(AYİDER) Başkanı Hakan Şişik “Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı”
Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910 oldu. Bu da cumhuriyet tarihinin satış rekoru anlamına geliyor. 11 yıl içerisinde en çok 1 milyon 499 bin 316 olmuştu. Aralık ayında da yüzde 19,8 oranında artarak 254 bin 777 oldu.
Faizler yüksek seyrederken konut fiyatlarındaki ateş kısıldı. Faizlerin düşüşe geçmesiyle birlikte konutta fiyatların yeniden yükseleceği görüşü, artan yüksek kiralar ev sahipliğine yönlendirdi insanları. Her ne olursa olsun konut güvenli bir liman ve 2026’da da özellikle yılın ikinci yarısında altın ve gümüş yatırımcısının elindekileri bozdurmasıyla yeniden bir konuta yönelim olacaktır. 2026 yılı için şu an net bir konut satışı söylemek çok zor olsa da deprem bölgesindeki konut projelerinin hayata geçmesi, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte 2025 rakamlarına yakın bir seviye seyredecektir. Aynı zamanda tasarruf finansman sistemlerine yöneliş, markalı konut projelerinin kendi ödeme koşullarını sunması, bankaların konut kredilerini yüzde 2,5’un altına indirmesi de konut satışlarında bir etken ki bunu ipotekli ve birinci el konut satışlarındaki artıştan da anlayabiliyoruz.
Konut satışlarını artıran bir etken de nakite ihtiyaç duyulan bu dönemde peşin alımlarda indirimlerin de sağlanması konut satışlarında avantaj sağladı. Konut, her zaman kendi içerisinde fırsat barındırıyor. Sizin konuta ne için aldığınızla ilgili değişen bir durum. Yani oturum için mi yatırım için mi alıyorsunuz? Popüler olmayan lokasyonlarda, şehrin büyümesi öngörülen noktalarda ev almak bir fırsat olabilir.
Konut alıcıları kesinlikle ne istediklerine karar verip ulaşım noktaları, sosyal alanları baz alarak konut alımında bulunsunlar. 2026 yılı maliyetlerde enflasyonla orantılı bir nebze olsun düşüş bekliyoruz. İşçilik maliyetleri ise artarak devam edecektir. Kentsel dönüşüm ile birlikte yeşil dönüşüm de bu yıl daha önemli olacak. Çünkü şiddetli yağmur ve fırtınada, çatıların nasıl uçtuğunu, yanlış malzeme nedeniyle balkonların nasıl çöktüğünü gördük. Bu yüzden deprem dışında iklimsel şartları da göz önüne almalıyız.