DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan: “Ticari gayrimenkulde bu yıl alıcıların daha avantajlı olacağı bir dönem bekliyoruz”

    CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan: “Ticari gayrimenkulde bu yıl alıcıların daha avantajlı olacağı bir dönem bekliyoruz”
    05.11.2026
    A+
    A-

    İstanbul’daki ofis piyasasından ticari gayrimenkul yatırımlarına, enerji verimliliğinden yeşil bina dönüşümüne kadar sektörün gündemindeki başlıkları değerlendiren CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan, ticari gayrimenkul piyasasında finansman koşullarının işlem dinamiklerini değiştirdiğini belirtiyor. Yalnızcan, önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarının gayrimenkullerin rekabet gücü üzerinde daha belirleyici olacağını vurguluyor. İstanbul’un ofis stoku, ticari gayrimenkul piyasasının 2026 yılı beklentileri ve sektördeki dönüşümün geleceğine ilişkin sorularımızı yanıtlayan Yalnızcan, gayrimenkul sektörünün önümüzdeki dönemde karşılaşacağı fırsatları ve zorlukları değerlendirdi.

    İstanbul’daki ofis stoku hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu stokun ne kadarı Anadolu, ne kadarı Avrupa Yakası’nda bulunuyor?

    İstanbul’da toplam 8,1 milyon metrekarenin üzerinde ofis stoku bulunuyor. Bu stokun yaklaşık yüzde 62’si Avrupa Yakası’nda, yüzde 38’i ise Anadolu Yakası’nda yer alıyor. İstanbul, sahip olduğu ofis kapasitesi ve ticari gayrimenkul piyasasındaki ağırlığıyla Türkiye’nin en önemli iş merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.

    Ticari gayrimenkul sektörü açısından 2026 yılının nasıl geçeceğini öngörüyorsunuz?

    2026 yılının ticari gayrimenkul açısından alıcıların daha avantajlı olabileceği bir dönem olacağını söyleyebiliriz. Kredilere erişimin zorlaşması, finansman maliyetlerinin artması ve yüksek faiz ortamı, şirketleri ellerindeki gayrimenkulleri satışa çıkararak finansman yaratmaya yöneltiyor. Bu noktada özellikle hacimli işlemlerin yüksek iskontolarla gerçekleşmesini bekliyoruz. Ancak toplam işlem adedi ve işlem hacmi açısından zorlu bir yıl olacağını öngörüyoruz.

    Kiralama tarafında ise farklı bir tablo söz konusu. İstanbul’daki ofis stokunun azalması ve yeni yatırımların sınırlı kalması nedeniyle bu yıl kiralama piyasasının ağırlıklı olarak mevcut sözleşmelerin yenilenmesi üzerinden ilerleyeceğini düşünüyoruz.

    Enerji verimliliği yatırımları binalarda ne kadarlık bir tasarruf sağlıyor?

    Bunun için her bina ve yatırım özelinde değerlendirme yapmak gerekiyor. Sağlanan tasarruf, binanın mevcut teknik altyapısına, kullanım amacına ve alınan önlemlere göre değişiyor. Özellikle üretim tesislerinde enerji verimliliğini daha somut biçimde ölçebiliyoruz. Bu alanlarda yapılan doğru yatırımlar ve uygulamalarla yüzde 8 ile yüzde 12 arasında verimlilik sağlanabiliyor.

    Ofis binalarında ise bu oranlar daha düşük seviyelerde gerçekleşebiliyor. Ancak yüksek enerji ve işletme maliyetleri düşünüldüğünde, yüzde 1’lik bir tasarruf dahi önemli ekonomik karşılıklar yaratabiliyor. Dolayısıyla enerji verimliliğini yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, doğrudan maliyet yönetiminin bir parçası olarak değerlendirmek gerekiyor.

    Son yıllarda tesis yönetimi alanında nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?

    Son yıllarda entegre tesis yönetimi hizmeti sunan firmaların sayısında önemli bir artış görüyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri, şirketlerin kendi ana faaliyet alanlarına daha fazla odaklanmak istemesi. Tesis yönetimi, belirli bir uzmanlık ve operasyonel deneyim gerektiren bir alan. Şirketler de bu hizmetleri kendi ana işi tesis yönetimi olan profesyonel dış kaynak sağlayıcılardan alarak hem verimlilik hem de maliyet avantajı elde etmeye yöneliyor. Bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde de yaygınlaşacağını düşünüyorum.

    Dijital altyapılara yatırım yapmayan ticari gayrimenkuller önümüzdeki 5-10 yıl içinde dezavantajlı hale gelir mi?

    Burada önemli olan yalnızca dijitalleşmeye yatırım yapmak değil, bu yatırımları doğru şekilde kullanabilmek. Dijitalleşme tek başına otomatik olarak tasarruf sağlamıyor. Önemli olan teknolojiyi bina yönetimine, operasyonel süreçlere ve kaynak kullanımına doğru şekilde entegre edebilmek. Dijital çözümleri etkin kullanamayan gayrimenkullerin önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde rekabet açısından dezavantajlı hale geleceğini düşünüyorum.

    Türkiye’de yeşil bina sayısı ne durumda? İnşası devam eden yeni yeşil bina projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

    Türkiye’de farklı uluslararası ve ulusal standartlara göre sertifikalandırılmış 650’nin üzerinde yeşil bina bulunuyor. Bunun yanı sıra son istatistiklere göre yaklaşık 1.200 binanın da yapımı devam ediyor. Bu rakamlar, sürdürülebilir yapılaşma konusunda Türkiye’de önemli bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor. Ancak mevcut gelişimin daha geniş bir alana yayılması ve yeni projelerde sürdürülebilirlik kriterlerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

    Kentsel dönüşüm projelerindeki artışla birlikte yeşil bina projelerinin de aynı hızda artmasını bekliyor muydunuz? Mevcut tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Maalesef kentsel dönüşüm projeleri kapsamında yeşil bina uygulamalarındaki artış henüz istediğimiz seviyede değil. Bunun en önemli nedenlerinden biri, yeşil bina standartlarının ilk yatırım maliyetlerini artırabilmesi. Özellikle kentsel dönüşüm ve konut projelerinde bu maliyetler nedeniyle yeşil bina tercihleri yeterince yaygınlaşamıyor. Ancak burada yalnızca ilk yatırım maliyetine odaklanmamak gerekiyor. Bir binanın kullanım ömrü boyunca sağlayacağı enerji tasarrufu ve işletme maliyeti avantajları da değerlendirmeye alınmalı.

    Çevre dostu binalara olan talebi nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki yıllarda bu talebin nasıl şekillenmesini bekliyorsunuz?

    Özellikle karbon nötr hedefleri ve sürdürülebilirlik taahhütleri bulunan yerli ve yabancı şirketler, yeşil bina tercihinde oldukça kararlı bir kullanıcı grubunu oluşturuyor. Bu şirketler, faaliyet gösterecekleri binalarda yeşil bina sertifikalarını önemli bir tercih kriteri olarak görüyor.

    Önümüzdeki 10 yılda bu beklentinin yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmayacağını, konut kullanıcıları ve ticari gayrimenkul kullanıcıları arasında da giderek yaygınlaşacağını düşünüyorum. Özellikle artan enerji ve işletme maliyetleri, çevre dostu binaların ekonomik değerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak. Enerji verimliliği, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik konusunda avantaj sağlayan binaların önümüzdeki dönemde daha fazla talep göreceğine inanıyorum.

    CBRE Hakkında

    CBRE Group, Inc. (NYSE:CBRE), Fortune 500 ve S&P 500 listelerinde yer alan, merkezi Dallas’ta bulunan dünyanın en büyük ticari gayrimenkul hizmetleri ve yatırım şirketidir. Şirket, 100’den fazla ülkede 115.000’den fazla çalışanıyla müşterilerine hizmet vermektedir. CBRE Türkiye, yatırım satışı, kiralama, mülk yönetimi, proje yönetimi ve stratejik danışmanlık gibi geniş bir yelpazede profesyonel hizmetler sunmaktadır.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.