DOLAR 45,3648
EURO 53,4035
ALTIN 6880,99
BIST 15056,4
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    Bir Tasarım Problemi’nin 8. edisyonu gerçekleşti

    Bir Tasarım Problemi’nin 8. edisyonu gerçekleşti
    08.05.2026
    A+
    A-

    Mimarlık ve tasarım iletişiminde yenilikçi fikirler sunan ArcheThink’in Türkiye’deki tasarım kültürünü geliştirmek ve farklı tasarımcıları keşfetmek hedefiyle hayata geçirdiği “Bir Tasarım Problemi” programının sekizinci edisyonu SALT Galata’da gerçekleşti. Etkinlikte Oyun Tasarımcısı Eray Dinç, Endüstriyel Tasarımcı Merve Nur Sökmen ve Mimar Ömer Selçuk Baz yaptıkları sunumlarla kullanıcı deneyimi, mekânın anlatı gücü ve tasarımın görünmeyen etkilerini farklı ölçeklerde tartışmaya açtı.

    “Bir Tasarım Problemi” etkinliğinin sekizincisi, Tema Destekçisi Serge Ferrari, İletişim Destekçisi Genç ve Katkıda Bulunan Somfy ile SALT Galata’da gerçekleştirildi. Her buluşmada farklı disiplinleri bir araya getiren seri, tasarımı problem çözme alanı olmaktan çıkarıp düşünsel bir üretim zemini olarak ele alıyor. Bu edisyonda ise tasarımın görünür çıktılarından çok kullanıcının duygularını harekete geçiren atmosferin yaratım biçimini odağına aldı. Sunumlar, tasarımcının çoğu zaman fark edilmeyen ancak insan psikolojisi üzerinde güçlü etkiler yaratan bu hissiyatı kurgulayabilme gücü üzerinden ilerledi. Tasarımın asıl etkisinin kullanıcıyla kurulan duygusal ve deneyimsel bağda ortaya çıktığını vurguladı.

    “Tasarım sürekli gelişen bir düşünme pratiği”

    ArcheThink kurucusu ve etkinliğin yaratıcısı Selin Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayan program, mimarlık, endüstriyel tasarım ve oyun tasarımı alanlarından üç konuşmacıyı ağırlayarak tasarımın farklı ölçeklerdeki karşılıklarını ana tema üzerinden tekrar düşünmeye davet etti. Selin Uysal sözlerine şöyle devam etti: “Bir Tasarım Problemi’nin her edisyonunda amacımız, tasarımı tek bir disiplinin sınırlarından çıkarıp farklı düşünme biçimlerinin kesiştiği bir alan olarak yeniden kurgulamak. Bu edisyonda da tasarım süreçlerinin ardındaki katmanları açarak tasarımın yalnızca bir sonuç olmadığını, sürekli gelişen düşünme ve üretme pratiği olduğunu hatırlatmak istiyoruz.” dedi.

    “Oyun tasarımı zihinsel bir üretim pratiğidir”

    Oyun Tasarımcısı Eray Dinç, yaptığı sunumda dijital oyunları yalnızca bir eğlence aracı değil, çok katmanlı bir düşünme ve algı alanı olarak ele aldı. Oyuncuyu pasif izleyici konumundan çıkarıp aktif bir özneye dönüştürmeyi hedefleyerek, oyun tasarımını zihinsel bir üretim pratiği olarak konumlandırdı. Eray Dinç, gerçek görüntülerle kurguladığı video oyunları üzerinden mekânın atmosfer, hikâye ve oyuncu deneyimini şekillendirirken video oyunu ile sinema arasındaki ilişkiyi geçirgen yapılar üzerinden değerlendirdi. İstanbul, Londra ve Kapadokya’da geliştirdiği projelerde kentleri aktif bir oyun alanına dönüştüren Dinç’in “Nazar” projesi ile iki boyutlu sinema yaklaşımını oyun tasarımına uyarlayarak ışık, zaman ve algı üzerinden katmanlaşan çok boyutlu bir deneyim ortaya koydu.

    “Tasarım mekânın atmosferini doğrudan şekillendirir”

    Endüstriyel tasarımcı Merve Nur Sökmen, ise sunumunda tasarımın yalnızca işlevsel bir çözüm olmadığını, mekânın atmosferini doğrudan şekillendiren görünmez bir etki alanı olduğunu vurguladı.  Günlük yaşamda kullanılan bir ürünü kullanıcı deneyimi odağında yeniden ele alarak tasarımın mekânın atmosferine ve yaşam konforuna yansıyan etkilerine dikkat çekti. Özellikle mekanların tasarımına uymayan bir nesne olarak konumlanan klimalar üzerinden, tasarımın estetik ve kullanıcı odaklı olarak yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koydu. Sökmen; huzur, akıllı sistemler, sürdürülebilirlik, kişiselleştirme ve estetik bütünlük gibi başlıklar etrafında şekillenen yeni tasarım yaklaşımıyla farklı kullanıcı tipleri ve kullanım deneyimlerine uyum sağlayan tasarım kararlarını paylaştı.

    “Karanlıktan aydınlığa; mekânsal hafıza”

    Mimar Ömer Selçuk Baz, mimarlığı bir anlatı kurma pratiği olarak ele alarak Manisa Kurtuluş Müzesi üzerinden geliştirdiği yaklaşımı paylaştı. Geleneksel müzecilik anlayışının ötesine geçen projede, mekânsal organizasyon, boşluklar ve tarihsel katmanlar üzerinden ilerleyen bir anlatı dili kuruldu. Manisa’nın tarihsel hafızasından beslenen proje, özellikle yangın sonrası döneme odaklanarak karanlıktan aydınlığa ilerleyen bir mekânsal deneyim kurguluyor. Malzeme, ışık ve geçişler aracılığıyla ziyaretçiyi zaman içinde ilerleyen bir anlatının parçası haline getiren yapı, mimarlığı hafızayı doğrudan deneyimleten bir araca dönüştürüyor.

     

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.