafark</title>
	<atom:link href="https://www.emlaktafark.com/kategori/teknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaktafark.com</link>
	<description>&#039;&#039;Bizimle Herşey Çok Farklı&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 09:04:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.2</generator>
	<item>
		<title>WIN EURASIA 2026, KOBİ’lerin otomasyona geçişinde kritik eşik olacak</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/win-eurasia-2026-kobilerin-otomasyona-gecisinde-kritik-esik-olacak-18172.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/win-eurasia-2026-kobilerin-otomasyona-gecisinde-kritik-esik-olacak-18172.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=18172</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin robot entegratörleri ve yüksek teknolojili sistem üreticilerini tek çatı altında buluşturan ROBODER, Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA’ya güçlü bir katılım sağlayacak. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek fuarda ROBODER üyeleri; robotik kaynak uygulamalarından özel amaçlı makinelere, entegre robotik sistemlerden ileri mühendislik çözümlerine geniş bir teknoloji yelpazesini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin robot entegratörleri ve yüksek teknolojili sistem üreticilerini tek çatı altında buluşturan ROBODER, Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA’ya güçlü bir katılım sağlayacak. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek fuarda ROBODER üyeleri; robotik kaynak uygulamalarından özel amaçlı makinelere, entegre robotik sistemlerden ileri mühendislik çözümlerine geniş bir teknoloji yelpazesini vitrine çıkaracak. Türkiye ve çevre ülkelerden yoğun ziyaretçi katılımının beklendiği fuar, KOBİ’lerin otomasyona yöneliminin hızlandığı ve üretimde katma değerli dönüşümün öne çıktığı yeni dönemde sektörün en önemli buluşma platformlarından biri olacak.</strong></p>
<p>2025 yılında ertelenen robotik yatırımlar yeniden devreye girerken, KOBİ’lerin otomasyona yönelimi 2026’da belirgin şekilde artıyor. Robot Entegratörleri ve Yüksek Teknolojili Sistem Üreticileri Derneği (ROBODER), bu dönüşümün en somut yansımalarını Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan WIN EURASIA’da ortaya koyacak. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek fuarda robotik, otomasyon ve entegre üretim çözümleri ön planda yer alırken, sektörün daha karmaşık ve katma değerli projelere yöneldiği yeni dönemin işaretleri paylaşılacak. Gelecekte otomasyon ve robotlardan bağımsız bir üretim modelinin mümkün olmadığını vurgulayan <strong>ROBODER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yarış</strong>, rekabetçi kalmak isteyen tüm imalatçılar için otomasyonun temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. <strong>Yarış</strong>, 2026 yılına ilişkin beklentileri değerlendirirken, ekonomik koşulların daha öngörülebilir hale gelmesiyle yatırım kararlarının artacağını, bu büyümenin daha geniş sektörlere yayılacağını ve KOBİ’lerin otomasyona daha güçlü yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Daha karmaşık ve katma değerli projelerin öne çıktığı yeni döneme dikkat çeken <strong>Yarış</strong>, WIN EURASIA’nın 2026’da bu dönüşümü tüm boyutlarıyla ortaya koyacağını vurguladı.</p>
<p><strong>Robotik çözümler yeni sektörlere yayılıyor </strong></p>
<p>Robotiğin otomasyonun merkezinde yer aldığını söyleyen <strong>Yarış</strong>, “Endüstriyel robotlar, doğru mühendislik ve yazılımla bir araya geldiğinde üretim süreçlerini baştan sona değiştirebilen sistemler hâline geliyor. Otomasyonun en ucunda yer alsalar da, görsel olarak en hareketli parçaları olarak robotlar ön plana çıkarılıyor. Kimse otomasyon işimizi elimizden alacak mı diye sormuyor; herkes robotlar işimizi elimizden alacak mı diye soruyor” şeklinde konuştu. Geçmişte daha çok otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan robotik çözümlerin, bugün savunma sanayi, gıda ve özel makine imalatı gibi alanlarda da ciddi şekilde tercih edilmeye başlandığını aktaran <strong>Yarış</strong>, “Önümüzdeki dönemde bu kullanım alanlarının daha da genişleyeceğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>WIN EURASIA, sektörün iş geliştirme merkezi haline geldi</strong></p>
<p>WIN EURASIA’nın robotik sektörün nabzının tutulduğu bir platform olduğunu söyleyen <strong>Yarış</strong>, “Hem Türkiye’den hem de çevre ülkelerden gelen ziyaretçiler sayesinde firmalar kendilerini doğru kitleye anlatma imkânı buluyor. Çözüm arayanlarla çözüm sunanların buluşma noktası olan fuar, konumunu her geçen yıl güçlendiriyor. Bu güçlü organizasyona sektörümüz yüksek ilgi gösteriyor; firmalar geliştirdikleri yeni makineleri ve teknolojileri sergilemek için bu fuarı önemli bir fırsat olarak görüyor. Aynı zamanda sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve yeni teknolojileri yerinde incelemek açısından da çok değerli bir organizasyon. Yeniliklere odaklanırken aynı zamanda güçlü iş bağlantılarının kurulduğu, mevcut ilişkilerin pekiştirildiği bir buluşma zemini sunuyor; katılımcı olmasa dahi ziyaret amacıyla gelerek iş bağlantılarını güçlendiren firmalarımız olduğunu da sürekli olarak gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Entegre robotik çözümler ve özel makineler öne çıkacak</strong></p>
<p>WIN EURASIA 2026’da ağırlıklı olarak robotik kaynak uygulamaları, özel amaçlı makineler ve entegre robotik çözümlerin baş rolde olacağını belirten <strong>Yarış</strong>, “Üyelerimiz, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarladıkları ‘terzi usulü’ makinelerle fuarda yer alacak. <strong>E3TAM, </strong><strong>Intecro Robotik, Özmetal Sanayi ve Ticaret, Kolarc Makine İmalat, Siff Elektromekanik, Tezmaksan Robot ve Otomasyon Teknolojileri, Festo, Willtech Otomasyon Sistemleri, Vibbes Makine Otomasyon, Vias Endüstriyel Çözümler Otomasyon ve Hid-tek Makina</strong> gibi üyelerimiz de geliştirdikleri çözümlerle fuara katılım sağlayacak.</p>
<p>Bu yaklaşım, ziyaretçilerin kendi üretim süreçlerine uygun çözümleri yerinde görmesine ve sektörün sunduğu fırsatları bütüncül şekilde değerlendirmesine imkân tanıyacak. WIN EURASIA’nın daha fazla ziyaretçi çekmesini ve özellikle nitelikli iş görüşmelerine zemin hazırlamasını bekliyoruz. Zorlu geçen bir dönemin ardından, yeni projelerin ve iş birliklerinin filizlendiği bir fuar olmasını temenni ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Katma değerli projelerde yerli şartı kritik rol oynuyor</strong></p>
<p><strong>Yarış</strong>, 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamı, ikinci yarıda faiz indirimi beklentisi yatırımların ötelenmesine neden oldu. Ancak yılın son çeyreğinde faizlerdeki gevşeme ve döviz kurundaki hareketlilikle birlikte ertelenmiş projelerin yeniden gündeme geldiğini gördük. 2025 yılında sektörün en büyük sorunu finansmana erişim oldu; yatırım iştahı devam etmesine rağmen firmalar uygun koşullarda finansman bulmakta zorlandı ve bu durum robotik yatırımları da yavaşlattı. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli, öngörülebilir finansman modellerinin devreye alınması ve katma değeri yüksek projelerin yerli şartı ile desteklenmesi kritik önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Robotik ekosistemi tek çatı altında buluşturuyoruz</strong></p>
<p><strong>Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül</strong> ise fuarın robotik ve otomasyon ekosistemi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “WIN EURASIA, üretimde dijital dönüşümün hız kazandığı dönemde, robotik ve otomasyon teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir platform sunuyor. ROBODER ve üye firmalarının fuara gerçekleştirdiği katılım, Türkiye’nin robotik sistemler ve entegre üretim çözümlerindeki mühendislik kapasitesini ve rekabet gücünü ortaya koyuyor. 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarımız; verimlilik, esneklik ve sürdürülebilir üretim başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. WIN EURASIA’nın, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve robotik sektörümüzün büyüme ivmesini güçlendirmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/win-eurasia-2026-kobilerin-otomasyona-gecisinde-kritik-esik-olacak-18172.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eskişehir’de eğitime örnek model: 1000 bilgisayarla dijital eşitliğe destek</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/eskisehirde-egitime-ornek-model-1000-bilgisayarla-dijital-esitlige-destek-47596.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/eskisehirde-egitime-ornek-model-1000-bilgisayarla-dijital-esitlige-destek-47596.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 06:30:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=47596</guid>

					<description><![CDATA[Akfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş., Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile hayata geçirdiği iş birliğiyle, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren örnek bir sosyal katkı modelini uygulamaya aldı. Protokol kapsamında 1.000 adet bilgisayar, okulların kullanımına sunulacak. Kamu–özel sektör iş birliğinin somut bir çıktısı olarak hayata geçirilen bu model; kullanılabilir durumdaki teknolojik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş., Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile hayata geçirdiği iş birliğiyle, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren örnek bir sosyal katkı modelini uygulamaya aldı. Protokol kapsamında 1.000 adet bilgisayar, okulların kullanımına sunulacak.</strong></p>
<p><strong>Kamu–özel sektör iş birliğinin somut bir çıktısı olarak hayata geçirilen bu model; kullanılabilir durumdaki teknolojik ekipmanların yeniden değerlendirilerek eğitime kazandırılmasını, okulların dijital altyapısının güçlendirilmesini ve öğrencilerin çağın gerektirdiği imkânlara daha eşit şartlarda erişmesini hedefliyor.</strong></p>
<p>Akfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. ile Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile birlikte, <strong>sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımını merkeze alan örnek bir uygulama</strong> hayata geçirildi. Eskişehir Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen imza töreni, kamu ve özel sektörün ortak değer üretme potansiyelini ortaya koyan güçlü bir iş birliği olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın</strong> ile <strong>Akfen Eskişehir Şehir Hastanesi İşletme Müdürü Yalçın Temel</strong> arasında imzalanan protokol törenine; <strong>Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü Uğur Kılınç</strong>, millî eğitim yöneticileri ve şirket yetkilileri katıldı.</p>
<p>Protokol kapsamında, <strong>çalışır durumda olan 1.000 adet bilgisayar kasası ve monitör, İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen okullara ulaştırılacak</strong>. Bu sayede okulların teknolojik altyapısının güçlendirilmesi, öğrencilerin dijital imkânlara erişiminin artırılması ve <strong>eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi</strong> amaçlanıyor. Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde kurulum ve teknik destek süreçleri de sağlanarak ekipmanların etkin ve sürdürülebilir kullanımı güvence altına alınacak.</p>
<p><strong>“HEDEFİMİZ TOPLUMSAL </strong><strong>FAYDAYI BÜYÜTMEK”</strong></p>
<p><strong>Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü Uğur Kılınç</strong>, hayata geçirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>
<p><em><strong>“Akfen olarak, sahip olduğumuz kaynakları yalnızca ekonomik değer üretmek için değil, toplumsal faydayı büyütmek için de kullanmayı önceliklendiriyoruz. Eskişehir’de hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, kullanılabilir durumdaki teknolojik ekipmanların yeniden değerlendirilerek eğitime kazandırılmasını sağlayan sürdürülebilir bir model sunuyor. Bu yaklaşımın, farklı bölgelerde de yaygınlaşarak daha fazla öğrencinin eğitim hayatına katkı sağlamasını temenni ediyoruz.”</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/eskisehirde-egitime-ornek-model-1000-bilgisayarla-dijital-esitlige-destek-47596.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırsat Eşitliği Modeli’nde yeni dönem: FEM 2.0 tanıtıldı</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/firsat-esitligi-modelinde-yeni-donem-fem-2-0-tanitildi-153440.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/firsat-esitligi-modelinde-yeni-donem-fem-2-0-tanitildi-153440.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=153440</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından yürütülen Fırsat Eşitliği Modeli’nin (FEM) yeni versiyonu FEM 2.0, FEM sertifikalı kurumların katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından yürütülen Fırsat Eşitliği Modeli’nin (FEM) yeni versiyonu FEM 2.0, FEM sertifikalı kurumların katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi.</strong></p>
<p>Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor.</p>
<p><strong>FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor</strong></p>
<p>Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor.</p>
<p><strong>Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor”</strong></p>
<p>KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi.</p>
<p>Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.”</p>
<p><strong>İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu</strong></p>
<p>Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/firsat-esitligi-modelinde-yeni-donem-fem-2-0-tanitildi-153440.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın talebinde artış: Online satışlar hızlandı, kasa aramalarında yükseliş</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/altin-talebinde-artis-online-satislar-hizlandi-kasa-aramalarinda-yukselis-34054.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/altin-talebinde-artis-online-satislar-hizlandi-kasa-aramalarinda-yukselis-34054.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:30:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=34054</guid>

					<description><![CDATA[İnternetten altın satışları Ocak ayında dikkat çekici bir artış gösterdi. BKM verilerine göre bu dönemde 4,7 milyar TL’lik altın alımı gerçekleşti. Bu rakam, aylık bazda internetten yapılan altın satışlarında rekor seviyelere işaret ediyor. E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas’ın paylaştığı güncel veriler, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından talebin yeniden hareketlendiğini ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ikas [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnternetten altın satışları Ocak ayında dikkat çekici bir artış gösterdi. BKM verilerine göre bu dönemde 4,7 milyar TL’lik altın alımı gerçekleşti. Bu rakam, aylık bazda internetten yapılan altın satışlarında rekor seviyelere işaret ediyor.<br />
E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas’ın paylaştığı güncel veriler, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından talebin yeniden hareketlendiğini ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ikas CEO’su Mustafa Namoğlu, “Altın fiyatlarındaki geri çekilme ile birlikte kullanıcıların alıma yöneldiğini görüyoruz. Veriler, son dönemlerde satış hacimlerinin iki katına kadar çıkabildiğini gösteriyor” dedi.<br />
Artan talep, güvenli saklama çözümlerine yönelik ilgiyi de beraberinde getirdi. Google Trends verilerine göre Mart ayının ilk haftasından itibaren “kasa” aramalarında %240’a varan bir artış kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/altin-talebinde-artis-online-satislar-hizlandi-kasa-aramalarinda-yukselis-34054.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYİDER’in desteğiyle depremin izlerini teknolojiyle silen gençler</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/ayiderin-destegiyle-depremin-izlerini-teknolojiyle-silen-gencler-15942.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/ayiderin-destegiyle-depremin-izlerini-teknolojiyle-silen-gencler-15942.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=15942</guid>

					<description><![CDATA[AYİDER’in desteğiyle Hatay Fen Lisesi’nde filizlenen “Antioch Rising” robotik takımı, dünyanın en prestijli lise düzeyi teknoloji organizasyonu FRC’de (FIRST Robotics Competition) Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. 28-30 Mart tarihlerinde İstanbul’da Çin, Tayvan, Hollanda ve Hindistan’dan gelen 45 lise arasında düzenlenecek uluslararası turnuvada şampiyonluk kovalayacak olan gençler, rotayı ABD’deki dünya finallerine kırdı. 300’ü aşkın üyesiyle inşaat sektörünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYİDER’in desteğiyle Hatay Fen Lisesi’nde filizlenen “Antioch Rising” robotik takımı, dünyanın en prestijli lise düzeyi teknoloji organizasyonu FRC’de (FIRST Robotics Competition) Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. 28-30 Mart tarihlerinde İstanbul’da Çin, Tayvan, Hollanda ve Hindistan’dan gelen 45 lise arasında düzenlenecek uluslararası turnuvada şampiyonluk kovalayacak olan gençler, rotayı ABD’deki dünya finallerine kırdı.</strong></p>
<p>300’ü aşkın üyesiyle inşaat sektörünün öncü kuruluşlarından <strong>Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER)</strong>, toplumsal dayanışma ve teknoloji odaklı vizyonunu anlamlı bir başarı hikayesine dönüştürdü. <strong>AYİDER</strong>, sadece konut, ofis üretmiyor. Gençlerin geleceğini de inşa ediyor. İnşaat sektöründeki gücünü sosyal sorumluluk projeleriyle taçlandıran <strong>AYİDER</strong>, gençlerin STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki gelişimini stratejik bir öncelik olarak görüyor. <strong>AYİDER</strong>, Hatay Fen Lisesi’nde kurulan robotik laboratuvarı ve sağlanan donanım desteğiyle, deprem bölgesindeki gençlerin küresel rekabette “biz de varız” demesine olanak sağlıyor.</p>
<p><strong>45 seçkin takım arasında bir Hatay hikayesi</strong></p>
<p>6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen illerimizin başında gelen Hatay’da, Nisan 2025’te hayata geçirilen “Yapay Zekâ, STEM ve Robotik Eğitim Projesi”, meyvelerini uluslararası arenada veriyor. Hatay Fen Lisesi öğrencilerinin kurduğu ve <strong>AYİDER</strong>’in destekleriyle çalışmalarını yürüten Antioch Rising takımı, FRC (FIRST Robotics Competition) kapsamında düzenlenen Marmara Regional yarışmasına katılıyor. 28-30 Mart tarihleri arasında Ataköy Türkiye Atletizm Federasyonu Atletizm Salonu’nda gerçekleşecek organizasyonda; Çin, Tayvan, Hollanda ve Hindistan gibi ülkelerden gelen 45 seçkin lise takımıyla mücadele edecek olan Hataylı gençler, mühendislik becerilerini ve inovatif çözümlerini sergileyecek. FRC Türkiye 2026 sezonu ise çok daha geniş bir etki alanına sahip. Türkiye genelinde düzenlenen etaplarda; 16 farklı ülkeden 39 uluslararası takım, 200’ün üzerinde takım ve 900’den fazla gönüllü yer alıyor. Bu büyük organizasyon, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kendilerini geliştirmelerini sağlarken; aynı zamanda takım çalışması, problem çözme ve inovasyon becerilerini de güçlendiriyor.</p>
<p><strong>Hedef: ABD’deki büyük final</strong></p>
<p>Uluslararası bir teknoloji buluşmasına sahne olan Marmara Regional’da başarı elde eden takımlar, ABD’de düzenlenecek olan büyük dünya finaline katılma hakkı kazanacak. Antioch Rising, sadece teknik kapasitesiyle değil; disiplinli çalışması, takım ruhu ve Hatay’dan yükselen umut dolu hikayesiyle organizasyonun en dikkat çeken ekipleri arasında yer alıyor. 2026 sezonu itibariyle 16 ülkeden 200’ü aşkın takımın yer aldığı FRC ekosisteminde yer alan Antioch Rising, geliştirdikleri robotla sadece bir yarışmaya değil, geleceğin mühendislik dünyasına da iddialı bir giriş yapmayı hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/ayiderin-destegiyle-depremin-izlerini-teknolojiyle-silen-gencler-15942.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OYAK Denizcilik’ten bir ilk: Yapay zeka destekli akıllı vinçler, İsdemir Limanı’nda</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/oyak-denizcilikten-bir-ilk-yapay-zeka-destekli-akilli-vincler-isdemir-limaninda-146407.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/oyak-denizcilikten-bir-ilk-yapay-zeka-destekli-akilli-vincler-isdemir-limaninda-146407.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 06:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[TFI TAB Gıda Yatırımları Burger King®’in Asya-Pasifik’teki üç bininci restoranının açılışını gerçekleştirdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=146407</guid>

					<description><![CDATA[OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş., yapay zeka destekli yeni nesil vinç yatırımıyla Türkiye liman işletmeciliğinde bir ilke imza attı. İsdemir Limanı’nda devreye alınacak akıllı vinçlerle operasyonel verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlikte yeni bir dönem başlıyor. Liman işletmeciliğinde global bir marka olma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş, Liman Kapasite Artırma Yatırım Programı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş., yapay zeka destekli yeni nesil vinç yatırımıyla Türkiye liman işletmeciliğinde bir ilke imza attı. İsdemir Limanı’nda devreye alınacak akıllı vinçlerle operasyonel verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlikte yeni bir dönem başlıyor.</strong></p>
<p>Liman işletmeciliğinde global bir marka olma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş, Liman Kapasite Artırma Yatırım Programı kapsamında yapay zeka destekli akıllı vinçleri devreye almaya hazırlanıyor.</p>
<p>2022 yılında başlatılan yatırım programı kapsamında sipariş edilen iki adet yapay zeka destekli yeni nesil kargo vinci İsdemir Limanı’na indirildi ve devreye alma süreci başladı. Kurulumu devam eden akıllı vinçler nisan ayı itibariyle hizmete alınacak. Dünyada sadece Amerika, Çin ve Hindistan’da kullanılan yapay zeka destekli vinçler, Türkiye’de ilk kez kullanılmaya başlanacak.</p>
<p><img class="size-full wp-image-256326 alignleft" src="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/OYAK-Denizcilik-ve-Liman-isletmeleri-A.s.-Genel-Muduru-Emre-Atay.jpg" alt="" width="300" height="450" srcset="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/OYAK-Denizcilik-ve-Liman-isletmeleri-A.s.-Genel-Muduru-Emre-Atay.jpg 300w, https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/OYAK-Denizcilik-ve-Liman-isletmeleri-A.s.-Genel-Muduru-Emre-Atay-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Türkiye liman işletmeciliğinde bir ilk</strong></p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Emre Atay, “Modernizasyon sürecindeki Grab Ship Unloader (Kepçeli Gemi Boşaltma Vinci) vinçlerimizi, Türkiye&#8217;de liman işletmeciliği alanında bir ilk olan yapay zeka entegrasyonu ile donatıyoruz. Bu dijital dönüşüm hamlesiyle sadece operasyonel verimliliğimizi en üst düzeye çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda hayata geçirdiğimiz prediktif (öngörücü) bakım sistemleri sayesinde arıza risklerini en aza indirerek operasyonel maliyetlerimizi en uygun hale getiriyoruz. Projemizin en kritik kazanımı ise, yapay zekâ destekli denetim mekanizmalarıyla iş sağlığı ve güvenliği (İSG) standartlarımızı en üst seviyeye taşıyacak olmasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dijital dönüşüm ile üst düzey verimlilik</strong></p>
<p>Yapay zekanın entegre edildiği akıllı vinçlerin OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından devreye alınmasıyla Yapay Zeka Tabanlı Kestirimci Bakım Projesi de<strong> </strong>hayata geçirilmiş olacak. Yeni nesil vinçlerin kullanımıyla birlikte OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş., dijital dönüşüm, teknolojik liderlik ve sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda önemli bir adım atmış olacak.</p>
<p><strong>Yapay Zek</strong>a<strong> Tabanlı Kestirimci Bakım Projesi Hakkında</strong></p>
<p>Yeni nesil yapay zeka destekli vinçlerden anlık olarak toplanan verilerin makine öğrenimi algoritmalarıyla analiz edilmesini sağlayan sistem; arızaları henüz oluşmadan öngörerek operasyonel sürekliliği, iş güvenliğini ve verimliliğini en üst seviyeye çıkarıyor. Proje, limancılık sektöründe verimlilik ve güvenlik standartlarını yeniden tanımlarken, limanın teknolojik altyapısını ve rekabet gücünü önemli ölçüde artırıyor. İlave bir maliyet kalemi yaratmadan operasyonel verimlilik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>Yapay Zeka Tabanlı Kestirimci Bakım Projesi’nin sunduğu avantajlar:</strong></p>
<ul>
<li class="92084adbeb20ebb5ck-list-marker-bold"><strong>Operasyonel Süreklilik ve Maliyet Avantajı Sağlar</strong></li>
<li class="92084adbeb20ebb5ck-list-marker-bold"><strong>İş Sağlığı ve Güvenliği</strong></li>
<li class="92084adbeb20ebb5ck-list-marker-bold"><strong>Varlık Ömrünün Uzatır</strong></li>
<li class="92084adbeb20ebb5ck-list-marker-bold"><strong>Verimlilik Artışı Sağlar</strong></li>
<li><strong>Duruş Maliyetlerini Azaltır</strong>.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/oyak-denizcilikten-bir-ilk-yapay-zeka-destekli-akilli-vincler-isdemir-limaninda-146407.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tolga Ertürk uyardı: Yaş doğrulama, gözetim altyapısına dönüşmemeli</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/tolga-erturk-uyardi-yas-dogrulama-gozetim-altyapisina-donusmemeli-27648.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/tolga-erturk-uyardi-yas-dogrulama-gozetim-altyapisina-donusmemeli-27648.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 05:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=27648</guid>

					<description><![CDATA[TBMM’ye sunulan ve 15 yaş altındaki çocuklara sosyal ağ hizmeti verilmemesini, bunun için de yaş doğrulama dahil çeşitli tedbirler alınmasını öngören teklif tartışılırken, siber güvenlik uzmanı Mehmet Tolga Ertürk, çocuk güvenliği hedefinin meşru olduğunu ancak çözümün kimlik ve biyometrik veri biriktiren yeni bir gözetim katmanına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. TBMM’ye 4 Mart 2026’da sunulan kanun teklifi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">TBMM’ye sunulan ve 15 yaş altındaki çocuklara sosyal ağ hizmeti verilmemesini, bunun için de yaş doğrulama dahil çeşitli tedbirler alınmasını öngören teklif tartışılırken, siber güvenlik uzmanı Mehmet Tolga Ertürk, çocuk güvenliği hedefinin meşru olduğunu ancak çözümün kimlik ve biyometrik veri biriktiren yeni bir gözetim katmanına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p dir="ltr">TBMM’ye 4 Mart 2026’da sunulan kanun teklifi, sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamamasını, 15 yaşını doldurmuş çocuklar için ise ayrıştırılmış hizmet modeli ve ebeveyn kontrol araçları geliştirmesini öngörüyor. Teklifte, yaş doğrulama dahil gerekli tedbirlerin alınması ve yükümlülüklere uyulmaması halinde yaptırım mekanizmaları da yer alıyor.</p>
<h3 dir="ltr"><img class="size-full wp-image-256053 alignleft" src="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/tolga-erturk.jpg" alt="" width="300" height="345" srcset="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/tolga-erturk.jpg 300w, https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/tolga-erturk-261x300.jpg 261w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></h3>
<h4 dir="ltr">Mesele çocuk güvenliğine karşı çıkmak değil</h4>
<p dir="ltr">Konuyu değerlendiren siber güvenlik uzmanı Mehmet Tolga Ertürk, çocukların çevrimiçi ortamda korunmasının tartışmasız bir gereklilik olduğunu belirterek, “Burada asıl mesele çocuk güvenliğine karşı çıkmak değil; o hedefe giderken bütün toplumu kimlik göstermeye zorlayan, merkezi veri havuzları üreten ve yarın başka amaçlarla da kullanılabilecek bir denetim altyapısı kurup kurmayacağımızdır. Çocuğu koruyalım derken herkesi izlenen kullanıcıya çevirmemek zorundayız” dedi.</p>
<h4 dir="ltr">Dünyada tek tip bir yaş doğrulama modeli yok</h4>
<p dir="ltr">Ertürk, dünyadaki düzenleyici eğilimin de tek tip bir model üretmediğine işaret etti. Avrupa Birliği, çocukların korunmasına yönelik DSA rehberini yayımlarken bir yandan da yalnızca “18 yaş üstü” bilgisini, başka kişisel veri paylaşmadan kanıtlamaya dönük bir yaş doğrulama yaklaşımı ortaya koydu. Birleşik Krallık’ta Ofcom özellikle pornografik içerik sunan hizmetler için güçlü yaş kontrolü isterken, Fransa’da CNIL yaş doğrulamada “double anonymat” yaklaşımını, yani sitenin kimliği, doğrulayıcının ise hangi siteye erişildiğini bilmemesini öne çıkarıyor. Avustralya ise 16 yaş altına sosyal medya kısıtları ve yaşa bağlı içerikler için daha sıkı yükümlülükler içeren bir çerçeve uyguluyor.</p>
<p dir="ltr">Bu tablonun Türkiye açısından önemli bir ders verdiğini söyleyen Ertürk, “Uluslararası örnekler bize şunu söylüyor: Devletin ve platformların çocuklar için koruma yükümlülüğü var; ama bunu yapmanın tek yolu herkesten kimlik fotoğrafı ya da yüz taraması toplamak değil. Doğru soru ‘yaş doğrulama olsun mu olmasın mı’ değil; ‘hangi bağlamda, hangi veriyle, ne kadar süreyle ve hangi güvencelerle olsun’ sorusudur” ifadelerini kullandı.</p>
<h4 dir="ltr">Teknoloji sanıldığı kadar kusursuz değil</h4>
<p dir="ltr">Yaş tahmini ve biyometrik doğrulama teknolojilerinin çoğu zaman olduğundan daha kesin gösterildiğini vurgulayan Ertürk, “Yüz analizine dayalı yaş tahmini sihirli değnek değil. Bu sistemler olasılıksal çalışıyor. Özellikle 13-17 yaş bandı ve eşik yaşlar civarında hata payı büyüyor. Yanlış sınıflandırılan çocuk da mağdur oluyor, yetişkin de” dedi. NIST’in yaş tahmini değerlendirmeleri ile Avustralya’daki Age Assurance Technology Trial sonuçları da performansın görüntü kalitesi, cinsiyet, doğum bölgesi ve demografik temsile göre değişebildiğini; dolayısıyla bu araçların hatasız ve nötr sistemler olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<h4 dir="ltr">Asıl risk verinin kendisinde birikiyor</h4>
<p dir="ltr">Ertürk’e göre daha büyük risk ise teknoloji kadar verinin kendisinde yatıyor. “Kimlik kartı, selfie, yüz verisi ya da biyometrik şablon topladığınız anda artık çocuk güvenliği tartışmasından çıkıp yüksek değerli veri deposu kurma problemine giriyorsunuz. Bu da kötüye kullanım, sızıntı ve hedefli saldırı riskini büyütüyor” diyen Ertürk, yaş doğrulama süreçlerinin üçüncü taraf tedarikçilere bırakıldığı modellerde riskin daha da arttığını kaydetti. 2025’te Discord’un yaş doğrulama süreçleriyle bağlantılı kimlik görsellerinin sızdırılması, bu tartışmanın teorik değil pratik bir güvenlik sorunu olduğunu gösteren örneklerden biri olarak öne çıktı.</p>
<h4 dir="ltr">Biyometrik veri sıradan veri değil</h4>
<p dir="ltr">Türkiye’de biyometrik veri kullanımının ayrıca KVKK boyutu bulunduğunu hatırlatan Ertürk, “Biyometrik veri, sıradan veri değil. Hukuken daha sıkı korunan, teknik olarak daha hassas bir alan. Bir kere sızarsa şifre gibi değiştirilemiyor. O yüzden selfie ya da yüz taraması temelli kitlesel modeller çok daha ağır bir hukuki ve güvenlik yükü doğurur” değerlendirmesinde bulundu. KVKK rehberlerinde biyometrik verilerin özel nitelikli kişisel veri kapsamında ele alınması da bu hassasiyeti güçlendiriyor.</p>
<h4 dir="ltr">Çözüm yasakla serbestlik arasında sıkışmamalı</h4>
<p dir="ltr">Ertürk, çözümün topyekûn yasak ya da sınırsız serbestlik ikileminde aranmasının yanlış olacağını söyledi. Ona göre yüksek riskli alanlarda daha güçlü yaş güvencesi gündeme gelebilir; ancak sosyal medya gibi geniş kullanım alanlarında asıl yük platform tasarımı, varsayılan gizlilik ayarları, ebeveyn kontrolleri, tavsiye sistemlerinin sınırlandırılması ve dijital okuryazarlık programlarında olmalı. “Çocuk koruması, tek başına yaş kapısı koyarak sağlanmaz. Zararlı içerik dolaşımını, bağımlılık üreten tasarım kalıplarını ve istenmeyen teması da sınırlamanız gerekir. Aksi halde vitrinde güvenlik konuşuruz, arkada aynı riskler çalışmaya devam eder” dedi. AB Komisyonu’nun çocukların korunmasına ilişkin DSA rehberi ile UNICEF’in yaş kısıtlarının tek başına yeterli olmayacağı yönündeki değerlendirmeleri de bu daha geniş yaklaşımı destekliyor.</p>
<h4 dir="ltr">Sağlıklı model: Sonucu gör, kimliği görme</h4>
<p dir="ltr">Sağlıklı modelin, hizmetin yalnızca gerekli sonucu gördüğü, kimlik bilgisini ise görmediği sistemler olduğunu belirten Ertürk, “Platformun bilmesi gereken tek şey kullanıcının 15 yaş üstü ya da altı olup olmadığıysa, eline doğum tarihi, kimlik kartı görseli ya da yüz verisi vermemelisiniz. Token tabanlı, seçmeli açıklama yapan, kısa süreli ve denetlenebilir mimariler çok daha doğru yönde. Bunun yanında ebeveyn araçları ve kamusal dijital okuryazarlık yatırımı şart” diye konuştu.</p>
<p dir="ltr">Sorunun kaynağı da çözümü de teknoloji</p>
<p dir="ltr">Ertürk’e göre konunun psikolojik, sosyolojik, hukuki ve politik boyutları bulunsa da, yaş doğrulama gibi teknik bir alanda uygulanabilir modelin anahtarı doğru teknolojik yaklaşımın seçilmesinde yatıyor.</p>
<p dir="ltr">Kimlik belgesi ya da biyometrik verilerin doğrudan platformlarca toplanmasının veri sızıntısı, üçüncü taraflarla paylaşım ve ticari kullanım gibi ciddi riskler doğurduğunu belirten Ertürk, bu nedenle yaş doğrulama sistemlerinin platformların ham veriye erişmediği, erişim segmentasyonu ve token tabanlı doğrulama esasına dayanan mimarilerle kurulması gerektiğini söyledi. EDPB’nin risk temelli ve en az müdahaleci yaş güvencesi ilkeleri ile AB’nin yaş doğrulama yaklaşımı da bu modeli destekliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/tolga-erturk-uyardi-yas-dogrulama-gozetim-altyapisina-donusmemeli-27648.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canon, iF Design Awards’ta üst üste 32. Kez ödüle layık görüldü</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/canon-if-design-awardsta-ust-uste-32-kez-odule-layik-goruldu-22614.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/canon-if-design-awardsta-ust-uste-32-kez-odule-layik-goruldu-22614.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:30:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=22614</guid>

					<description><![CDATA[Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, Canon Grubu’na ait sekiz ürün tasarımıyla iF International Forum Design GmbH tarafından iF Design Award 2026 kapsamında ödüllendirildi. Bu yıl iF Design Awards’ta tasarımlarıyla üst üste 32. kez ödül kazanan Canon, önemli bir kilometre taşı daha kaydetti. Canon Medical Systems Corporation’ın Aquilion Rise BT tarayıcısı ise en yüksek derece olan iF Gold [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, Canon Grubu’na ait sekiz ürün tasarımıyla iF International Forum Design GmbH tarafından iF Design Award 2026 kapsamında ödüllendirildi.</p>
<p>Bu yıl iF Design Awards’ta tasarımlarıyla üst üste 32. kez ödül kazanan Canon, önemli bir kilometre taşı daha kaydetti. Canon Medical Systems Corporation’ın Aquilion Rise BT tarayıcısı ise en yüksek derece olan iF Gold Award ile onurlandırıldı.</p>
<p><strong>iF Design Award 2026 Gold Ödüllü Ürün</strong></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="43.28593996840442%">Ürün Kategorisi</td>
<td width="56.71406003159558%">Ürün Adı</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.28593996840442%">Tüm vücut BT tarayıcısı</td>
<td width="56.71406003159558%">Aquilion Rise (Canon Medikal Sistemler)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>iF Design Award 2026 Ödül Kazanan Ürünler</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Ürün Kategorisi</td>
<td width="56.738768718802%">Ürün Adı</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Aynasız fotoğraf makinesi</td>
<td width="56.738768718802%">EOS R50 V</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Kompakt dijital fotoğraf makinesi</td>
<td width="56.738768718802%">PowerShot V1</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">3D lens</td>
<td width="56.738768718802%">RF-S7.8mm F4 STM DUAL</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Dijital sinema kamerası</td>
<td width="56.738768718802%">EOS C400</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Dijital sinema kamerası</td>
<td width="56.738768718802%">EOS C50</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Endüstriyel inkjet etiket baskı makinesi</td>
<td width="56.738768718802%">LabelStream LS2000</td>
</tr>
<tr>
<td width="43.261231281198%">Geniş format hibrit yazıcı</td>
<td width="56.738768718802%">Colorado XL-serisi<br />
(Canon Production Printing Netherlands B.V.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/canon-if-design-awardsta-ust-uste-32-kez-odule-layik-goruldu-22614.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de ilk örneklerden: Tamamen proje odaklı dijital yerleşke</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/turkiyede-ilk-orneklerden-tamamen-proje-odakli-dijital-yerleske-37947.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/turkiyede-ilk-orneklerden-tamamen-proje-odakli-dijital-yerleske-37947.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 07:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=37947</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Rumeli Üniversitesi, 8–14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında bilişim ve mühendislik alanlarına odaklanan yeni yerleşkesi RUDIC – Rumeli Üniversitesi Dijital Kampüsü’nü Bahar Dönemi itibarıyla eğitim-öğretime açtı. Üniversitenin dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak hayata geçirilen kampüs, tematik yapısıyla yalnızca bilişim alanındaki bölümlere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlandı. İstanbul’un merkezi ulaşım aksları üzerinde konumlanan RUDIC’in, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Rumeli Üniversitesi, 8–14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında bilişim ve mühendislik alanlarına odaklanan yeni yerleşkesi RUDIC – Rumeli Üniversitesi Dijital Kampüsü’nü Bahar Dönemi itibarıyla eğitim-öğretime açtı. Üniversitenin dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak hayata geçirilen kampüs, tematik yapısıyla yalnızca bilişim alanındaki bölümlere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlandı. İstanbul’un merkezi ulaşım aksları üzerinde konumlanan RUDIC’in, öğrencilerin kampüse erişimini kolaylaştıracak biçimde planlandığı belirtiliyor. Kampüste derslerin önemli bölümünün laboratuvar ortamında yürütülmesi ve uygulama ağırlıklı bir eğitim modelinin benimsenmesi öngörülüyor.</p>
<h4>“Bilişim Eğitimini Daha Odaklı ve Verimli Hale Getirmek İstedik”</h4>
<p>İstanbul Rumeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı <b>Prof. Dr. Taner Çevik, </b>RUDIC’in kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilişim alanındaki bölümlerin tek bir yerleşkede toplanmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Çevik, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bilişim disiplinleri artık çok hızlı değişen ve sürekli güncellenen bir alan. Bu nedenle eğitim ortamının da bu dinamizme uyum sağlaması gerekiyor. Bölümlerimizi tematik bir kampüste bir araya getirerek hem akademik iş birliğini güçlendirmek hem de öğrencilerimize daha odaklı bir öğrenme atmosferi sunmak istedik. Merkezi konum sayesinde öğrencilerimizin kampüse erişimini de kolaylaştırmayı hedefledik.”</p>
<h4>“Dersleri Laboratuvarda, Üreterek İşliyoruz”</h4>
<p>RUDIC’te uygulanacak eğitim modelinin proje odaklı olarak tasarlandığını vurgulayan Çevik, klasik ders anlatımının ötesine geçmeyi amaçladıklarını ifade etti:</p>
<p>“Alan derslerimizin tamamını laboratuvar ortamında yürütüyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca dinleyen değil; kod yazan, sistem kuran, problem çözen ve proje geliştiren bir sürecin içinde yer alıyor. Dört yıllık lisans eğitimleri boyunca toplam 30 proje üreterek mezun olmalarını planlıyoruz. Böylece teorik bilgiyi aynı anda pratiğe dönüştürme imkânı buluyorlar.”</p>
<p>Bu yaklaşımın öğrencilerin mesleki özgüvenini artırdığını belirten Çevik, “Mezunlarımızın iş hayatına başladıklarında ‘ilk kez proje yapıyorum’ demelerini istemiyoruz. Üniversite sürecinde farklı ölçeklerde projelerle deneyim kazanmış olmalarını önemsiyoruz” dedi.</p>
<h4>Yapay Zekâ ve Veri İşleme İçin Güçlü Altyapı</h4>
<p>Kampüste iki bilgisayar laboratuvarının aktif olarak kullanıldığını ifade eden Çevik, teknik altyapının kademeli olarak güçlendirileceğini söyledi:</p>
<p>“Yaz dönemi itibarıyla özellikle yapay zekâ ve veri işleme çalışmalarına yönelik yüksek performanslı bir araştırma ve uygulama sistemini devreye alacağız. Bu sistem, çoklu terminal yapısıyla öğrencilerimizin aynı anda ileri seviye projeler geliştirmesine imkân tanıyacak. Büyük veri analizi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları gibi alanlarda daha kapsamlı çalışmalar yapılabilecek.”</p>
<h4><img class="size-full wp-image-255981 alignleft" src="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/rudic.jpg" alt="" width="300" height="450" srcset="https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/rudic.jpg 300w, https://www.emlaktafark.com/wp-content/uploads/rudic-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></h4>
<h4>“Sanayinin Gerçek Problemlerini Yapay Zekâ ile Çözmeyi Hedefliyoruz”</h4>
<p>RUDIC bünyesinde <b>Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisi</b>nin de faaliyet gösterdiğini belirten Çevik, bu yapının üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir zemine taşıdığını ifade etti:</p>
<p>“Bugün sanayi dünyasında ürün çeşitliliği ve pazar dinamikleri giderek artıyor. Bu durum işletmeler için oldukça karmaşık operasyonel süreçler ortaya çıkarıyor. Hızlı değişen bu ortamda şirketlerin yalnızca hızlı değil, aynı zamanda tutarlı kararlar alabilmesi gerekiyor. Kurduğumuz Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisi ile sanayicilerin karşılaştığı gerçek problemleri merkeze alan bir çalışma modeli oluşturduk. Akademik bilgi birikimini saha deneyimiyle birleştirerek karmaşık süreçlerin yönetimi ve optimizasyonuna yönelik çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p>Ofisin aynı zamanda eğitim modeliyle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“2025–2026 akademik yılında açılan Bilgisayar Bilimleri ile Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümlerimiz bu çalışmaların akademik altyapısını oluşturuyor. Proje odaklı eğitim yaklaşımımız sayesinde öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken sektörün içinden gelen gerçek iş problemleriyle çalışıyor. Öğretim üyelerimizin rehberliğinde yürütülen bu çalışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini sahadaki dinamik koşullarda test etmelerine imkân tanıyor.”</p>
<p>Bu modelin hem sektör hem de öğrenciler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirten Çevik, “Şirketler üniversitenin araştırma kapasitesinden faydalanırken öğrencilerimiz de mezuniyet öncesinde iş dünyasının beklentilerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Amacımız veri bilimini ve yapay zekâyı sanayinin hizmetine sunan sürdürülebilir bir iş birliği ekosistemi oluşturmak” dedi.</p>
<h4>“Uluslararası Modelleri İnceledik, Türkiye’ye Uyarladık”</h4>
<p>Proje temelli eğitim yaklaşımının teknoloji odaklı ülkelerde yaygın biçimde uygulandığını belirten Çevik, RUDIC modelinin bu örneklerden ilham aldığını ancak yerel ihtiyaçlara göre tasarlandığını vurguladı:</p>
<p>“Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Teorik altyapıyı güçlü tutarken uygulamayı merkeze alan bir sistem kurduk. Ancak bunu doğrudan kopyalamak yerine Türkiye’nin eğitim dinamiklerine ve sektör beklentilerine uygun biçimde uyarladık. Amacımız sürdürülebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir bir model ortaya koymak.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/turkiyede-ilk-orneklerden-tamamen-proje-odakli-dijital-yerleske-37947.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram alışverişi e-ticareti hareketlendirecek: KOBİ’lere kritik uyarılar</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/bayram-alisverisi-e-ticareti-hareketlendirecek-kobilere-kritik-uyarilar-15067.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/bayram-alisverisi-e-ticareti-hareketlendirecek-kobilere-kritik-uyarilar-15067.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=15067</guid>

					<description><![CDATA[E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas CEO’su Mustafa Namoğlu, bayram dönemine dair stratejileri değerlendirerek, “Özellikle bayram ve yoğun dönemlerde mobil site performansı, hızlı teslimat ve stok yönetimi kritik öneme sahip; geçen senenin verileri de planlı kampanyalar, tematik paketler ve stratejik indirimlerin satışları artırdığını ve sepet terklerini azalttığını net şekilde ortaya koyuyor” diyor. Bayram dönemi, e-ticaretin en yoğun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas CEO’su Mustafa Namoğlu, bayram dönemine dair stratejileri değerlendirerek, “Özellikle bayram ve yoğun dönemlerde mobil site performansı, hızlı teslimat ve stok yönetimi kritik öneme sahip; geçen senenin verileri de planlı kampanyalar, tematik paketler ve stratejik indirimlerin satışları artırdığını ve sepet terklerini azalttığını net şekilde ortaya koyuyor” diyor.</strong></p>
<p>Bayram dönemi, e-ticaretin en yoğun ve hızlı yükseldiği zamanlardan biri. Talep, özellikle tatlı ve tekstil ürünlerine kayıyor; fiziksel mağazaların kapalı olması da tüketicilerin online alışverişe yönelmesine neden oluyor. Bu durum, bayramlık ürünlerin satışını artırıyor ve KOBİ’lerin hazırlıklı olmasını gerekli kılıyor.</p>
<ol>
<li><strong> Mobil Alışverişte Hız Hayati</strong></li>
</ol>
<p>TÜİK’in araştırmaları, internet erişiminin çoğunlukla mobil cihazlardan sağlandığını gösteriyor. Ticaret Bakanlığı ETBİS raporuna göre, geçen senenin verilerine bakıldığında tüketicilerin %72’si alışverişini mobil uygulamalardan gerçekleştiriyor. Sayfa açılışı 3 saniyeyi geçerse kullanıcılar siteyi terk ediyor. Bu yüzden KOBİ’ler mobil uyumlu ve hızlı bir altyapı sunmalı.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Bayramlık Ürünler Zamanında Teslim Edilmeli</strong></li>
</ol>
<p>Bayram dönemlerinde kargo hacmi ciddi şekilde artıyor; geçen senenin verilerine göre artış %40 seviyelerinde. Ayrıca tüketicilerin %78’i hızlı teslimatı öncelikli görüyor. Kargo anlaşmalarını önceden yapmak ve teslimat sürelerini net paylaşmak, yoğunluğu azaltıyor ve memnuniyeti artırıyor.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Tematik Paketler Satışı Artırıyor</strong></li>
</ol>
<p>Bayramda hediye almak isteyenler ne alacaklarını bilmeyebilir. Ticaret Bakanlığı’nın e-ticaret verilerine göre, geçen senenin bayram döneminde “Giyim” ve “Gıda” kategorileri öne çıkıyor. Veriler ayrıca lokum ve klasik tatlı ürünlerinde yüksek talep olduğunu gösteriyor. “Anneye bayram hediyesi” veya “Bayram şekerlemesi paketi” gibi tematik paketler, satışları artırıyor.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Sepet Terklerini Önleyin</strong></li>
</ol>
<p>Bayram öncesi sepet terk etme oranları yükseliyor. Omnisend raporuna göre, geçen senenin verilerinde sepet hatırlatma mesajlarına tıklayan <strong>her 100 kişiden</strong> yaklaşık 40’ı alışverişini tamamlıyor. Üç aşamalı hatırlatma (1-24-72 saat) ile sipariş kurtarma oranı %69 artıyor. KOBİ’ler, sepet hatırlatma araçlarını kullanarak bu fırsatı değerlendirebilir.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Kampanya ve İndirimleri Stratejik Kullanın</strong></li>
</ol>
<p>Bayram öncesi özel indirimler ve saatli kampanyalar satışları artırıyor. Örneğin, iftar ve sahur arası alışveriş saatlerine özel fırsatlar oluşturulabilir. <strong>ikas verilerine göre</strong>, geçen senenin Ramazan döneminde temalı SMS ve kampanya kurguları ile kullanıcılar <strong>9 kata kadar</strong> ROI elde etti.</p>
<ol start="6">
<li><strong> Sitenize Trafik Çekin</strong></li>
</ol>
<p>Bayram öncesi aramalar artıyor, bu yüzden arama motorlarından trafik çekmek kritik önemde. Blog içerikleri ve rehber yazıları ile potansiyel müşterileri de siteye yönlendirmek mümkün. Örneğin, “Bu parçalarla bayram şıklığını yakalayın” başlıklı içerik hem siteye trafik hem de satışa dönüşüm sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/bayram-alisverisi-e-ticareti-hareketlendirecek-kobilere-kritik-uyarilar-15067.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
