DOLAR 43,7388
EURO 51,9054
ALTIN 7038,562
BIST 14180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    6 Şubat depremleri: Yıkımın nedenleri ve güçlendirme gerçeği

    6 Şubat depremleri: Yıkımın nedenleri ve güçlendirme gerçeği
    13.02.2026
    A+
    A-

    Etriye Stüdyo’nun 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılına özel bölümünde, yapı stokunun gerçek risk haritası ve güçlendirme süreçlerindeki tıkanmalar; Oya Eşenli Gazioğlu moderatörlüğünde, Pak Danışmanlık Kurucusu İnş. Yük. Müh. Bayram Aygün (DEGÜDER YK Üyesi) ile Seismodynamics Kurucusu İnş. Müh. ve Deprem Yük. Müh. Mustafa Görkem Yıldız (DEGÜDER YK Başkanı) tarafından mühendislik perspektifiyle ele alındı.

    Yıkımın Ortak Profili: 2000 Öncesi Yapılar

    6 Şubat depremleri sonrasında yapılan saha incelemeleri ve açıklanan veriler, ağır hasar ve yıkımın büyük ölçüde 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapılarda yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu yapılarda yapı denetimi bulunmaması, beton kalitesinin belirsizliği ve taşıyıcı sistem detaylarının standartlara uygun uygulanmaması, deprem performansını doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.

    Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, 2000 yılının bir milat olarak kabul edilmesinin nedenini yapı denetim sisteminin bu tarihten sonra devreye girmesi ve hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıyla açıkladı.

    Sorun Yönetmelikte Değil, Uygulamada

    Söyleşide yeni yapılarda yaşanan yıkımlar ele alındığında, sorunun yürürlükteki deprem yönetmeliklerinden kaynaklanmadığı ortak bir değerlendirme olarak öne çıktı. Taşıyıcı sistem kurgusu, perde oranları, proje–uygulama uyumu ve denetim süreçleri, yapı performansını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.

    Bu çerçevede Mustafa Görkem Yıldız, özellikle paket yazılımlar üzerinden hızlı biçimde üretilen projelere dikkat çekti. Yıldız, yazılımın sunduğu çıktının mühendislik bilgisiyle sorgulanmadan uygulanmasının ciddi riskler doğurabildiğini; yazılımın bir araç olduğu, kararın ise mühendislik sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Yönetmeliklerin teknik olarak yeterli olduğunu, asıl sorunun sahadaki uygulama kalitesi ve denetim mekanizmalarında yoğunlaştığını ifade etti.

    Asıl Öncelik: 2000 Yılından Önce İnşa Edilmiş Yapılar

    Deprem sonrası yapılan değerlendirmeler, can kayıplarını azaltmak açısından önceliğin 2000 yılından önce inşa edilmiş yapılar olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu yapılar düşük yanal rijitlik, yetersiz perde kullanımı ve düzensiz taşıyıcı sistem kurgusuna ilave olarak düşük malzeme kalitesi ve uygunsuz donatı detayları nedeniyle yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, yeni yapıların güvenliği kadar mevcut yapıların performansının da sistemli biçimde güçlendirme odağında ele alınması gerektiğini vurguladı.

    Deprem Riski Teknikten Önce Bir “Erişim” Meselesi: Güçlendirme Neden Hâlâ Tıkanıyor?

    Güçlendirme, teknik olarak doğruluğu kanıtlanmış ve kamu yapılarında uzun süredir kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, konut ölçeğinde yeterince yaygınlaşmış durumda değil. Söyleşide bu durumun temel nedenleri finansman eksikliği, teşvik mekanizmalarının sınırlı olması ve bürokratik süreçlerin karmaşıklığı başlıkları altında ele alındı.

    Bu çerçevede Bayram Aygün, güçlendirmenin mevcut kentsel dönüşüm anlayışı içinde geri planda kaldığını belirterek, “Güçlendirme bugün kentsel dönüşümün üvey evladı gibi ele alınıyor,” değerlendirmesinde bulundu. Aygün, kamu binalarında uygulanan güçlendirme politikalarının, benzer bir yaklaşımla konutlara da yayılması gerektiğini ifade etti.

    İdari ve Hukuki Engeller Süreci Kilitliyor

    Akışta öne çıkan bir diğer başlık ise güçlendirme sürecindeki idari sorunlar oldu. İskânsız yapıların güçlendirme ruhsatı alamaması gibi uygulamaların, en riskli yapıların sistem dışında kalmasına yol açtığı aktarıldı.

    Bu konuda Mustafa Görkem Yıldız, idari süreçlerin sadeleştirilmemesinin, güçlendirme yapmak isteyen yapı sahipleri için süreci fiilen tıkadığını belirtti. Teknik çözümlerin sahada karşılık bulabilmesi için, bu çözümleri mümkün kılacak idari düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.

    Yeni Güçlendirme Yönetmeliği Neleri Değiştirecek?

    Yakın dönemde yürürlüğe girmesi beklenen Türkiye Bina Güçlendirme Yönetmeliği, mevcut yapılar için daha gerçekçi performans hedefleri tanımlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Yönetmeliğin teknik çerçeveyi netleştirmesinin, güçlendirme uygulamalarında maliyetleri daha öngörülebilir hale getirmesi bekleniyor.

    Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, teknik düzenlemelerin ancak finansal ve idari destek mekanizmalarıyla birlikte ele alındığında sahada etkili olabileceğine dikkat çekti.

    Oya Eşenli Gazioğlu

    Sonuç: Güçlendirme Şefkatle Ele Alınmalı

    Söyleşinin sonunda, Etriye Stüdyo moderatörü Oya Eşenli Gazioğlu, yapılan değerlendirmeleri şu çerçevede özetledi: 6 Şubat depremleri, Türkiye’de yapı güvenliği konusundaki asıl meselenin teknik bilgi eksikliğinden ziyade uygulama, erişilebilirlik ve politika tercihlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Güçlendirme, bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmış ve kamu yapılarında başarısı görülmüş bir yöntem olarak önemli bir çözüm sunuyor. Ancak bu çözümün yaygınlaşabilmesi için, teknik doğrular kadar finansal desteklerin, idari kolaylıkların ve toplumsal farkındalığın birlikte ele alınması gerekiyor.

    Oya Eşenli Gazioğlu Hakkında:

    Oya Eşenli Gazioğlu, 2008 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Kariyerine, yüksek üretim kapasitesine sahip, uluslararası pazarda faaliyet gösteren ve askeri ile iş güvenliği ekipmanları üreten bir yapıda tasarım yöneticisi olarak başladı. Bu süreçte tasarım süreçlerinin yapılandırılması, marka kimliğinin oluşturulması ve yoğun rekabet içeren uluslararası ihale süreçlerinde tasarım yönetiminin yürütülmesinde aktif rol aldı. Bu dönem, kullanıcıya fayda üreten bir ürünün, B2C’den farklı olarak B2B satış kanallarında karar vericilere nasıl konumlandırıldığını ve bu yaklaşımın satın alma süreçlerini nasıl şekillendirdiğini yakından gözlemleme imkânı sundu. Takip eden yıllarda, B2B yayıncılık ve fuarcılık alanında sektörün önde gelen kuruluşlarından birinde editoryal, grafik, dijital ve satış ekiplerinin yönetimini üstlenen Gazioğlu, çok disiplinli ekiplerle çalışma konusunda kapsamlı bir deneyim edindi.

    Günümüzde kurucusu olduğu Etriye çatısı altında; teknik ve endüstriyel alanlarda faaliyet gösteren markalar için B2B pazarlama iletişimi, kurumsal anlatı kurgusu ve dijital içerik stratejileri üzerine çalışmaktadır. Çalışmalarını, teknik doğruluk ile stratejik iletişimi bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımla sürdürmektedir.

    Konuklar Hakkında

    Bayram Aygün
    İnşaat Yüksek Mühendisi
    İTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olan Bayram Aygün, yüksek lisansını ABD’de Rice Üniversitesi’nde yapı–zemin etkileşimi ve deprem davranışı üzerine tamamladı. ENKA–BECHTEL Ortak Girişimi bünyesinde uluslararası otoyol projelerinde tasarım yönetimi görevlerinde bulundu. 2012 yılından bu yana mevcut betonarme, çelik ve yığma yapıların performans analizleri ile yapısal güçlendirme alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Sektörde edindiği bilgi birikimi ve deneyimi, kurucusu olduğu Pak Danışmanlık çatısı altında sürdürmektedir. Aynı zamanda Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Yönetim Kurulu üyesidir.

    Mustafa Görkem Yıldız
    İnşaat Mühendisi ve Deprem Yüksek Mühendisi
    Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Mustafa Görkem Yıldız, deprem mühendisliği yüksek lisansını Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde tamamlamıştır. 18 yılı aşkın kariyeri boyunca Türkiye ve yurt dışında 100’ün üzerinde projede; sismik izolasyon, sönümleyicilerle güçlendirme ve performansa dayalı tasarım alanlarında görev almıştır. Bugün çalışmalarını, kurucusu olduğu Seismodynamics bünyesinde sürdürmekte; mevcut yapıların sismik değerlendirilmesi ve ileri deprem mühendisliği çözümleri üzerine teknik hizmet sunmaktadır. Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.