Limak Çimento, Ar-Ge’de Türkiye’nin ilk 250 şirketi arasına giren tek çimento üreticisi oldu
Turkishtime’ın bu yıl 13’üncüsünü gerçekleştirdiği Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda Limak Çimento, ilk 250 şirket arasına giren tek çimento üreticisi oldu. Bu başarı, şirketin malzeme bilimi ve karbon mühendisliği alanlarında yürüttüğü ekosistem tabanlı büyüme modelinin somut sonuçlarından biri oldu.
Türkiye’nin Ar-Ge performansı en güçlü şirketlerini her yıl sıralayan Turkishtime “Ar-Ge 500” araştırmasının 2025 sonuçları açıklandı. Türkiye çimento sektörünün öncü şirketi Limak Çimento, listenin ilk 250 şirketi arasında yer alan tek çimento üreticisi olarak sektöründe Ar-Ge öncülüğünü ortaya koydu. Şirket, araştırmanın tasarım merkezlerini de kapsayan değerlendirmesinde bu yıl “Türkiye’nin Ar-Ge ve Tasarım Yıldızları” arasında gösterildi.
Şirket, araştırmada aktif olarak yürüttüğü 12 stratejik Ar-Ge projesi ile tescilli ve başvuru aşamasındaki iklim odaklı patent portföyüyle yer aldı. Limak Çimento, inovasyon altyapısını ulusal ve uluslararası ölçekte yürüttüğü 20’nin üzerinde akademik ve teknolojik iş birliğiyle genişletmeyi sürdürüyor.
Limak Çimento, Ar-Ge 500 listesindeki liderliğini uzun süredir kararlılıkla uyguladığı çok yönlü teknolojik dönüşüm stratejisinin bir çıktısı olarak değerlendiriyor. Bu sonuç, şirketin malzeme bilimi, enerji ve karbon mühendisliği, dijital teknolojiler, döngüsel ekonomi ve düşük karbonlu ürünler alanlarında yürüttüğü kapsamlı bilimsel çalışmaların doğrudan bir yansımasını oluşturuyor.
“Geleceğin rekabetçiliği daha fazla değer üretmekten geçiyor”
Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Limak Çimento olarak geleceğin rekabetçiliğinin, yalnızca daha fazla üretim yapmaktan değil; bilim, teknoloji ve güçlü iş birlikleri eşliğinde daha fazla değer üretmekten geçtiğine inanıyoruz. Ar-Ge bizim için sürdürülebilirlik hedeflerine karşı kurulmuş savunmacı bir fonksiyon değil, büyüme modelinin kendisidir. Bu nedenle karbonsuzlaşmayı tek bir teknolojinin konusu olarak değil; süreç, ürün, enerji, veri ve finansman katmanlarının birlikte çalıştığı bütünleşik bir kurumsal işletim sistemi olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşımın tek boyutu da yeşil dönüşüm değil. Dijitalleşme olmadan karbonu ölçemez, insan odaklı bir dönüşüm olmadan da sahada uygulayamazsınız. Bu nedenle Ar-Ge’yi; yeşil, dijital ve sosyal eksenlerin birlikte çalıştığı bir Üçlü Dönüşüm programı olarak yürütüyoruz. Ar-Ge 500 listesindeki konumumuz, bu yaklaşımın ölçülebilir bir çıktısıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çimento sektörünün geleceğinin inşasına öncülük etmeye devam edeceğiz.”
Emisyon azaltımının en zor olduğu sektörlerden biri olarak kabul edilen çimento endüstrisinde sürdürülebilirlik odaklı teknolojilerin gelişimine liderlik eden Limak Çimento, ekosistem tabanlı bir büyüme yaklaşımını benimsiyor. Şirketin Ar-Ge çıktısı yalnızca yeni nesil düşük karbonlu ürünler değil; bu ürünleri mümkün kılan iklim teknolojilerinin kendisi. Limak Çimento, sektörün yeşil dönüşümünde kullanılacak teknolojileri satın alan değil, kendi Ar-Ge kapasitesiyle geliştiren bir üretici konumunda.
Limak Çimento’yu Sektöründe Zirveye Taşıyan Ar-Ge Projeleri
Limak Çimento’nun Ar-Ge stratejisinin temelini oluşturan, karbon ayak izini düşürmeye, döngüsel ekonomiye ve dijitalleşmeye yönelik detaylandırılmış vizyoner projelerinden bazıları şunlar:
Horizon Europe EHEAT Projesi: Avrupa Birliği’nin Horizon Europe programı kapsamında desteklenen ve enerji yoğun endüstrilerde daha düşük karbonlu, verimli üretim teknolojilerinin geliştirilmesine odaklanan projede Limak Çimento Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi (LCTO) 15 paydaşın yer aldığı konsorsiyum içerisinde
kritik bir rol üstleniyor. Horizon Europe Hibe Programı kapsamında projenin yer aldığı ilgili küme üzerinden Türkiye’ye sağlanan 6,6 milyon Euro’luk bütçenin yaklaşık %24’ünü Limak Çimento Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi (LCTO) oluşturarak, bu kapsamda en yüksek bütçeye sahip Türk ortak konumunda yer alıyor.
Boron Activated Clinker (BAC) Projesi: Eti Maden iş birliğiyle endüstriyelleşen bu proje, bor içeren hammaddelerin klinker üretim prosesine entegrasyonu ile çimentonun karbon ve enerji yoğunluğunu azaltmayı hedefliyor. Fikri mülkiyet ve patent süreçleri tamamlanan bu yenilikçi teknoloji, fosil yakıt kaynaklı emisyonları %6 azaltabilme potansiyeline sahip olup çimento emisyonlarında yaklaşık %10’luk düşüş sağlayabiliyor.
LC3 / Kalsine Kil Teknolojisi: Türkiye’nin ilk kalsine kil üretiminin gerçekleştirildiği Limak Trakya Fabrikası’nda, çimento içindeki yüksek karbon yoğunluklu klinker oranı azaltılarak kalsine kil ve diğer tamamlayıcı çimento malzemeleri daha etkin kullanılıyor. Bu yaklaşım sayesinde ürün performansı korunurken, karbon ayak izinin eşdeğer portland çimentosuna kıyasla %40 oranında düşürülmesi hedefleniyor.
Hidrojen ve Oksijen Destekli Kalsinasyon Projesi: Çimento üretiminde karbon emisyonunun başlıca kaynaklarından biri fosil yakıt kullanımı. Limak Çimento, Anka Fabrikası’nda alternatif yakıtların hidrojen ve oksijenle harmanlandığı yakma çalışmalarını yürüttü ve başarılı sonuçlara ulaştı; elde edilen sonuçlar küresel ekosistemle paylaşıldı. Fabrikada, şirketin kendi mühendislik kapasitesiyle tasarlayıp kurduğu 1 MW kapasiteli saha içi (on-site) AEM elektrolizörle sürekli kullanım çalışmaları devam ediyor. Proje, karbonsuzlaştırılması en zor sektörlerden olan çimentoda fosil yakıt bağımlılığının azaltılması açısından büyük önem taşıyor.
3D Beton Baskı Teknolojisi: Limak Çimento, 3D beton baskıda baskı harcını, baskı donanımını ve baskı yazılımını tek çatı altında geliştiren ilk ve tek çimento üreticisi. Şirket, kendi mühendislik tasarımı olan CE belgeli yazıcıları ve kendi geliştirdiği yazılım çözümüyle çalışmalarına hız verdi. Malzeme bilimi ile dijital üretim teknolojilerini buluşturan ve TRL 9 seviyesine ulaşan sistem, 200 m² taban alanına ve iki kata kadar yapıların üretimine imkân tanıyor. Projenin ilerleyen aşamalarında üretim süreçlerinin otonom veri analitiğiyle daha ileri düzeyde dijitalleştirilmesi planlanıyor.
İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Yönetimi (CDM): Döngüsel ekonomi vizyonu doğrultusunda inşaat ve yıkıntı atıkları yeniden ekonomik değere dönüştürülüyor. Hatay’da gerçekleştirilen ayrıştırma operasyonlarından elde edilen uygun malzemeler, Limak Kilis Fabrikası’nda endüstriyel ölçekte çimento üretimine kazandırılıyor. Limak Çimento bu çalışmayla Türkiye’de inşaat ve yıkıntı atığı içeren ilk çimentoyu üretti; uygulama pilot düzeyde kalmayıp endüstriyel üretim akışının parçası olarak sürdürülüyor.
![]()
“Projelerimizi laboratuvar ölçeğinde bırakmıyoruz”
Limak Çimento CTO’su Ebru Sipahioğlu, şirketin Ar-Ge portföyünün nasıl kurgulandığına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ar-Ge portföyümüzü tek bir teknolojinin üzerine kurmuyoruz. Her fabrikanın hammaddesi, yakıt profili ve hizmet ettiği pazar farklı; dolayısıyla karbon azaltım yolu da farklı oluyor. Bu nedenle klinkerden çimentoya, betondan yapıya ve karbonlaşmaya kadar bütün katmanlarda paralel çalışıyoruz. Bizim için belirleyici ölçüt, bir teknolojinin laboratuvarda çalışması değil; endüstriyel ölçekte, gerçek fırın ve değirmen koşullarında doğrulanabilmesidir. Trakya’daki kalsine kil üretimimiz, bor aktivasyonlu klinker çalışmamız ve inşaat yıkıntı atıklarının çimento üretimine kazandırılması bu yaklaşımın somut örnekleri. Portföyümüz yalnızca karbon odaklı da değil. Üretim süreçlerini ileri veri analitiği ve yapay zekâ ile modelleyen dijital projelerimiz ile 3D beton baskı gibi hızlı ve güvenli yapılaşmayı hedefleyen çalışmalarımız aynı portföyün parçası. Ar-Ge’yi kapalı bir laboratuvar faaliyeti olarak değil; üniversiteler, teknoloji geliştiricileri, kamu kurumları ile birlikte yürüttüğümüz açık inovasyon ekosistemi olarak kurguluyoruz. Ar-Ge 500 sonuçları, bu ekosistemin ürettiği değerin dışarıdan da görülebilir hâle geldiğini gösteriyor.”