DOLAR 44,7239
EURO 52,2976
ALTIN 6795,99
BIST 13931,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    Dr. Sevgi Yılmaz: Şirketlerin sigortası kadın liderler olacak

    Dr. Sevgi Yılmaz: Şirketlerin sigortası kadın liderler olacak
    13.04.2026
    A+
    A-

    Türkiye’nin satın alma ve tedarik yönetimi alanındaki çatı kuruluşu TÜSAYDER tarafından düzenlenen XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi (STZ’26) Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleşti. Satın almanın Yeni Çağı temasıyla düzenlenen zirve, Türkiye’nin en büyük 500 firmasının satın alma yöneticilerini, ekonomistleri ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. 

    Zirvenin açılışında konuşan TÜSAYDER (Satın alma Profesyonelleri ve Yöneticileri Derneği), Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, küresel ekonomideki belirsizliklerin satın alma birimlerini stratejik bir komuta merkezine dönüştürdüğünü vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: “Petrol fiyatlarındaki ani yükselişler ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar artık sadece bir operasyon sorunu değil, doğrudan bir nakit akışı sorunudur. IIF verilerine göre 348 trilyon dolara ulaşan küresel borç stoku ve WTO’nun mal ticareti büyümesini yüzde 0,5’e çekmesi, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Bu zorlu tabloda satın alma birimleri, şirketlerin nakit akışını yöneten bir finansal kalkan ve kurumsal dayanıklılığın tasarım ofisi haline gelmiştir.

    Bugün küresel ekonomi daha dalgalı. Jeopolitik hatlar daha kırılgan. Tedarik zincirleri daha hassas. Enerji, emtia, lojistik, kur ve finansman baskısı artık şirketlerin gündelik gerçeği haline gelmiş durumda. Böyle bir çağda satın alma artık arka planda duran bir destek fonksiyonu olamaz. Satın alma artık oyunun kenarında değil, tam merkezindedir. Çünkü satın alma; maliyeti etkiler, riski, nakit akışını, üretim sürekliliğini, müşteri memnuniyetini etkiler ve doğrudan şirketin rekabet gücünü belirler. Yeni çağın satın alması; daha çevik, daha görünür, daha entegre, daha teknolojik ve en önemlisi daha stratejik olmak zorunda.”

    Dr. Sevgi Yılmaz: “Satın alma, sürdürülebilirliğin kalbidir”

    TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz ise açılış konuşmasında, “Satın alma sadece maliyet yönetimi değildir. Satın alma, stratejidir. Satın alma, risk yönetimidir. Satın alma, sürdürülebilirliğin kalbidir ve şirketlerin rekabet gücünü belirleyen en kritik fonksiyonlardan biridir. Bugün dünyaya baktığımızda; jeopolitik riskler, tedarik zinciri kırılmaları, dijitalleşme, yapay zeka… Hepsi aynı anda oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Artık eski reflekslerle yönetilen satın alma organizasyonları ayakta kalamaz. Yeni reflekslere ihtiyaç ise satın almada kadın yöneticilerin varlığını güçlendiriyor. Araştırmalar gösteriyor ki kriz dönemlerinde kadın liderlerin yetkinlikleri erkek liderlerin önüne geçiyor; şirketlerin ve tedarik zincirlerinin en güçlü sigortası kadın liderler haline geliyor. Bugün şirketlerin önündeki en büyük engel sadece dış ekonomik faktörler değil, yönetimdeki çeşitlilik eksikliğidir. ‘Kırık Basamak’ dediğimiz o terfi engelleri, aslında şirketlerin dayanıklılık reflekslerini zayıflatıyor. Tedarik zinciri artık sadece bir matematik hesabı değil; aynı zamanda yüksek empati, kriz anında hızlı manevra kabiliyeti ve etik duruş gerektiren bir ekosistem. Küresel krizler gösterdi ki; kadın liderler belirsizlik altında daha ihtiyatlı ancak daha kararlı adımlar atıyor. Şirketlerin ‘cam tavanları’ kırması artık sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, 2026’nın çalkantılı ekonomisinde hayatta kalmak için stratejik bir zorunluluktur. Biz TÜSAYDER olarak, satın almanın mutfağındaki kadınların, tedarik zincirinin yeni ‘Demir Leydi’leri olarak sektörü dönüştüreceğine inanıyoruz.”

    Ekonomist Mert Başaran: Az tasarruf yapan buna karşılık çok tüketen bir toplumuz

    Zirvenin ilk oturumunda konuşan Ekonomist Mert Başaran, 2026 perspektifiyle küresel çalkantıların Türkiye yansımasını masaya yatırdı. IMF’nin küresel büyüme beklentisini yüzde 3,3 bandına çekmesi ve ticaret politikalarındaki sertleşmenin Türk şirketleri üzerindeki etkilerinin tartışıldığı oturumda, belirsizlik ortamında doğru konumlanmanın ve risk bazlı kategori yönetiminin önemi vurgulandı. “Dünyada zenginlik artıyor, orta sınıf eriyor çoğu da ekonomik olarak alt sınıfa gidiyor” diyen Başaran paranın belli bir kesimde toplanması nedeniyle artık tasarrufun ülkemiz için olmazsa olmaz bir konu olduğunun altınız çizdi. “Bu kadar az tasarruf yapan ve buna karşılık çok tüketen toplum çok az gördüm. Ortadoğu’da birkaç ülke var. Bunu Demirel güzel bir cümleyle aktarmıştı. “Türkiye Hindistan gibi kazanıyor, Belçika gibi yaşıyor.” Çok doğru. Serpme kahvaltı kültürümüz Afrika’yı doyurur” dedi.

    Değişime gitmek gerektiğinin altını çizen Başaran eğitim sisteminde de bir adım atılarak finansal okuryazarlığın okullarda öğretilmeye başlanacağını söyledi.

    Para biriktirmenin en iyi yolunun enflasyon olan ülkelerde borçlanmak olduğunun altını çizen Başaran ancak bu şekilde yatırım yapmanın mümkün olduğunu söyledi. “Küçük bütçelerle yatırımlarınızda adım adım ilerlediğinizde büyürsünüz. Yapacağım diye bekleyen olduğu yerde kalır. Eğitim sistemi yatırım yapma kapasitesini desteklemiyor.  Bilgi düzeyiniz arttıkça yatırım refleksi azalıyor. Beklentisi eğitimi yüksek insan harekete geçemiyor. Enflasyon olan ülkelerde en büyük sorun nakitte durmaktır. Para biriktirilmez önce mal alınır borçlanılır sonra borç ödenir. Bekleyerek değil adım adım yatırım yaparak hareket edilmeli” dedi.

    Ezber Bozan Kadın Liderlerden Sürdürülebilirlik Vizyonu

    Dr. Sevgi Yılmaz moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda; Emine Erdem (SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı), Esra Bezircioğlu (KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı), Ayşem Ulusoy (ATC Grup YKB, UTİKAD Geçmiş Dönem Başkanı) ve Damla Alışan (Alışan Lojistik CEO) gibi önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Oturumda iş dünyasında liderliğin evrimi tartışıldı. Kadın liderlerin kriz anlarındaki direnç yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonunun kurumsal performans üzerindeki çarpan etkisinin ele alındığı panelde, liyakat esaslı bir yönetim modelinin cam tavanları kırmadaki rolü üzerinde duruldu.

    Otonom Satın Alma ve Yapay Zekâ Devrimi

    Öğleden sonraki oturumlarda ise satın almanın teknolojik geleceği konuşuldu. Mindzie CEO’su James Henderson’ın katılımıyla gerçekleşen Agentic Procurement oturumunda, yapay zekâ ve süreç madenciliği ile otonom satın almanın nasıl mümkün olduğu canlı örneklerle gösterildi. Veriden karara giden süreçte otomasyonun sağladığı tasarruf fırsatları katılımcılarla paylaşıldı. Zirvenin final bölümünde ise Ali Ülker, kuşaklar arası satın alma yönetimi ve değer odaklı iş modelleri üzerine ufuk açıcı bir perspektif sundu.

    Özellikle regülasyonların sıkılaştığı, ESG beklentilerinin yükseldiği ve tedarik risklerinin çeşitlendiği bir dönemde; satın almanın “etik duruş” ve “şeffaflık” üzerinden güven inşa eden bir iş modeli kurgulaması kritik hale geldiği vurgulandı. İş dünyasının duayen isimlerinden Ali Ülker, zirvede gerçekleştireceği bu özel oturumda; etik temelli karar mekanizmaları, tedarikçi geliştirme ve dijital dönüşümün satın alma süreçlerindeki kritik rolüne dair önemli açıklamalarda bulundu Bu oturum kurumların satın almayı 2026’nın rekabet koşullarına uyarlaması için somut bir dönüşüm perspektifi sundu.

    TÜSAYDER’den Sektöre İki Yeni Veri Seti Müjdesi

    Zirve kapsamında TÜSAYDER, satın alma profesyonellerinin karar alma süreçlerini bilimsel temele oturtacak olan Kategori Risk Skoru ve Tedarik Süresi Oynaklığı veri setlerini ilk kez kamuoyuna tanıttı. Bu yeni ölçüm modelleriyle şirketlerin emtia, kur ve lojistik risklerini önceden hesaplayarak proaktif önlemler alabilmesi hedefleniyor. 11 Nisan’da yazılan bu yeni ekonomi anayasası, Türk iş dünyasının küresel rekabetteki gücünü artıracak stratejik bir rehber niteliği taşıyor.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.