<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam Ekonomi &#8211; Emlaktafark</title>
	<atom:link href="https://www.emlaktafark.com/kategori/yasam-ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaktafark.com</link>
	<description>&#039;&#039;Bizimle Herşey Çok Farklı&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 14:21:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.2</generator>
	<item>
		<title>Rönesans Holding’e EMEA Finance’tan beş ödül!</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/ronesans-holdinge-emea-financetan-bes-odul-127783.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/ronesans-holdinge-emea-financetan-bes-odul-127783.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 08:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=127783</guid>

					<description><![CDATA[Rönesans Holding, finans dünyasının saygın yayınlarından EMEA Finance tarafından düzenlenen Project Finance Awards 2025 ve Achievement Awards 2025 kapsamında toplam beş ödül kazanarak yatırım geliştirme, proje finansmanı, birleşme ve satın alma ile yenilenebilir enerji alanlarındaki uluslararası başarısını bir kez daha ortaya koydu. Türkiye ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa, Orta Asya ve Afrika’daki 40 ülkede [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rönesans Holding, finans dünyasının saygın yayınlarından EMEA Finance tarafından düzenlenen Project Finance Awards 2025 ve Achievement Awards 2025 kapsamında toplam beş ödül kazanarak yatırım geliştirme, proje finansmanı, birleşme ve satın alma ile yenilenebilir enerji alanlarındaki uluslararası başarısını bir kez daha ortaya koydu.</strong></p>
<p>Türkiye ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa, Orta Asya ve Afrika’daki 40 ülkede faaliyet gösteren Rönesans Holding ve grup şirketleri, uluslararası finans dünyasının saygın organizasyonlarından EMEA Finance tarafından düzenlenen iki ayrı ödül programından toplam beş ödül alarak, büyük bir başarıya imza attı.</p>
<p>EMEA Finance’ın Project Finance Awards 2025 programı kapsamında, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın İzmir ve Ankara’daki alışveriş merkezi projelerinin satın alımına yönelik işlemi, ‘En iyi Gayrimenkul Anlaşması (Best Real Estate Deal)’ ödülüne layık görüldü. Rönesans Gayrimenkul, yedi şehirde faaliyet gösteren ve 740 bin metrekare kiralanabilir alanda Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul şirketi olarak yılda 114 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor.</p>
<p>Rönesans Holding tarafından hayata geçirilen Nakkaş–Başakşehir Otoyolu Projesi de Project Finance Awards 2025 kapsamında ‘En İyi Kamu Özel İş Birliği Anlaşması (Best PPP Deal)’ ödülünün sahibi oldu. Türkiye’nin önemli ulaşım altyapısı yatırımlarından biri olan Nakkaş-Başakşehir Otoyolu, Asya ve Avrupa arasında yeni bir yol alternatifi sağlaması, İstanbul Havalimanı, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ve sanayi bölgesi gibi kritik bölgelere erişimi kolaylaştırmasıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefiyle yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığındaki Rönesans Enerji de EMEA Finance’tan üç ödül kazandı. Şirket, Project Finance Awards 2025’te Türkiye’de hayata geçirdiği yenilikçi lisanssız yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ‘En İyi Yenilenebilir Enerji Anlaşması (Best Renewable Energy Deal)’ ödülünü aldı. Achievement Awards 2025’te ise Gökçedağ Enerji satın alımıyla ‘Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’ndeki En İyi Yenilenebilir Enerji Satın Alma ve Birleşme İşlemi (Best M&amp;A Renewables Deal in EMEA)’ ve  Alaçam Enerji’nin refinansmanına yönelik kredi işlemiyle ‘Başarı Ödülü (Achievement Award)’ ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p><strong>Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer yaratmak için çalışıyor</strong></p>
<p>Uluslararası finans kuruluşları, yatırım bankaları, fonlar ve şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin değerlendirildiği EMEA Finance, yılın en başarılı yatırım, finansman ve proje geliştirme işlemlerini ödüllendiriyor. Geliştirdiği projeler ve gerçekleştirdiği stratejik işlemlerle Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen Rönesans Holding’in farklı sektörlerde elde ettiği beş ödül; grubun enerji, gayrimenkul ve altyapı alanlarındaki yatırım gücünü, proje geliştirme yetkinliğini ve finansmana erişim kapasitesini uluslararası ölçekte teyit ediyor.</p>
<p>Rönesans Holding inşaat ve yatırım alanlarında; inşaat, gayrimenkul, sağlık, yenilenebilir enerji ve petrokimya olmak üzere beş iş kolunda çalışmalarına devam ediyor. 2015 yılından bu yana Engineering News Record (ENR) tarafından yayınlanan ‘Dünyanın En Büyük Uluslararası Müteahhitlik Firmaları’ listesinde dünyada ilk 50’de yer alan Rönesans Holding, uluslararası deneyimini ileri mühendislik bilgisi ve finansal gücüyle bir araya getirerek, sektörünün ‘ilk’lerine ve ‘en’lerine imza atıyor.</p>
<p>Dünyanın en uzun ve en derin demiryolu tüneli Gotthard Base, Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel, dünyanın en büyük doğalgazdan benzin üretim tesisi olan Türkmenistan GTG, dünyadaki en fazla izolatöre sahip Başakşehir Çam Sakura Hastanesi gibi sayısız projede imzası bulunan Rönesans Holding, Dünya Bankası Grubu kuruluşu IFC, Fransa merkezli Meridiam, Japon Sojitz, Güney Koreli Samsung C&amp;T ve dünya enerji devi Total Energies gibi önemli iş ortaklarıyla birlikte Türkiye’de bugüne kadar 10 milyar dolarlık yatırımı hayata geçirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/ronesans-holdinge-emea-financetan-bes-odul-127783.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bacacı Yatırım Holding’in, karar mekanizmasında kadınların imzası var</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/bacaci-yatirim-holdingin-karar-mekanizmasinda-kadinlarin-imzasi-var-139735.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/bacaci-yatirim-holdingin-karar-mekanizmasinda-kadinlarin-imzasi-var-139735.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=139735</guid>

					<description><![CDATA[Yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayan Bacacı Yatırım Holding&#8217;de toplam çalışanların yüzde 40&#8217;ını kadınlar oluşturuyor. Yönetim kademesinde kadın çalışan oranın yüzde 51’i bulduğunu belirten Bacacı Yatırım Holding İnsan Kaynakları İcra Kurulu Üyesi Zeynep Embel, İcra Kurulu üyelerinin çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu ifade etti. “Geleceğe değer üretmek” mottosuyla 9 farklı sektörde faaliyet gösteren, Halil İbrahim Bacacı’nın Yönetim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayan Bacacı Yatırım Holding&#8217;de toplam çalışanların yüzde 40&#8217;ını kadınlar oluşturuyor. Yönetim kademesinde kadın çalışan oranın yüzde 51’i bulduğunu belirten Bacacı Yatırım Holding İnsan Kaynakları İcra Kurulu Üyesi Zeynep Embel, İcra Kurulu üyelerinin çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu ifade etti.</i></b></p>
<p>“Geleceğe değer üretmek” mottosuyla 9 farklı sektörde faaliyet gösteren, Halil İbrahim Bacacı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Bacacı Yatırım Holding, kadınların karar alma mekanizmalarındaki etkin rolüyle öne çıkıyor. Grup şirketleriyle birlikte yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayan Bacacı Yatırım Holding’de çalışanların yüzde 40&#8217;ını kadınlar oluştururken, yönetim kademesinde bu oran yüzde 51&#8217;e ulaşıyor.</p>
<p>Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten <b><i>Bacacı Yatırım Holding İnsan Kaynakları İcra Kurulu Üyesi Zeynep Embel</i></b>, kadınların iş hayatında daha görünür ve etkin roller üstlenmesini önemsediklerini belirterek, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi. Holding bünyesinde çalışanların yaklaşık yüzde 60&#8217;ının kargo ve lojistik sektöründe görev yaptığını aktaran Embel, kalan yüzde 40&#8217;lık bölümün ise Bacacı Yatırım Holding’in faaliyet gösterdiği diğer sektörlerde istihdam edildiğini kaydetti. Çalışanların yaklaşık yüzde 20&#8217;sinin merkezi yönetim kadrolarında, yüzde 80&#8217;inin ise saha ekiplerinde yer aldığını belirten Embel, kadın çalışan oranının yıllar içinde istikrarlı şekilde yükseldiğini söyledi.</p>
<p><b>İCRA KURULUNDA KADINLAR ÇOĞUNLUKTA</b></p>
<p>Kadın çalışanların departmanlara göre dağılımı hakkında da bilgi veren Embel, “Ağırlıklı olarak, finans bütçe, insan kaynakları, bilgi teknolojileri, satın alma gibi farklı ve kritik birimlerde kadın çalışanlarımız etkin bir şekilde rol alıyor. İcra Kurulumuzun da çoğunluğu kadınlardan oluşmakta. Bu çerçevede grubumuz bünyesinde görev yapan kadın yöneticilerimize de ilham kaynağı olacak şekilde politikalarımızı belirlediğimizi söyleyebilirim” dedi.</p>
<p><b>“FIRSAT EŞİTLİĞİ VE KAPSAYICILIK İLKELERİ İLE HAREKET EDİYORUZ”</b></p>
<p>İşe alım ve terfi süreçlerinde eşitlik ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini vurgulayan Embel, “Objektif bir performans ve değerlendirme sistemini temele alıyor ve burada takip ettiğimiz kriterlere göre adayları belirliyoruz. Farklı birimlerin ve değerlendirme araçlarının da sürecin içinde olduğu bir sistemi ilerletiyoruz. Hazırlamış olduğumuz veri tabanlı raporlar, validasyon toplantıları ile adayların yetkinliklerini değerlendiriyoruz. Tüm değerlendirmelerimizde, adayın o role uygunluğunu yetkinlik temelli ele alıyoruz. Yaş, cinsiyet, medeni durum gibi kriterler bu süreçte kesinlikle gündeme alınmayan unsurlar olarak gündemimizde yer almıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><b>“GENÇ İSTİHDAMA YÖNELİK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”</b></p>
<p>Kariyer gelişimi ve yetenek yönetimini kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Embel, çalışanlar arasında geri bildirim kültürünü ve tecrübe paylaşımını destekleyen bir çalışma ortamı oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Özellikle genç istihdamını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Embel, yeni mezunların iş hayatına kazandırılması ve geleceğin yöneticilerinin yetiştirilmesi için çeşitli planlamalar yaptıklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde yönetimdeki kadın temsil oranını korumayı hedeflediklerini ifade eden Embel, genç yeteneklerin grup bünyesine katılmasını ve geleceğin kadın liderlerinin yetişmesini desteklemeyi öncelikleri arasında gördüklerini belirtti.</p>
<p><b><u>Bacacı Yatırım Holding hakkında</u></b></p>
<p>1980 yılında faaliyetlerine başlayan ve Halil İbrahim Bacacı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Bacacı Yatırım Holding lojistik, sanayi, inşaat, teknoloji, telekomünikasyon, gıda ve besin takviyeleri gibi alanlarda faaliyet gösteren çok sektörlü bir yatırım grubudur. 45 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen yatırım gruplarından olan Bacacı Yatırım Holding, Sürat Kargo, Sürat Lojistik, Port Mobile, Zade Yağları, Zade Vital, Panout, OutMedya, Port Filo ve Port Teknik Yapı gibi farklı sektörlerdeki güçlü markalarıyla değer üretmeye devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/bacaci-yatirim-holdingin-karar-mekanizmasinda-kadinlarin-imzasi-var-139735.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DHL Express Türkiye, global ölçekte 1.000’den fazla müşteriye fuar lojistik hizmeti sunuyor</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/dhl-express-turkiye-global-olcekte-1-000den-fazla-musteriye-fuar-lojistik-hizmeti-sunuyor-131743.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/dhl-express-turkiye-global-olcekte-1-000den-fazla-musteriye-fuar-lojistik-hizmeti-sunuyor-131743.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 06:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=131743</guid>

					<description><![CDATA[17 Haziran 2026: DHL Express Türkiye, Özel Hizmetler Departmanı kapsamında yer alan fuar lojistik hizmetiyle onlarca farklı ülkede yılda 1.000’den fazla müşteriye global ölçekte hizmet veriyor. Başta ihracatçı birliklerinin milli katılım organizasyonları olmak üzere birçok farklı sektörde faaliyet gösteren müşterilerine fuar lojistik hizmeti sağlayan DHL Express Türkiye, aynı anda tek bir fuarda yüzlerce katılımcının operasyonunu başarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>17 Haziran 2026:</strong> DHL Express Türkiye, Özel Hizmetler Departmanı kapsamında yer alan fuar lojistik hizmetiyle onlarca farklı ülkede yılda 1.000’den fazla müşteriye global ölçekte hizmet veriyor. Başta ihracatçı birliklerinin milli katılım organizasyonları olmak üzere birçok farklı sektörde faaliyet gösteren müşterilerine fuar lojistik hizmeti sağlayan DHL Express Türkiye, aynı anda tek bir fuarda yüzlerce katılımcının operasyonunu başarıyla yönetiyor.</p>
<p>DHL Express Türkiye’nin 20 yılı aşkın deneyime sahip Özel Hizmetler Departmanı, zaman hassasiyetinin en yüksek olduğu taşımacılık türlerinden biri olan fuar lojistiği hizmetinde müşterilerinin güvenilir çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Müşterilerinin küresel pazarlardaki vitrini olan fuarlarda; gönderilerin planlanması, uluslararası taşınması, gümrük süreçleri, fuar alanı teslimatı ve etkinlik sonrası dönüş operasyonları uzman ekipler tarafından uçtan uca yönetiliyor. DHL Özel Hizmetler Departmanı, hızlı bir şekilde toplanması ya da teslim edilmesi gereken zaman hassasiyetli gönderiler içerisinde yer alan tehlikeli maddeler ve ısı kontrollü eşyalar da dahil olmak üzere çeşitli gönderilerin taşınmasındaki uzmanlığıyla dünya çapında sorunsuz teslimatı garanti ediyor.</p>
<p><strong>Fuar Lojistiğinde Sürdürülebilir Çözüm</strong></p>
<p>Çevre dostu lojistik hizmetlerini geliştiren DHL Express Türkiye, sürdürülebilirliği iş yapış modelinin merkezine yerleştirerek çevresel dönüşümünü kararlılıkla sürdürüyor. DHL Özel Hizmetler Departmanı’nın fuar lojistik hizmetinde geliştirdiği katlanabilir fuar paleti çözümü, yeniden kullanılabilir yapısıyla sürdürülebilir lojistik anlayışını destekliyor. Yüksek mukavemetli yapısı sayesinde ürün güvenliğini maksimum seviyede korurken, katlanabilir özelliği sayesinde müşteriler için ek depolama maliyeti oluşturmuyor. Operasyonel avantajlarıyla da dikkat çeken katlanabilir fuar paletleri, fuarın son gününde katılımcılara erken ayrılma kolaylığı sağlayarak hem zaman hem operasyon yönetiminde önemli bir avantaj sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/dhl-express-turkiye-global-olcekte-1-000den-fazla-musteriye-fuar-lojistik-hizmeti-sunuyor-131743.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Hakan Çınar: &#8220;Transit ticaretin lider ülkesi olabiliriz&#8221;</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/dr-hakan-cinar-transit-ticaretin-lider-ulkesi-olabiliriz-139876.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/dr-hakan-cinar-transit-ticaretin-lider-ulkesi-olabiliriz-139876.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 06:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=139876</guid>

					<description><![CDATA[Küresel ticaretin yön değiştirdiği, sermayenin yeni güvenli limanlar aradığı ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye tarihi bir fırsatla karşı karşıya bulunuyor. Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) olarak, Türkiye&#8217;nin transit ticaret ve bölgesel dağıtım merkezi olma hedefini artık bir vizyon değil, acil bir ekonomik politika önceliği olarak görüyoruz. DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel ticaretin yön değiştirdiği, sermayenin yeni güvenli limanlar aradığı ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye tarihi bir fırsatla karşı karşıya bulunuyor. Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) olarak, Türkiye&#8217;nin transit ticaret ve bölgesel dağıtım merkezi olma hedefini artık bir vizyon değil, acil bir ekonomik politika önceliği olarak görüyoruz.</strong></p>
<p>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar “Son yıllarda yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı, Kızıldeniz krizi, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler, İsrail-İran hattındaki çatışmalar ve küresel ticaret savaşları, şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmalarına neden oldu. Dünya ticaretinin alışılmış güzergâhları artık daha maliyetli, daha riskli ve daha öngörülemez hale geldi. Tam da bu noktada Türkiye, coğrafi konumu, gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü limanları, hava kargo kapasitesi ve Avrupa, Asya, Afrika ile Orta Doğu&#8217;nun kesişim noktasındaki stratejik konumuyla öne çıkmaktadır.</p>
<p>Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40&#8217;ına, küresel ekonominin ise yaklaşık yüzde 30&#8217;una dört saatlik uçuş mesafesinde ulaşabilen Türkiye, transit ticaret açısından doğal bir merkezdir. Ancak bu avantajın ekonomik değere dönüşebilmesi için yeni bir vizyon ve cesur adımlar gerekmektedir.” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>Sermaye Yeni Bir Merkez Arıyor</strong></p>
<p>Çınar’a göre sermaye yeni merkez arıyor. “Son dönemde özellikle Körfez bölgesinde faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin yeni alternatif merkezler arayışında olduğu görülmektedir. Dubai uzun yıllardır bölgesel ticaret ve finans merkezi olarak önemli bir rol üstlenmiş olsa da artan maliyetler, yoğunlaşan rekabet ve küresel jeopolitik riskler şirketleri alternatif merkez arayışına yöneltmektedir. Türkiye ise İstanbul Havalimanı, Marmara Bölgesi limanları, Mersin, İzmir ve Karadeniz bağlantılarıyla bu yeni dönemin en güçlü adaylarından biridir.</p>
<p>İstanbul&#8217;un Londra, Frankfurt, Dubai ve Singapur arasında yeni nesil bir ticaret merkezi olarak konumlandırılması finans, sigorta, lojistik, teknoloji ve hizmet ihracatına da büyük katkı sağlayacaktır.”</p>
<p><strong>Yeni Vergi Düzenlemeleri Doğru Kurgulanmalı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin son dönemde vergi sisteminde yaptığı değişiklikler kayıt dışılığın önlenmesi ve mali disiplin açısından önemli olmakla birlikte, transit ticaret ve bölgesel merkez yatırımları açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Küresel şirketler yatırım kararı verirken yalnızca vergi oranlarına değil; öngörülebilirliğe, işlem hızına, bürokratik kolaylıklara ve operasyonel maliyetlere de bakmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle transit ticaret faaliyetleri için özel teşvik mekanizmalarının oluşturulması, bölgesel merkez kuran şirketlere uzun vadeli güven verilmesi ve gümrük süreçlerinin daha da dijitalleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye&#8217;nin rekabet ettiği ülkeler yalnızca bölge ülkeleri değil; Dubai, Singapur, Hollanda ve Polonya gibi küresel lojistik merkezlerdir. Bu nedenle yatırım ortamımızı uluslararası standartlarda yeniden ele almak zorundayız.</p>
<p><strong>Transit Ticaret Cari Açığa İlaç Olabilir</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en önemli ekonomik sorunlarından biri cari açık ve döviz ihtiyacıdır diyen Dr. Hakan Çınar sözlerini şöyle devam ettirdi:</p>
<p>“Transit ticaret ise üretim yatırımı kadar yüksek maliyet gerektirmeden ülkeye döviz kazandırabilecek stratejik alanlardan biridir. Bir ürünün Türkiye&#8217;ye gelmesi, depolanması, elleçlenmesi, etiketlenmesi, yeniden paketlenmesi, sigortalanması ve üçüncü ülkelere gönderilmesi sırasında oluşan katma değer; lojistikten bankacılığa, yazılımdan danışmanlığa kadar birçok sektöre gelir yaratmaktadır. Üstelik bu model, sanayi yatırımlarına kıyasla çok daha kısa sürede ekonomik sonuç üretebilmektedir.”</p>
<p><strong>DIŞYÖNDER&#8217;den Çağrı</strong></p>
<p>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin dış ticaret alanındaki en önemli STK’larından birisi olarak olarak hükümete, iş dünyasına ve ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunduklarını belirtti. Çınar, çağrı maddelerini şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Türkiye için bir <strong>&#8220;Transit Ticaret ve Bölgesel Merkez Stratejisi&#8221;</strong> hazırlanmalıdır.</li>
<li>İstanbul, Mersin ve İzmir başta olmak üzere belirli bölgeler <strong>uluslararası ticaret üsleri</strong> olarak yapılandırılmalıdır.</li>
<li>Transit ticaret işlemlerindeki bürokrasi daha da azaltılmalıdır.</li>
<li>Bölgesel merkez kuracak yabancı şirketler için rekabetçi teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir.</li>
<li>Kurumlar Vergisi muafiyeti, yalnızca Türkiye’ye uğramayan eşyalara değil, Türkiye’ye girip daha sonra transite konu olan eşyalara da uygulanmalıdır.</li>
<li>Türkiye, yalnızca üretim ve ihracat ülkesi değil, aynı zamanda küresel ticaretin yönetildiği bir merkez haline getirilmelidir.</li>
</ul>
<p>Dünya yeni bir ekonomik harita çiziyor. Ticaret yolları değişiyor, sermaye güvenli ve verimli limanlar arıyor, şirketler risklerini yeniden dağıtıyor. Türkiye&#8217;nin önünde belki de son yılların en büyük stratejik fırsatı bulunuyor. Bugün atılacak doğru adımlar sayesinde Türkiye sadece malların geçtiği bir koridor değil, ticaretin yönetildiği, finanse edildiği ve yönlendirildiği küresel bir merkez olabilir. Dışyönder olarak inanıyoruz ki; Türkiye, önümüzdeki on yılın transit ticaret liderlerinden biri olabilecek tüm avantajlara sahiptir. Önemli olan bu fırsatı zamanında görmek ve kararlılıkla harekete geçmektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/dr-hakan-cinar-transit-ticaretin-lider-ulkesi-olabiliriz-139876.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel tedarik zincirleri yeniden kurulurken  İstanbul stratejik konumunu koruyor</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/kuresel-tedarik-zincirleri-yeniden-kurulurken-istanbul-stratejik-konumunu-koruyor-132437.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/kuresel-tedarik-zincirleri-yeniden-kurulurken-istanbul-stratejik-konumunu-koruyor-132437.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=132437</guid>

					<description><![CDATA[Cushman &#38; Wakefield&#8217;ın dünya genelinde 135 sanayi ve lojistik pazarını analiz ettiği ‘’Küresel Sanayi &#38; Lojistik Dinamikleri 2026’’ raporuna göre jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler şirketleri tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaya zorluyor. Raporda İstanbul, maliyet baskılarına rağmen Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin öne çıkan lojistik merkezleri arasında gösterildi. Küresel ekonomide artan jeopolitik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Cushman &amp; Wakefield&#8217;ın dünya genelinde 135 sanayi ve lojistik pazarını analiz ettiği ‘’Küresel Sanayi &amp; Lojistik Dinamikleri 2026’’ raporuna göre jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler şirketleri tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaya zorluyor. Raporda İstanbul, maliyet baskılarına rağmen Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin öne çıkan lojistik merkezleri arasında gösterildi.</em></p>
<p>Küresel ekonomide artan jeopolitik gerilimler, değişen ticaret politikaları ve yükselen operasyonel maliyetler, şirketleri tedarik zinciri stratejilerini yeniden kurgulamaya yönlendiriyor. Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman &amp; Wakefield tarafından hazırlanan ‘’Küresel Sanayi &amp; Lojistik Dinamikleri 2026’’ raporu, dünya genelinde 135 sanayi ve lojistik pazarını inceleyerek yeni dönemde lojistik gayrimenkulünün şirketler için operasyonel bir ihtiyaç olmanın ötesine geçerek stratejik rekabet avantajına dönüştüğünü ortaya koydu.</p>
<p>Rapora göre küresel ticaret artık kalıcı belirsizliklerin şekillendirdiği bir döneme girdi. Jeopolitik çatışmalar, enerji arzına ilişkin riskler, iklim olayları ve iş gücü sıkıntıları, şirketlerin tek merkezli tedarik modellerinden uzaklaşarak daha esnek ve çok merkezli yapılara yönelmesine neden oluyor.</p>
<p><em><strong>İstanbul bölgenin öne çıkan lojistik merkezleri arasında</strong></em></p>
<p>Raporda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi değerlendirilirken İstanbul&#8217;un küresel ve bölgesel maliyet baskılarına rağmen stratejik önemini koruduğuna dikkat çekildi. Avrupa tedarik zincirlerinin önemli bağlantı noktalarından biri olarak gösterilen İstanbul, bölgenin öne çıkan lojistik pazarları arasında yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yüksek enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artışın iş gücü maliyetlerini bölge ortalamasının üzerine taşıdığı belirtilirken, ülkenin coğrafi konumu ve çoklu pazarlara erişim avantajının yatırımcılar açısından önemini sürdürdüğü vurgulandı.</p>
<p><em><strong>Küresel kiralar son beş yılda yüzde 36 arttı</strong></em></p>
<p>Rapora göre küresel lojistik kiraları 2020 yılına kıyasla ortalama yüzde 36 yükseldi. İncelenen pazarların yüzde 61&#8217;inde yıllık bazda kira artışları devam ederken, özellikle Latin Amerika güçlü talep ve düşük boşluk oranlarıyla kira büyümesine öncülük ediyor.</p>
<p>Avrupa&#8217;da ise İngiltere, Fransa, Portekiz ve İskandinav ülkelerinde arzın sınırlı kalması kira artışlarını desteklemeyi sürdürüyor.</p>
<p><em><strong>Enerji ve teknoloji yatırımları belirleyici olacak</strong></em></p>
<p>Araştırma, önümüzdeki dönemde yapay zeka destekli planlama sistemleri, otomasyon çözümleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının lojistik sektörünün dönüşümünde kritik rol oynayacağını ortaya koyuyor. Özellikle elektrikli araçlar, otomasyon sistemleri ve enerji yoğun operasyonların yaygınlaşmasıyla birlikte enerji maliyetleri, tesis seçiminde en önemli kriterlerden biri haline geliyor.</p>
<p>Rapora göre gelecekte başarı sağlayacak şirketler, yalnızca maliyet avantajına odaklananlar değil; tedarik zincirlerini çeşitlendiren, teknolojiyi operasyonlarına entegre eden ve stratejik lokasyonlarda uzun vadeli pozisyon alanlar olacak.</p>
<p>Cushman &amp; Wakefield yetkilileri, küresel lojistik ve sanayi piyasalarında belirsizliğin kalıcı hale geldiği yeni dönemde esneklik, sürdürülebilirlik ve dayanıklılığın şirketlerin en önemli rekabet unsurları olarak öne çıkacağını belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/kuresel-tedarik-zincirleri-yeniden-kurulurken-istanbul-stratejik-konumunu-koruyor-132437.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miras kalan tarlaya ev yaptıysanız dikkat</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/miras-kalan-tarlaya-ev-yaptiysaniz-dikkat-129351.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/miras-kalan-tarlaya-ev-yaptiysaniz-dikkat-129351.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=129351</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de miras yoluyla intikal eden ya da ortak mülkiyete konu olan arsa ve tarlalar üzerinde yapılan evler, çoğu zaman sahiplerine güven veriyor. Ancak tapu kayıtlarında yalnızca arsa ya da tarla olarak görünen taşınmazlar üzerinde kişisel imkanlarla inşa edilen yapılar, hukuki açıdan ciddi riskler barındırıyor. Kakıcı &#38; Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek, hisseli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de miras yoluyla intikal eden ya da ortak mülkiyete konu olan arsa ve tarlalar üzerinde yapılan evler, çoğu zaman sahiplerine güven veriyor. Ancak tapu kayıtlarında yalnızca arsa ya da tarla olarak görünen taşınmazlar üzerinde kişisel imkanlarla inşa edilen yapılar, hukuki açıdan ciddi riskler barındırıyor. Kakıcı &amp; Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek, hisseli taşınmaz üzerine yapılan evlerin, gerekli hukuki koruma sağlanmadığı takdirde ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma süreçlerinde ev sahibinin mağduriyet yaşamasına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p>Miras kalan ya da ortak mülkiyete konu olan arsalara yapılan evler, tapuda kayıt altına alınmadığında ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Hak kaybı yaşanmaması için hukuki adımların zamanında atılması gerektiğini belirtiyor. Ortaklığın giderilmesi davalarında evinizin bedelini koruyabilmeniz için yalnızca evi yapmış olmanız yeterli olmayabilir. Hukuki süreçler, mülkiyet hakkının belirlenmesinde kritik rol oynuyor.</p>
<p><strong>Tapuda Ev Yoksa, Hukuken Hak İddia Etmek Zorlaşabiliyor</strong></p>
<p>Birçok kişi babasından kalan tarlaya, aile arasında paylaşılan arsaya ya da hissedarı olduğu taşınmaz üzerine kendi bütçesiyle ev yaptırıyor. Ancak tapu kayıtlarında yapı yer almıyorsa ve taşınmaz yalnızca arsa veya tarla olarak görünüyorsa, ilerleyen süreçlerde beklenmedik sorunlar ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><strong>Kakıcı &amp; Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek</strong>, “Vatandaşlar yıllarca emek verip ciddi maliyetlerle ev inşa ediyor. Ancak hukuken önemli olan yalnızca fiili durum değil, bu yapının mülkiyetinin nasıl değerlendirileceğidir. Tapuda gerekli işlemler yapılmamışsa, evin bedeli üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu düşünmek yanıltıcı olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Büyük Risk</strong></p>
<p>Özellikle son yıllarda sayıları artan ortaklığın giderilmesi davalarında hisseli taşınmazlar satışa çıkarılıyor. Bu durumda taşınmaz üzerinde bulunan evin değeri de satış bedeline dahil ediliyor. <strong>Şimşek,</strong> “Kendi paranızla yaptığınız evin bedelinin tamamını alacağınızı düşünüyorsanız yanılabilirsiniz. Hukuki koruma sağlanmamışsa, satıştan elde edilen gelir sadece evi yapan kişiye değil, tüm paydaşlara hisseleri oranında dağıtılabilir. Yani yılların emeği ve yatırımı ortaklar arasında paylaşılabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kamulaştırma Süreçlerinde de Aynı Tehlike Geçerli</strong></p>
<p>Risk yalnızca ortaklığın giderilmesi davalarıyla sınırlı değil. Kamulaştırma işlemlerinde de benzer sonuçlarla karşılaşılabiliyor. Taşınmaz üzerinde bulunan yapının kime ait olduğunun hukuken ortaya konulamaması halinde, yapı bedelinin dağıtımında hak kayıpları yaşanabiliyor. Bu nedenle taşınmaz üzerindeki yapıların hukuki statüsünün zamanında belirlenmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Çözüm: Muhtesadın Aidiyeti Davası</strong></p>
<p><strong>Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e</strong> göre bunun yolu “muhtesadın aidiyeti davası”ndan geçiyor. Bu dava sayesinde taşınmaz üzerindeki yapının kim tarafından ve hangi kaynaklarla inşa edildiği mahkeme kararıyla tespit edilebiliyor. <strong>Şimşek,</strong> “Yapının kendi imkanlarıyla yapıldığını belge, tanık beyanı ve diğer delillerle ispatlayan kişi, ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma sonrasında evin değerinin kendisine ait olduğunun tespitini sağlayabilir. Böylece satış bedeli içerisinde yer alan yapı değerinin tamamını alma imkanına kavuşabilir” dedi.</p>
<p><strong>Hukuki Önlem Alınmadığında Geri Dönüş Zorlaşıyor</strong></p>
<p>Vatandaşların çoğu zaman aile içindeki güven ilişkisine dayanarak hareket ettiğini belirten Şimşek, taşınmazlar söz konusu olduğunda hukuki güvence oluşturmanın önemine dikkat çekerek, “Bugün herhangi bir sorun görünmeyebilir. Ancak yıllar sonra açılacak bir ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi, ciddi maddi kayıplara neden olabilir. Bu nedenle hisseli taşınmaz üzerinde bulunan yapıların hukuki durumunun uzman desteğiyle değerlendirilmesi ve gerekli işlemlerin zamanında yapılması büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/miras-kalan-tarlaya-ev-yaptiysaniz-dikkat-129351.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYİDER Başkanı Hakan Şişik  “Ev almanın tam zamanı”</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani-134787.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani-134787.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=134787</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın açıklamış olduğu mayıs ayına ait konut satış endeksi, fiyatların geriye geldiğini görüyoruz. Reeldeki yüzde 6,1’lik azalış, konut almak için doğru zaman olduğunu gösteriyor. Şu anda elinde nakiti bulunan, kira fiyatlarını ödemekte zorlanan, konuta erişmekte zorlanan tüketici için önemli bir fırsat. Yüksek kredi faizlerine takılmadan, nakiti olanlar için firmaların finansman fırsatlarını ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın açıklamış olduğu mayıs ayına ait konut satış endeksi, fiyatların geriye geldiğini görüyoruz. Reeldeki yüzde 6,1’lik azalış, konut almak için doğru zaman olduğunu gösteriyor. Şu anda elinde nakiti bulunan, kira fiyatlarını ödemekte zorlanan, konuta erişmekte zorlanan tüketici için önemli bir fırsat. Yüksek kredi faizlerine takılmadan, nakiti olanlar için firmaların finansman fırsatlarını ya da peşin alımlarda indirim avantajlarını değerlendirebilirler. Biz müteahhitler açısından bakarsak da artan maliyetlere rağmen kâr marjımızdan fedakarlık yaptığımız anlamına geliyor. Yarın faiz oranlarında bir gevşeme başladığı anda, ertelenen talep piyasaya hücum edecek ve fiyatlar bu sefer reel olarak çok sert yükselecektir. Dolayısıyla imkanı olan, doğru lokasyonda ve doğru fiyatta yakaladığı projeyi kaçırmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani-134787.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Rumeli Üniversitesi Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nda sunduğu proje teklifiyle küresel geleceğe yön verdi</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/istanbul-rumeli-universitesi-uluslararasi-sifir-atik-forumunda-sundugu-proje-teklifiyle-kuresel-gelecege-yon-verdi-116399.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/istanbul-rumeli-universitesi-uluslararasi-sifir-atik-forumunda-sundugu-proje-teklifiyle-kuresel-gelecege-yon-verdi-116399.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 06:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=116399</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Rumeli Üniversitesi, çevre ve sürdürülebilirlik alanında dünyanın en önemli organizasyonları arasında gösterilen Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nda yerini aldı. Forumda üniversiteyi; İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı ve Sıfır Atık Takım Lideri Prof. Dr. İbrahim Yüksel ile komisyon ve takım üyeleri Prof. Dr. Osman Çakmak, Doç. Dr. Sibel Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Yasin Ucakan temsil etti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Rumeli Üniversitesi, çevre ve sürdürülebilirlik alanında dünyanın en önemli organizasyonları arasında gösterilen Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nda yerini aldı. Forumda üniversiteyi; İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı ve Sıfır Atık Takım Lideri Prof. Dr. İbrahim Yüksel ile komisyon ve takım üyeleri Prof. Dr. Osman Çakmak, Doç. Dr. Sibel Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Yasin Ucakan temsil etti.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın açılış konuşmasını yaptığı forumun kapanışı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirildi. Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma konularının ele alındığı etkinlikte, 183 ülkeden bakanlar, üst düzey bürokratlar ile Birleşmiş Milletler ve UNICEF’in üst düzey temsilcileri bir araya geldi.</p>
<p><strong>Sıfır Atık Küresel Bir Harekete Dönüşüyor</strong></p>
<p>Forum boyunca sıfır atık, iklim değişikliği, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları ele alınırken, organizasyonun bu yılki teması “COP31’e Giden Yol” olarak belirlendi. İlk kez 2025 yılında 130 ülkenin katılımıyla düzenlenen forumun bu yıl 183 ülkeye ulaşması, sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu.</p>
<p><strong>İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden COP31’e Uzanacak Proje</strong></p>
<p>İstanbul Rumeli Üniversitesi, forum kapsamında çevre geleceğine yön verecek kapsamlı bir proje önerisini de uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı buldu. Söz konusu proje, 20 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Valisi Davut Gül başkanlığında gerçekleştirilen proje lansman toplantısında kabul edilerek Sıfır Atık Vakfı’nın resmi platformunda yayımlandı. Projenin, Kasım ayında gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi’nde hayata geçirilmesi ve İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin burada da temsil edilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>“Üniversiteler Sürdürülebilir Geleceğin En Güçlü Paydaşlarıdır”</strong></p>
<p>Forumun ardından değerlendirmelerde bulunan İstanbul Rumeli Üniversitesi İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı ve Sıfır Atık Takım Lideri Prof. Dr. İbrahim Yüksel, üniversitelerin iklim kriziyle mücadelede üstlendiği role dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Yüksel, “Uluslararası Sıfır Atık Forumu, geleceğin sürdürülebilir yaşam modellerinin şekillendirildiği önemli bir küresel buluşmadır. 183 ülkeden temsilcinin katılım göstermesi, sıfır atık yaklaşımının artık tüm dünyanın ortak gündemi haline geldiğini göstermektedir. İstanbul Rumeli Üniversitesi olarak bu sürecin içinde yer almaktan ve çözüm üreten akademik çalışmalarımızı uluslararası platformlarda paylaşmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Üniversitelerin bilgi üretmenin ötesinde toplumsal dönüşüme öncülük eden kurumlar olduğuna vurgu yapan Yüksel, “Forum kapsamında sunduğumuz proje, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğiyle mücadele ve toplumsal farkındalık alanlarında somut katkılar sunmayı hedeflemektedir. Projemizin COP31 sürecinde hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Üniversiteler, sürdürülebilir geleceğin en güçlü paydaşlarıdır ve biz de bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/istanbul-rumeli-universitesi-uluslararasi-sifir-atik-forumunda-sundugu-proje-teklifiyle-kuresel-gelecege-yon-verdi-116399.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim ve üretimi buluşturan iş birliği</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/egitim-ve-uretimi-bulusturan-is-birligi-137194.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/egitim-ve-uretimi-bulusturan-is-birligi-137194.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 06:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=137194</guid>

					<description><![CDATA[Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu ve İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Arasında Eğitim-İstihdam İş Birliği Protokolü İmzalandı. Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu ile İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi (İAYOSB) arasında, mesleki eğitim faaliyetlerinin planlanması ve uygulanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen protokol, özellikle tehlikeli ve çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu ve İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Arasında Eğitim-İstihdam İş Birliği Protokolü İmzalandı.</strong></p>
<p>Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu ile İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi (İAYOSB) arasında, mesleki eğitim faaliyetlerinin planlanması ve uygulanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen protokol, özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işler başta olmak üzere iş ve üretim sektörünün ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor.</p>
<p>İmzalanan protokol kapsamında, sanayi bölgesinden gelen eğitim talepleri doğrultusunda özel eğitim programları planlanacak ve mesleki alanlarda uygulamaya dönük eğitim faaliyetleri yürütülecek. Eğitimler, istihdama hazırlık amacıyla, uygulamalı ve sektör odaklı olarak gerçekleştirilecek. Toplam 40 saatlik programlar tamamlandığında katılımcılara belge verilecek.</p>
<p>İmza törenine Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyeti Başkanı Erdem Tunaboylu, Adıgüzel Vakfı Başkanı Ebru Adıgüzel Tunaboylu, Yüksekokul Müdürü Yüce Pişkinsüt, Dr. Öğretim Üyesi Semih Yıldır ile İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çökmez katıldı.</p>
<p>Gerçekleştirilecek eğitim faaliyetleri, ilgili sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilecek ve yürürlükteki mevzuat ile iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine uygun olarak uygulanacak.</p>
<p>Bu iş birliği ile akademik bilgi birikimi ile sanayi tecrübesi bir araya getirilerek, bölgesel kalkınmaya katkı sağlanması ve sektöre donanımlı mezunlar kazandırılması amaçlanıyor. Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu ile İAYOSB arasında imzalanan bu protokol, eğitim ve istihdam entegrasyonunu güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Eğitim ile üretimi buluşturan bu protokolün, gençlerin geleceğine ve ülkemizin sanayi gücüne değerli katkılar sağlaması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/egitim-ve-uretimi-bulusturan-is-birligi-137194.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tosyalı Avrupa’nın 2. büyük çelik üreticisi ve dünyanın en hızlı büyüyen çelik üreticisi oldu</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-ve-dunyanin-en-hizli-buyuyen-celik-ureticisi-oldu-133693.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-ve-dunyanin-en-hizli-buyuyen-celik-ureticisi-oldu-133693.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=133693</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) açıkladığı üretim verilerine göre Tosyalı, 2025’te 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle önceki yıla göre 14 basamak birden sıçrayarak dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldi. Türkiye’den çıkan bir dünya markası olan Tosyalı bu sonuçla, Avrupa’nın 2. büyük çelik üreticisi ve dünyanın ilk 50 çelik şirketi arasında en hızlı büyüyen çelik üreticisi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) açıkladığı üretim verilerine göre Tosyalı, 2025’te 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle önceki yıla göre 14 basamak birden sıçrayarak dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldi. Türkiye’den çıkan bir dünya markası olan Tosyalı bu sonuçla, Avrupa’nın 2. büyük çelik üreticisi ve dünyanın ilk 50 çelik şirketi arasında en hızlı büyüyen çelik üreticisi oldu. </strong></p>
<p>Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, ülkemizden çıkan bir dünya markası olarak sürdürülebilirlik odaklı yatırımları, üç kıtaya yayılan üretim ekosistemi ve katma değer yaratan nitelikli yeşil çelik ürünleriyle dünya çelik ligindeki istikrarlı yükselişini sürdürürken, tüm sektörlere de örnek olmaya devam ediyor.</p>
<p>Türkiye, Cezayir, Angola, Libya ve İspanya’daki üretim tesisleriyle 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesine sahip olan Tosyalı, yaklaşık 15 bin çalışanıyla dünya çelik sektöründe son yılların en dikkat çekici büyüme hikâyelerinden birine imza atmayı başardı.</p>
<p>Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) açıkladığı verilere göre Tosyalı, 2025 yılında gerçekleştirdiği 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle önceki yıla göre 14 basamak birden yükselerek dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldi.</p>
<p>İki haneli üretim seviyesine ulaşarak önemli bir eşiği geride bırakan Tosyalı, 2025 yılında bir önceki yıla göre gerçekleştirdiği %33’lük üretim artışıyla dünyanın en büyük 50 çelik üreticisi arasında en hızlı yükselen şirket oldu. Şirket aynı zamanda Türkiye merkezli üreticiler arasındaki liderliğini sürdürürken, Avrupalı şirketler arasında ikinci büyük çelik üreticisi konumuna yükseldi.</p>
<p><strong>“Tosyalı’nın son beş yılda ortaya koyduğu güçlü performansın arkasında, dünya ticaretindeki dönüşümü ve çelik sektörünün geleceğini doğru okuyarak buna uygun bir iş modeli geliştirmesi yatmaktadır” diyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı,</strong> “Tosyalı olarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odaklı iş modelimizle, uzun vadede değer yaratan bir büyüme mimarisi inşa edebiliyoruz. Merkezinde sürdürülebilirliğin yer aldığı bu model ile; hammaddeden nihai ürüne kadar tüm değer zincirini entegre bir ekosistem ile yönetebiliyor, farklı coğrafyalardaki tesislerimizi birbirini besleyen bir üretim ağı olarak kurgulayabiliyoruz. Bu yaklaşım bize sadece, verimlilik, maliyet ve esneklik anlamında bir avantaj sağlamıyor, aynı zamanda zincirin her halkasında emisyonlarımızı daha iyi yönetmemize yardımcı olarak yeşil çelik üretiminde bizi daha rekabetçi hale getiriyor. Bugün gerçek emisyon verileriyle çalışan ve varsayılan değerlere kıyasla yüzde 70’e varan daha düşük karbon salımıyla üretim yapan bir küresel çelik şirketi olarak; sadece üretim hacmimizle değil sunduğumuz katma değer yaratan iş modelimizle de dünyada fark yaratmaya devam ediyoruz. Bu stratejinin bir yansıması olarak, 2021 yılında 4,68 milyon ton olan ham çelik üretimimizi 2025 yılında 12,11 milyon tona çıkararak son beş yılda üretimini oransal olarak en fazla artıran küresel çelik üreticisi olduk. Dünya çelik üreticileri sıralamasında 32. sırada yer alan, Avrupa’nın ikinci büyük ve Türkiye’nin lider çelik üreticisi olarak bugün ulaştığımız nokta bizim için önemli bir eşik olsa da nihai hedefimiz bunun çok daha ötesinde. İnanıyorum ki devam eden yatırımlarımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle, dünyanın en büyük 20 çelik üreticisinden biri olma hedefimize önümüzdeki birkaç yıl içinde ulaşacağız.</p>
<p><strong>Konsolide 9 milyar dolar ciro ve 2 milyar doların üzerinde ihracat </strong></p>
<p>2025 yılında toplamda 9 milyar dolar ciroya ve 2 milyar doların üzerinde ihracat rakamına ulaşan Tosyalı, tüm operasyonları dikkate alındığında 5 kıtada 100’ü aşkın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Tosyalı’nın bu güçlü büyümesinde Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisi ve Cezayir’deki yatırımı olan Tosyalı Algérie çok önemli bir rol üstleniyor. 2023 yılında devreye alınan ve 4 milyon ton/yıl yassı çelik üretim kapasitesine sahip Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisi, tam kapasiteye ulaşması ile birlikte Türkiye’nin katma değerli ihracatına önemli bir katkı sunmaya başladı.</p>
<p>Tosyalı’nın üretim ve ihracat başarısındaki bir diğer gücü olan Cezayir’deki Tosyalı Algérie ise hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük üreticisi ve ihracatçısı konumunda.</p>
<p>Tosyalı, çelik boru ve profil segmentinde ise Avrupa’nın en büyük üreticisi olarak güçlü büyümesini sürdürüyor. Tosyalı sadece 2025 yılında Dünya’dan Ay’a 1 defa gidip gelecek uzunlukta boru ve profil üreterek bu segmentteki küresel gücünü bir kez daha ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-ve-dunyanin-en-hizli-buyuyen-celik-ureticisi-oldu-133693.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
