DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,331
BIST 1328,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

Depremde domino taşı etkisini önleyen inovasyon

Depremde domino taşı etkisini önleyen inovasyon
01.03.2017
A+
A-

Birinci derece deprem ülkesi Türkiye’de, binaların depreme karşı güvenli olması için yapı elemanlarını sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin sağlamlığı hayati önem taşıyor. İnovasyonu ve ileri teknolojisi ile inşaat sektörüne yön veren Hilti, Türkiye’nin de içinde bulunduğu en zorlu deprem kuşağı göz önüne alınarak verilen C2 sismik onayına sahip, yapı elemanlarını sabitleyen dübelleri ile depremin olası hasarlarını azaltmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda alev, duman ve zehirli gazların yayılmasını dört saate kadar önleyen pasif yangın durdurucu ürünleriyle doğalgaz ve elektrik kaçağı gibi sebeplerle gerçekleşebilecek yangınlara “dur” diyen Hilti, deprem anında bina içinde gerçekleşen bir kazanın adeta domino taşı etkisiyle diğer pek çok kazayı beraberinde getirmesini engellemek için çalışıyor. Binaların deprem dayanımını röntgen çeker gibi pratik bir şekilde ölçebilen Hilti Donatı Tarama Sistemi ise yapıların geleneksel yönteme göre 15 kat daha hızlı ve tahribatsız taranmasını sağlıyor.

Yüzölçümünün yaklaşık yüzde 92’si deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, binaların depreme karşı güvenli bir şekilde inşa edilmesi büyük önem taşıyor. Ancak bilinenin aksine bu güvenlik sadece binanın depremde yıkılmaması anlamına gelmiyor. Hayati risklerin ve yaralanmaların önlenmesi için elektrik tesisatı, asansör, dış cephe gibi yapı elemanlarını sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin sağlamlığı da çok önemli. Deprem sırasında doğalgaz ve elektrik kaçağı gibi sebeplerle gerçekleşebilecek yangınlara karşı ise pasif yangın durdurucu ürünlerin kullanılması gerekiyor. Bu önlemler alınmadığı takdirde, olası bir deprem anında bina içinde gerçekleşen bir kaza adeta domino taşı etkisiyle diğer pek çok kazayı da beraberinde getiriyor. Bu noktada mevcut binaların da kentsel dönüşüm sürecinde bir an önce incelenmesi ve riskli yapılara müdahale edilmesi şart. Ar-Ge temelli patentli ürünler geliştiren inşaat sektörünün jenerik markası Hilti, C2 sismik onaylı dübelleri, pasif yangın durdurucu ürünleri ve Donatı Tarama Sistemi ile depreme karşı inovatif çözümler sunuyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Banu Çetinkol, yeni nesil ürün ve sistemlerle depreme karşı önlem anlamın mümkün olduğunu anlattı.

“C2 sismik onaylı dübeller yasal zorunluluk olmalı”
Binalarda C2 sismik onaylı dübel kullanımının önemine dikkat çeken Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Banu Çetinkol şunları aktardı: “Dübeller, yapısal beton-beton ve çelik-beton birleşimleri, mekanik ve elektrik tesisatı sabitlenmesi, asansör ya da dış cephe sabitlenmesi gibi yapıların pek çok alanında kullanılıyor. Deprem anında dübellerde oluşabilecek aksaklıklar tehlikeli kazalara neden olabiliyor. Net bir istatistiki bilgi olmamakla birlikte geçmişte yapılan bazı çalışmalar, incelenen spesifik depremlerde can kaybı nedeni olarak yaklaşık yüzde 10 oranında yapısal olmayan nedenleri sıralıyor. En çok göze çarpan yapısal olmayan ve yapısal uygulama örnekleri ise cephe kaplamaları, asansör rayları, mekanik-elektrik bağlantılar veya filiz ekimi (yani mevcut bir taşıyıcı betonarme elemana ek olarak yapılan yapı elemanı gibi) uygulamaları olarak öne çıkıyor. Küçük bir inşaat malzemesi gibi görünen dübeller aslında bu elemanların yapıya sağlıklı bir şekilde sabitlenmesini sağladıkları için hayati önem taşıyor. C2 sismik onayı ise Türkiye’nin de içinde bulunduğu en zorlu deprem kuşağı göz önüne alınarak, Avrupa Teknik Onay Organizasyonu (EOTA) tarafından Avrupa Teknik Değerlendirmesi Belgesi (ETA) altında veriliyor. Bu sebeple Türkiye gibi birinci derece deprem kuşağında bulunan ülkelerin C2 sismik onaylı dübel kullanmaları yasal olarak zorunlu olmalı.”

Yangının etkilerini 4 saate kadar durduran teknoloji
Hilti olarak ilk C2 belgeli bazı dübellerin üretimini de gerçekleştiren, bu sistemin öncü firmalarından biri olduklarının altını çizen Banu Çetinkol, deprem anında bir başka tehlike olarak ise doğalgaz ve elektrik tesisatında yaşanabilecek kaçaklar nedeniyle oluşması muhtemel yangınlara dikkat çekti. Hilti Pasif Yangın Durdurucu ürünlerin yangın esnasında dört saate kadar alev, duman ve zehirli gazların yayılmasını ve ısının yükselmesini engellediğini belirten Çetinkol, bu sayede olası bir yangının büyümesinin önlendiğini ve insanların binayı terk etmesi için güvenli bir ortamın oluştuğunu söyledi.

Binaların röntgenini çekiyor
Binaların deprem dayanımını röntgen çeker gibi pratik bir şekilde ölçebilen Hilti Donatı Tarama Sistemi ile betonarme üzerinde kırım yapılmadan binanın muayene edildiğini anlatan Çetinkol, sözlerine şöyle devam etti; “Kentsel dönüşümün ilk adımı olan risk tespitini, zaten güçsüz durumda olan yapıları zorlamadan tahribatsız bir şekilde gerçekleştirebilen Hilti Donatı Tarama Sistemi, Türkiye’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde kullanılarak tüm illerde binaları analiz ediyor. Kırım yapmadan çok pratik bir biçimde kolonun üzerinde makineyi gezdirerek analiz yapma imkanı sunan Hilti Donatı Tarama Sistemi, geleneksel yönteme göre 15 kat daha hızlı çözüm sunuyor.”

“Depremle ilgili çalışmalara desteğimiz devam edecek”
Hilti olarak Türkiye’de depremle ilgili çalışmaları desteklerini ifade eden Çetinkol, “Bugüne kadar Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) koordinasyonu ile yürütülen yeni deprem yönetmeliği çalışmasında kendi alanımız ile ilgili katkıları sağladık. Bundan sonra da hem üniversiteler hem de İnşaat Teknik Değerlendirme ve Bilimsel Araştırma Kurumu’nun (İTBAK) bu alanda yapacağı çalışmalarda yer alarak elimizden gelen desteğin en iyisini vermeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.