<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serkan Kumdakçı &#8211; Emlaktafark</title>
	<atom:link href="https://www.emlaktafark.com/tag/serkan-kumdakci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaktafark.com</link>
	<description>&#039;&#039;Bizimle Herşey Çok Farklı&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2020 18:27:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.2</generator>
	<item>
		<title>Covid-19 virüsü sonrası gerçekleşen vergi düzenlemeleri</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/covid-19-virusu-sonrasi-gerceklesen-vergi-duzenlemeleri-162112.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/covid-19-virusu-sonrasi-gerceklesen-vergi-duzenlemeleri-162112.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2020 10:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer Kategoriler]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Çalışma Ödeneği de İşsizlik Sigortası Fonu]]></category>
		<category><![CDATA[Mücbir Sebep]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Kumdakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=162112</guid>

					<description><![CDATA[CSK Denetim ve Mali Müşavirlik’in sahibi Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı Covid-19 virüsü sonrası gerçekleşen vergi düzenlemelerini MAG Business&#8217;a özel verdiği röportajında anlattı. &#8220;2019’un son günlerinde ilk kez Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs küresel salgınının dünya üzerinde yayılmasını haber bültenlerinde izlerken 11 Martta ilk vakanın ülkemizde de görülmesi ile birlikte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CSK Denetim ve Mali Müşavirlik’in sahibi Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı Covid-19 virüsü sonrası gerçekleşen vergi düzenlemelerini MAG Business&#8217;a özel verdiği röportajında anlattı. </strong></p>
<p>&#8220;2019’un son günlerinde ilk kez Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs küresel salgınının dünya üzerinde yayılmasını haber bültenlerinde izlerken 11 Martta ilk vakanın ülkemizde de görülmesi ile birlikte bir anda kendimizi bir korku filminin setinde bulduk&#8221; ifadelerini kullanan Kumdakçı sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Ülkemizin sağlık politikaları salgını daha makul düzeyde atlatmamız açısından umut verse de yinede endişeli bekleyişimiz devam ediyor.Ülke genelinde evde kalma konusunda bir irade ortaya koymaya çalışsak da dönmeye devam eden ekonomi çarkları bazı kesimler açısından hala çalışma ortamlarında içerisinde bulunmayı zorunlu hale getiriyor. Devlet bütçesi olarak bütçe gelirlerimizin yaklaşık %90 &#8216;ının vergi gelirlerinden oluştuğu düşünülürse , salgın dolayısı ile devletin sağlık politikalarının yanı sıra vergisel anlamada mali politikalarının da ne kadar önemli olduğu daha net anlaşılacaktır. Bu dönemde hem vergisel olarak hem istihdam ve sosyal güvenlik anlamında bir çok düzenleme yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.&#8221;</p>
<p><strong>Mücbir Sebep</strong></p>
<p>Bu dönemde en çok telaffuz edilen kavramlardan biri ‘’ Mücbir Sebep ‘’ yani ; önüne geçilmesi elde olmayan, istek dışında dışında oluşan olağanüstü durum. Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere , ortada bir mücbir sebep durumunun olduğu sanırım su götürmez bir gerçek. Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından İlk önce vergisel anlamda mücbir sebep hali içerisinde olan sektör belirlemeleri yapıldı. 24 Mart tarihli 518 sayılı VUK genel tebliği ile; AVM ler dahil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik, madencilik, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv, araç kiralama, depolama faaliyetleri ,ulaşım, sanatsal hizmetler, matbaacılık, konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil , etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin bu salgından etkilendiği ve mücbir sebep halinde olduğu belirlendi.</p>
<p>Mücbir sebep hali içerisinde olan sektörlerde faaliyet gösteren firmaların KDV-Muhtasar-Ba/Bs –Defter Beratları gibi beyan süreleri, temmuz ayına ( 27 Temmuz ) bu beyanlara ilişkin ödemeler sırası ile Ekim-Kasım-Aralık aylarına ertelendi. Aynı şekilde Sosyal Sigortalar kurumuna yapılacak ödemeler de aynı takvimler dahilinde ertelendi.</p>
<p>Yapılan işlem çok yerinde ve zamanında, ama bu sektör ayrımı biraz mağduriyet yarattı,mesela bir inşaat şantiyesi düşünün burada elektrik taşeronluğu yapan firma bu salgından etkilenmemiş ama ana müteahhit inşaat şirketi salgından etkilenmiş gibi bir durum oluştu. Bu tip vergi ertelemesi müessesesinden hiçbir sektör ayrımı gözetmeksizin tüm sektörleri faydalandırmak sanırım daha yerinde bir karar olurdu.Şunu da kabul etmek gerekir perakende yada toptan gıda ticareti yapan firmalar dışında tüm sektörler bu krizden fazlasıyla etkilendi.</p>
<p>Bu mücbir sebep durumunun belirlenmesinde bu kez NACE kodu adıyla bilinen ada faaliyet kodları sıkıntı yarattı. Çünkü Hazine ve Maliye bakanlığı Mücbir sebep halindeki şirketleri belirlerken sektör ayrımını NACE koduna göre yapıyordu. Ama bu kez NACE kodu farklı, yaptığı faaliyet farklı olan firmalar mağduriyet yaşama endişesine kapıldı. Bu durumu da Gelir İdaresi Başkanlığı 03.04.2020 tarihinde yayınladığı bir iç genelge ile düzelmeye çalıştı. Firmaların NACE kodlarının herhangi başka bir tespite gerek kalmaksızın,elde ettikleri oransal gelir dağılımına göre yeniden belirlenmesine imkan tanındı.</p>
<p>Tabi yapılan bu düzenlemeler mükelleflerin mağduriyet yaşamaması adına yapıldı ama en başta sektör ayrımı yapılmaksızın tüm mükellefler &#8220;Mücbir Sebep&#8221; kapsamına alınsa daha yerinde bir düzenleme olurdu diye düşünmeden edemiyoruz.</p>
<p><strong><u>Kısa Çalışma Ödenekleri</u></strong></p>
<p>Kısa Çalışma Ödeneği de İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında sağlanan bir imkan olarak, bu salgın dolayısı ile iş yerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltan veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durduran iş yerlerine işçi maaşlarının bir kısmının devlet tarafından karşılanması olarak sunuldu.</p>
<p>Burada ödenecek ücret hesaplaması, sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak günlük ortalama kazancın %60’ı üzerinden yapılmaktadır. Bir işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, işverence Kuruma yapılan başvurunun uygun bulunmasının yanında, kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün içinde kesintisiz çalışmış olması ve son üç yıl içinde adına en az 600 gün işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması gerekmektedir. Asıl sorunda burada başlıyor , çünkü işsizlik sigortası almaya hak kazanmayan işçiler bu bahsedilen Kısa Çalışma Ödeneği nden de faydalanamıyor. Hal böyle olunca mesela, iş yerinde çalışmaya 4 aydan daha önceki sürede başlayan işçiler bu imkandan maalesef faydalanamıyor.</p>
<p>Bu konuda oluşan mağduriyet 16.04.2020 tarihinde yayınlanan 7244 sayılı yasa ile yapılan düzenlemeler ile giderilmeye çalışıldı. Bu yasa ile KÇÖ den faydalanamayan çalışanı ,ücretsiz izne ayırarak , günlük 39,24-TL ödeme alması sağlanabilecek şeklinde düzenleme yapıldı.</p>
<p><strong>7244 sayılı yasa </strong></p>
<p>Bu kanunun genel gerekçesini şirketlerin varlıklarının sürdürülebilmesi açısından şirket likiditesinin Korunmasının sağlanması ve istihdamın devamlılığına yönelik bazı tedbirlerin alınması olarak özetleyebiliriz.</p>
<p>Yasal düzenlemelerden bazı ana başlıklar şöyle;</p>
<p>-Sermaye Şirketlerinden nakit çıkışlarını azaltmak ve likidite planlaması açısından , kar dağıtımı %25 ile sınırlandırılmıştır.</p>
<p>-Covid-19 Sebebiyle yapılan kısa çalışma ödeneği başvuruları uygunluk tespiti beklenmeksizin mükellef beyanına göre sonuçlandırılacaktır . Bu düzenleme ile KÇÖ ile ilgili bürokrasi azaltılması ve başvuruların daha hızlı sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.</p>
<p>-Tüm iş yerlerinde işten çıkartma &#8220;Ahlak ve iyi niyet kuralına aykırı hareketler hariç olmak üzere&#8221; 3 ay yasaklanmıştır.</p>
<p>-İşveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmayan çalışanlar ile 15 Mart 2020 tarihinden sonra iş akdi feshedilenlere günlük 39,24 TL işsizlik fonundan ödeme yapılacaktır.</p>
<p>-Dernekler tarafından yapılacak bildirim ve beyanlar ile dernek toplantıları dahil bazı toplantılar ertelenmiştir.</p>
<p>Görüldüğü gibi bu salgından psikolojik olarak etkilenmenin yanı sıra ekonomik olarak da oluşan travmanın biraz da olsa üstesinden gelebilmek adına bazı düzenlemeler yapıldı. Kimine göre yeterli kimine göre yetersiz olarak görünse de en azından bu etkilerin azaltılması adına bazı adımların atılması memnuniyet verici olarak karşılanabilir.</p>
<p><strong><u>Salgın sonrası</u></strong></p>
<p>Asıl mesele bence bu kriz ortamı bitip toz duman dağıldıktan sonra gün yüzüne çıkacak. Bu kez de sektörel bazda destek ve teşvik paketleri beklentileri oluşacak . Çünkü bazı sektörler gerçekten de bu süreçten sonra ciddi destekler bekliyor. Aklıma ilk gelen şehirler arası otobüs işletmeleri seyahat kısıtlamaları dolayısı ile bu süreçten çok yara alacağa benziyor aynı şekilde restaurantlar, hazır giyim ve AVM sektörleri bu süreçte hep kapalı kaldılar. Çarklar tekrar dönmeye başladığında bu sektörler başta olmak üzere tüm sektörler üzerinde yine vergiler üzerinden teşvik paketleri gündeme gelecektir. Örneğin; Hava yoluna uygulanan KDV indirimi karayolu ile insan taşımacılığı yapan firmalara uygulanabilir yine AVM lerde ödenen kiralardan alınan KDV belirli bir süre kaldırılabilir. Tabi bunları bu süreç bittikten sonra Hazine ve Maliye bakanlığımız en iyi şekilde değerlendirerek sonuçlandıracaktır.</p>
<p>Sonuç olarak devlet-millet el ele gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz. Her kesim kendince fedakârlıklar yapıyor ve millet olarak Korona Virüs maliyetine( Koronavirüs + KDV ) olarak fazlasıyla katlanıyoruz. Umarım bu süreç en kısa zamanda atlatılır ve yine eski güzel günlerimize sağlıkla döneriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/covid-19-virusu-sonrasi-gerceklesen-vergi-duzenlemeleri-162112.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomobil alımında büyü bozuldu</title>
		<link>https://www.emlaktafark.com/otomobil-aliminda-buyu-bozuldu-161120.html</link>
					<comments>https://www.emlaktafark.com/otomobil-aliminda-buyu-bozuldu-161120.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2020 11:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[CSK Denetim ve Mali Müşavirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Gider Kısıtlaması]]></category>
		<category><![CDATA[KDV]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir Bu Binek Otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil alımında büyü bozuldu]]></category>
		<category><![CDATA[ÖTV]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Kumdakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaktafark.com/?p=161120</guid>

					<description><![CDATA[CSK Denetim ve Mali Müşavirlik’in sahibi Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı binek otomobillere getirilen yasal düzenlemelerden, genel gider kısıtlamasına kadar birçok konuyu MAG Business’a özel verdiği röportajında anlattı. Yıl sonu araba değiştirme uygulamasının 7194 sayılı Torba Kanun’da yapılan düzenlemeler ile tarih olduğunu anlatan Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CSK Denetim ve Mali Müşavirlik’in sahibi Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı binek otomobillere getirilen yasal düzenlemelerden, genel gider kısıtlamasına kadar birçok konuyu MAG Business’a özel verdiği röportajında anlattı.</strong></p>
<p>Yıl sonu araba değiştirme uygulamasının 7194 sayılı Torba Kanun’da yapılan düzenlemeler ile tarih olduğunu anlatan Bağımsız Denetçi ve S. M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı “Mevcut uygulamada, işletme aktifine kayıtlı olup kazancın elde edilmesinde kullanılan binek otomobillere ait giderlerin tamamı (Motorlu taşıtlar vergisi hariç) gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınabilmekteydi. 7194 Sayılı Kanun gerekçesinde bu duruma işaret edilerek, uygulamanın suistimal edildiği ve şahsi ihtiyaçlar için kullanılan binek otomobillere ait giderlerin de gelir veya kurum kazancından indirilebildiği bu durumun değiştirilmesi gerekliliği belirtilmiştir.”</p>
<p>7194 sayılı Kanunla yapılan bazı düzenlemeler ile binek otomobillerinin alımında, kiralanmasında ve giderlerinde, indirim kısıtlamasına ilişkin hükümler getirildiğine de vurgu yapan Kumdakçı “KDV Kanununun 29/1. maddesi uyarınca KDV mükellefleri, faaliyetlerine ilişkin olarak satın aldığı veya ithal ettiği taşıt araçlarına ödediği KDV’yi genel kural olarak indirim konusu yapabilmektedir. Ancak KDV Kanununun 30. maddesinde, bu genel kuralın istisnaları düzenlenmiş ve KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı haller sayılmıştır. Örneğin ; Kanununun 30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerini kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek olanların, bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Yani mevcut haliyle de binek otomobilleri işletmek amacı ile satın almayanlar KDV’yi zaten indirim konusu yapamıyorlardı ancak herhangi bir sınırlama olmadan KDV’yi gider yazma hakları her zaman saklı bulunuyordu” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong><em>CSK Denetim ve Mali Müşavirlik’in sahibi Bağımsız Denetçi ve </em><em>M. Mali Müşavir Serkan Kumdakçı binek otomobillere getirilen yasal düzenlemelerden, genel gider kısıtlamasına kadar birçok konuyu ele alıyor.</em></strong></p>
<p><em> </em>Yıllardır her vergi mükellefinin yıl sonu vergi planlaması yaparken bir vergiden kaçınma yöntemi olarak gördüğü ‘’yıl sonu araba değiştirme’’ uygulaması 7194 sayılı Torba Kanun’da yapılan düzenlemeler ile sanırım tarih oluyor.</p>
<p>Mevcut uygulamada, işletme aktifine kayıtlı olup kazancın elde edilmesinde kullanılan binek otomobillere ait giderlerin tamamı (Motorlu taşıtlar vergisi hariç) gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınabilmekteydi. 7194 Sayılı Kanun gerekçesinde bu duruma işaret edilerek,  uygulamanın suistimal edildiği ve şahsi ihtiyaçlar için kullanılan binek otomobillere ait giderlerin de gelir veya kurum kazancından indirilebildiği bu durumun değiştirilmesi gerekliliği belirtilmiştir.</p>
<p><strong>Yasal Düzenleme</strong></p>
<p>7194 sayılı Kanunla yapılan bazı düzenlemeler ile binek otomobillerinin alımında, kiralanmasında ve giderlerinde , indirim kısıtlamasına ilişkin hükümler getirildi.</p>
<p>KDV Kanununun 29/1. maddesi uyarınca KDV mükellefleri, faaliyetlerine ilişkin olarak satın aldığı veya ithal ettiği taşıt araçlarına ödediği KDV’yi genel kural olarak indirim konusu yapabilmektedir. Ancak KDV Kanununun 30. maddesinde, bu genel kuralın istisnaları düzenlenmiş ve KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı haller sayılmıştır.</p>
<p>Örneğin ; Kanununun 30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerini kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek olanların, bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.Yani mevcut haliyle de binek otomobilleri işletmek amacı ile satın almayanlar KDV’yi zaten indirim konusu yapamıyorlardı ancak herhangi bir sınırlama olmadan KDV’yi gider yazma hakları her zaman saklı bulunuyordu.</p>
<p><strong>Nedir Bu Binek Otomobil?</strong></p>
<p>Aslında ne Gelir Vergisi Kanununda, ne de Katma Değer Vergisi Kanunu’nda binek otomobili tanımı yer almıyor. İşin enteresan tarafı , diğer kanunlarda da “binek otomobili” tanımı yok. Karayolları Trafik Kanunu ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda “otomobil” tanımı var. Ancak bu iki kanunda yapılan otomobil tanımları farklı.</p>
<p>Hal öyle olunca tanımlama olarak eldeki tek kaynak ,bu konuda 3 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği (Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesi) ekindeki 87.03 tarife pozisyonundaki mallara ilişkin (2/a) sırasında “Binek otomobilleri (örneğin; yarış arabaları, spor arabaları, limuzin, taksi)” şeklinde yapılan açıklamalar olarak yerini alıyor.</p>
<p>Buna göre izahnamede özellikle belirtilen “Kar aracı, golf aracı, ambulans, cenaze arabası, hapishane minibüsü, motorlu karavan, üç veya dört tekerlekli ATV” gibi araçlar dışındaki şoför dahil 9 kişiye kadar insan taşımak üzere imal edilmiş araçlar binek otomobili olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Alım Sırasında Ödenen KDV-ÖTV ;</strong></p>
<p>KDV Kanununun 30. maddesinin (b) bendine göre, faaliyeti binek otomobili kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek olanlar hariç olmak üzere mükellefler, işletmelerinde kullanmak üzere satın almış olsalar dahi binek otomobili alımında ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapamamaktadır.</p>
<p>Buna göre faaliyeti binek otomobili kiralamak veya işletmek olmayan mükellefler, işletmelerinin aktifine kaydettikleri binek otomobillerinin alımında ödedikleri KDV’yi indirim hesaplarına almayacaktır.</p>
<p>Daha önce herhangi bir sınır olmaksızın uygulanan, binek otomobillerin iktisabına ilişkin ÖTV ve KDV ödemelerinin gider yazılma hakkı , Mevcut düzenleme ile KDV-ÖTV toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000-TL’ye kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilecek şeklinde düzenlenmiştir. Fazlaya ilişkin tutarın ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması veya taşıtın maliyetine ilave edilmesi mümkündür.</p>
<p><strong>Amortisman Kısıtlaması Uygulaması:</strong></p>
<p>Yeni uygulamada, iktisap edilen binek otomobil için ayrılan amortismanın gider yazılmasında üst sınır getirilmiştir. ÖTV ve KDV hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000-TL’yi veya bu vergiler dahil 300.000-TL’yi aşan binek otomobillerin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilecek şekilde düzenlendi. Gider yazılmayan kısmın ise, binek otomobilin satıldığı tarihte hesaplanacak taşıt satış kar/zarar hesabında net aktif değerini artıran bir unsur olarak dikkate alınabilmesi mümkün.</p>
<p><strong>Kiralanan Araçlarda Son Durum ;</strong></p>
<p>Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin her birine ilişkin kira tutarı ne olursa olsun aylık kira bedelinin ancak 5.500-TL kadarlık kısmı gider kabul edilecek, bu tutarın üstünde kalan kısım ise, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.</p>
<p><strong>Genel Gider Kısıtlaması:</strong></p>
<p>Yeni düzenleme ile, binek otomobillere ilişkin giderlerin (Akaryakıt, Bakım Onarım, Sigorta, araca ilişkin kredi faizi.. vs) en fazla %70’i Gelir/Kurumlar Vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınabilecektir. Kalan %30’luk kısım ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.</p>
<p>7194 Sayılı Kanunla 01/01/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançları ile Katma Değer Vergisi işlemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe giren “Binek otomobillere ilişkin gider ve KDV kısıtlaması” uygulaması, Kanun gerekçesinde belirtilen suistimallerin önlenmesinde belli bir oranda amaca hizmet edebilir. Ancak, suistimallere yönelik çözümler dürüst mükelleflerin de dahil olduğu büyük bir kitleyi etkilemektedir. Alınan bu tedbirlerin Otomobil sektörüne yapacağı etkiler henüz hissedilmedi ama reel ekonomiye de olumsuz bir etkisi olabilir.</p>
<p>Netice olarak düzenlemeler yürürlüğe girdi; Binmek mi zor, İnmek mi zor zaman içerisinde göreceğiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaktafark.com/otomobil-aliminda-buyu-bozuldu-161120.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
