CASA tasarım çizgisinde yeni öncelik: Bağ Kurmak
CASA’nın tasarım çizgisinde günümüz ortak yaşam alanları, insanların birbiriyle nasıl konuştuğunu, nerede sustuğunu ve nasıl yakınlaştığını belirleyen bir iletişim alanı anlamına geliyor. Çünkü artık ev, en güzel karşılaşma yeri. Gün içinde dağılan hayatlar akşam aynı odada yeniden toplanıyor, koltuklar yan yana dizilmiyor, birbirine dönüyor. Mesafeler kapanmıyor, yumuşuyor. İşte CASA evlerindeki oturma kompozisyonlarında yeni tema: İletişim mimarisi ve bağ kurmak. Ve CASA’da her yaşam alanı, önce bu bağın mimarisiyle kuruluyor.
Bu yaklaşım, tasarımın odağını konfordan ilişkiye kaydıran, bilinçli bir duruş. Çünkü bugünün CASA evlerinde ilk hissedilen, konuşmayı kolaylaştıran, göz temasını destekleyen ve aynı anda hem birlikte hem bireysel kalabilmeye alan açan bir denge.
CASA yaşam alanlarındaki iletişim mimarisinin en güzel örneklerinden biri, Augusta kanepe. Geniş ve davetkâr oturumu, yumuşatılmış hatları ve modüler kurgusu sayesinde tek bir doğrultuya hizmet etmiyor; bulunduğu mekânda doğal bir karşılaşma aksı yaratıyor. Yan yana ama içe dönük bir kompozisyon kurabiliyor, sohbeti merkezine alıyor, açık uçlu yerleşimde ise akışkan bir geçiş alanı oluşturuyor. Augusto ile tasarım, insanların birbirine yaklaşmasını dayatmıyor, bunu doğal kılıyor.
Kısacası CASA’da yaşam alanı bir dekorasyon kurgusu olmanın ötesinde, bir ilişki pratiği. Ve her yeni koleksiyon parçası, önce bu pratiği güçlendirmek üzere tasarlanmakta: Daha yumuşak geçişler, daha esnek kompozisyonlar, daha insani oranlar… Çünkü bugün asıl lüks, birlikte geçirilen zamanın kalitesi.