Geberit, Dünya Su Günü’nde İsviçre’den dünyanın dört bir yanına uzanan projeleriyle farkındalık yaratıyor
İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında suyun yalnızca bir kaynak değil, toplumsal eşitliğin temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. 2026 yılı için UN-Water tarafından belirlenen “Where water flows, equality grows” (Su aktıkça eşitlik büyür) teması çerçevesinde Geberit, sanitasyonun (temiz su ve atık su sistemlerini kapsayan hijyen altyapısı) özellikle kadınlar ve kız çocuklarının yaşamı üzerindeki dönüştürücü etkisini vurguluyor. Marka, dünyanın farklı bölgelerinde hayata geçirdiği ve İsviçre’den Kenya’ya ve hatta İstanbul’a uzanan projelerle okullarda sıhhi tesisat altyapısını güçlendirerek öğrencilerin güvenli, hijyenik ve sağlıklı ortamlarda eğitim görmesine katkı sağlıyor.
Her damla su, toplumsal eşitliğe giden yol
Dünya genelinde milyonlarca insan güvenli içme suyuna ve temel tesisat ve sanitasyon altyapısına erişimde zorluk yaşıyor. Küresel su krizinin etkileri herkesi eşit şekilde etkilemiyor. Bu durumdan özellikle kadınlar ve kız çocukları etkileniyor. Çünkü birçok bölgede su temini ve hane içi hijyen sorumluluğunun çoğunlukla kadınlar ve kız çocukları tarafından üstlenilmesi, onların eğitim ve sosyal hayata ayırabilecekleri zamanı sınırlayabiliyor. Okullarda güvenli ve yeterli sanitasyon koşullarının bulunmaması ise özellikle ergenlik dönemindeki kız çocuklarının eğitim süreçlerini kesintiye uğratabiliyor.
22 Mart Dünya Su Günü, suyun yalnızca ekolojik bir değer değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatıyor. İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, yüksek mühendislik çözümleriyle suyun her damlasının korunmasına katkı sağlarken, küresel su krizinin yarattığı eşitsizliklere sosyal sorumluluk projeleriyle çözüm üretmeyi hedefliyor. Uzun yıllardır yürüttüğü çalışmalarla suya erişimin ve sağlıklı hijyen koşullarının geliştirilmesini destekleyen Geberit, daha sürdürülebilir bir gelecek için faaliyetlerini sürdürüyor.
Mühendislik ve sosyal sorumlulukla buluşuyor
Geberit, 2008 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiği Apprentice Social Projects (Stajyer Sosyal Projeleri) kapsamında genç çalışanlarını dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen toplumsal projelere dahil ediyor. Geberit stajyerlerinin sahada aktif görev aldığı bu projeler sayesinde okullarda ve sosyal kurumlarda tesisat altyapısı yenileniyor; öğrenciler için daha sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturuluyor. Son yıllarda Kenya, Kamboçya ve Hindistan gibi ülkelerde gerçekleştirilen projelerde yeni tuvaletler, lavabolar ve duş alanları kurulurken öğrencilerin sağlıklı hijyen koşullarına erişmesi mümkün hale geliyor. Kenya’daki Kagwe Kız Okulu’nda kurulan yeni tesisler sayesinde 1200’den fazla kız öğrenci daha güvenli ve hijyenik bir ortamda eğitim hayatına devam edebiliyor. Benzer şekilde Kamboçya ve Hindistan’daki projeler de okullarda hijyen standartlarını yükselterek öğrencilerin günlük yaşamına katkı sağlıyor. Türkiye’de de önemli çalışmalar gerçekleştiren Geberit, 2022 yılında İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde yer alan Alemdağ Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’nun lavabo alanlarındaki tesisat altyapısını yenileyerek öğrencilerin daha sağlıklı koşullarda eğitim görmesine destek oldu. Almanya, Avusturya ve İsviçre’den gelen 12 genç ve 2 proje lideri olmak üzere toplam 14 kişiden oluşan Geberit ekibi, tuvaletlerin lavabo, klozet, kumanda kapağı, batarya ve seramiklerini değiştirerek okulu daha ferah ve hijyenik bir görünüme kavuşturdu.
Ecodesign ilkesiyle gelecek nesiller korunuyor
Tasarım ve işlevselliği bir araya getiren Geberit, su tasarrufunu sonradan telafi edilen bir süreç olarak değil, ürün geliştirme aşamasından itibaren içme suyunun daha az tüketilmesini sağlayan sistem çözümleriyle ele alıyor. Geberit’in çift kademeli ve start-stop rezervuar teknolojileri sayesinde 1952’den bu yana klozetlerde yıkama için kullanılan su miktarı kişi başına günde 70 litreden 14 litreye düşerek yaklaşık yüzde 80 oranında azaldı. Gömme rezervuarların içinde yer alan ayarlanabilir dolum şamandırası, boşaltma grubu ve çift kademeli yıkama sistemi, suyun yalnızca ihtiyaç kadar kullanılmasına imkân tanıyarak evlerde ve diğer yapılarda tüketimin önemli ölçüde azaltılmasına katkıda bulunuyor. Rezervuar sistemiyle birlikte çalışan TurboFlush yıkama teknolojisine sahip iCon TurboFlush gibi ileri teknoloji çözümleri, en düşük su hacmiyle (2, 4 veya 6 litre) dahi güçlü ve etkili bir yıkama performansı sunarak minimum su kullanımıyla maksimum verim elde edilmesini mümkün kılıyor
Sürdürülebilir kalkınma için uzun vadeli yaklaşım
Kenya’dan Kamboçya’ya, Hindistan’dan Polonya’ya kadar son 10 yılda onlarca sosyal projeyi hayata geçiren Geberit, suyun eşitlik getiren gücünü hem binalardaki tasarruf çözümleri hem de toplumsal katkı çalışmalarıyla desteklemeye devam ediyor. “Su aktıkça eşitlik büyür” anlayışıyla kalıcı etki yaratan ortak bir çabanın parçası olmayı hedefleyen Geberit, 2015 yılından bu yana üretimde su tüketimini yüzde 20’den fazla azaltırken EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda da yüzde 5’lik dilimde yer alıyor. Yüksek hijyen standartları ve kaynakların verimli kullanımını merkeze alan yaklaşımıyla şirket, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmayı sürdürüyor.