Gökçen Uyanık: “Kadınlar tükendikleri yerde yeniden doğar”
Gökçen Uyanık’ın yeni kitabı “Uyanış”, kayıplardan yeniden başlamaya uzanan bir kadının dönüşüm hikâyesini anlatıyor.
İSTANBUL – Gökçen Uyanık’ın Küllerimden Doğdum serisinin ikinci kitabı “Uyanış”, bir kadının hayatındaki kayıplar, özlemler, yanlış seçimler, kırılmış hayaller, annelik ve hastalık üzerinden kendisini yeniden bulma yolculuğunu anlatıyor.
Kitabın merkezindeki Nefes, çocuk yaşta babasını kaybettiğinde hayatın ona ilk vedasını ettiğini düşünür. Ancak yıllar içinde yaşadıkları, bunun yalnızca başlangıç olduğunu gösterir. Çocukluğunu bir valize sığdırarak başka bir ülkeye giden Nefes’in yolu, onu yeniden kendi şehrine, kendi sesine ve en önemlisi kendisine götürecektir.
İstanbul’un martı seslerinden Almanya’nın sessiz ormanlarına, hastane odalarından yeniden kurulan bir yuvaya uzanan hikâyede Nefes; kimi zaman her şeyini, kimi zaman kendisini kaybeder. Ancak tam da küllerinin arasında, içinde saklı kalan gücü keşfetmeye başlar.
“Uyanış”, bir düşüş hikâyesinden çok, yeniden ayağa kalkmanın hikâyesi olarak öne çıkıyor.
Gökçen Uyanık, kitabın temel duygusunu şöyle ifade ediyor:
“Kadına ve kadın gücüne hep inanmışımdır. Bu seri ile bu inanışımı tüm kadınlarımız ile paylaştım. Nefes’in hikâyesini anlatırken yalnızca bir kadının yaşadıklarını anlatmadım. Hedefim; okurlarımı, hayatın insanı kendisinden uzaklaştırdığı ve bazen yeniden kendisine dönmeye zorladığı anların tanığı yapmaktı.
Bazı kayıplar bizi eksiltirken, bazıları içimizde daha önce fark etmediğimiz bir gücü ortaya çıkarır. Bu güç hepimizde var. ‘Uyanış’ Nefes’in hayat hikayesi üzerinden, özellikle kadın okurlarımın içindeki gücü farkettiği bir hikaye olsun”
Yazarının da belirttiği gibi “Küllerimden Doğdum II-Uyanış” kitabı, bireysel bir yaşam öyküsünün sınırlarını aşarak; geçmişiyle yüzleşmek, kendisini yeniden bulmak ve hayatına başka bir yerden devam etmek zorunda kalan herkes için tanıdık duygulara dokunuyor.
KİTAPTAN
“Bu kitap bir kadının düşüş hikâyesi değildir. Bu kitap; kayıpların, özlemlerin, yanlış seçimlerin, kırılmış hayallerin, anneliğin, hastalığın ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesidir.”