DOLAR 44,5188
EURO 52,1901
ALTIN 6863,914
BIST 13638,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    İş dünyasının geleceği Trendofis Zirvesi’nde şekillendi: Ofis artık bir maliyet değil, rekabet avantajı

    İş dünyasının geleceği Trendofis Zirvesi’nde şekillendi: Ofis artık bir maliyet değil, rekabet avantajı
    08.04.2026
    A+
    A-

    Trendofis tarafından düzenlenen “Ofis Yatırımları, Yönetimi ve Çalışma Kültürü Zirvesi”, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Zirvenin ana temasını; iş dünyasının geleneksel ofis modellerinden “hizmet olarak ofis” (Space-as-a-Service) modeline geçişi ve İstanbul’un küresel bir iş merkezi olma potansiyeli oluşturdu.

    İş dünyasının temsilcileri, yatırımcılar, geliştiriciler ve insan kaynakları liderleri, ofis ekosistemindeki dönüşümü ele almak üzere İstanbul’da buluştu. 8 Nisan 2026 tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent Otel’de gerçekleştirilen zirve kapsamında düzenlenen panellerde, mülkiyet odaklı yatırımlardan çevik ve esnek kullanım modellerine geçiş süreci tüm boyutlarıyla değerlendirildi.

    “Yeni dönemin kazananları en güçlü ekosistemi kurabilenler olacak”

    Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri; şirketlerin sermayelerini beton ve dekorasyon gibi sabit maliyetlere (CAPEX) bağlamak yerine, operasyonel çevikliğe (OPEX) yönelmesi oldu. Sektör temsilcileri, “tak-çalıştır” ve hazır ofis modellerinin artık bir trendden ziyade, finansal bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Zirvede, ofislerin artık sadece bir çalışma alanı değil, yetenekleri çeken ve bağlılığı artıran birer “deneyim merkezi” olduğu ifade edildi.

    “Sadece konuşmak değil, bağlantı kurmak”

    Zirveye ev sahipliği yapan, Sevent Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Bayoğlu, açış konuşmasında, iş dünyasının yeniden şekillendiği, kuralların yeniden yazıldığı bir dönemin tam ortasında buluştuklarına işaret etti.  Bayoğlu, “Tam da bu yüzden bu zirveyi; sektörün tüm aktörlerini, yatırımcıları, geliştiricileri, kurumsal şirketleri, insan kaynakları liderlerini ve karar vericileri aynı çatı altında buluşturmak için kurguladık. Amacımız çok net: Sadece konuşmak değil, bağlantı kurmak. Sadece fikir paylaşmak değil, ortak akıl üretmek. Sadece dinlemek değil, yeni iş birliklerinin zeminini oluşturmak. Çünkü biliyoruz ki; yeni dönemin kazananları, en büyük sermayeye sahip olanlar değil; en güçlü ekosistemi kurabilenler olacak” dedi.

    “Ofise yatırım yapma, işine yatırım yap”

    Bayoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çünkü artık mesele ‘ofis’ değil, mesele iş yapma biçiminin yeniden yazılması. Ve açık konuşalım. Bu değişimi doğru okuyanlar kazanacak. Okuyamayanlar ise sadece izlemekle yetinecek. Bugün şirketler bir kararın eşiğinde: Milyonlarca doları beton, dekorasyon ve sabit maliyetlere mi bağlayacaklar? Yoksa sermayelerini özgür bırakıp büyümeye mi yatıracaklar? İşte, tam bu noktada karşımıza çok net bir kavram çıkıyor: CAPEX’ten OPEX’e geçiş. Yani yatırım yükünden kurtulup, çevikliğe geçiş. Bugün İstanbul’da bir ofis açmanın maliyeti sadece kira değil; dekorasyon, kurulum, operasyon. Daha kapıyı açmadan milyonlarca dolarlık bir yük. Ama yeni model şunu söylüyor: Ofise yatırım yapma, işine yatırım yap. İşte bu yüzden ‘tak-çalıştır’, ‘hazır’, ‘hizmet olarak ofis’ modelleri artık bir trend değil, bir zorunluluk”.

    “Ben bu ofise neden geleyim”

    Şirketlerin insan kaynakları departmanlarının görevinin işe alım yapmak değil, deneyim tasarlamak olduğunu ifade eden Bayoğlu, “Çünkü yeni nesil çalışan şunu soruyor: ‘Ben bu ofise neden geleyim?’ Eğer cevap yoksa, gelmiyor. Ama doğru kurgulanmış bir ofis ne yapıyor, biliyor musunuz? Yetenek çekiyor, bağlılığı artırıyor. Performansı yükseltiyor. Ofis artık bir maliyet kalemi değil, bir rekabet avantajı” şeklinde konuştu.

    “Etrafımızı saran savaş çemberi, Türkiye için krizi fırsata çevirme şansı veriyor”

    Dünyanın yeniden şekillendiğine ve jeopolitik kırılmalar, savaşlar, belirsizlikler nedeniyle küresel sermayenin yön değiştirdiğine vurgu yapan Bayoğlu, bu konuda şu açıklamalarda bulundu:

    Etrafımızı saran savaş çemberi, Türkiye için krizi fırsata çevirme şansı veriyor. Özellikle Körfez Bölgesi’ndeki operasyon ve veri merkezleri için güvenli bölge ihtiyacı var.

    Türkiye’nin tartışmasız bir avantajı daha var: Fiziksel altyapı zaten hazır. İstanbul Finans Merkezi’nde ve İstanbul genelinde  A sınıfı, hazır ofis stoku mevcut. Üstelik yalnızca ofis binası değil; burada çalışacak insanların oturacağı evler, çocuklarının gidebileceği okullar, güvenli ve yaşanabilir bir şehir hayatı da hazır. Başka ülkeler böyle bir ekosistemi kurmak için on yıllar harcar. Biz yarın başlayabiliriz. Türk Hava Yolları’nın bugün dünyada ulaştığı ağ, İstanbul’u sadece bir şehir değil, global bir kavşak haline getiriyor. Bir yönetici sabah Londra’da toplantı yapıp akşam İstanbul’da olabilir. Bir yatırımcı aynı hafta içinde 3 kıtada iş yönetip merkezini burada kurabilir. İstanbul’un sunduğu avantaj yalnızca güçlü hava yolu bağlantılarıyla sınırlı değil. Aynı zamanda uluslararası standartlarda otelleri, dünya çapında fuar ve kongre merkezleri, gelişmiş lojistik altyapısı, limanları ve çok modlu ulaşım ağlarıyla uçtan uca kurgulanmış bir iş ekosistemi sunuyor. Küresel şirketlerin operasyonlarını rahatlıkla yönetebileceği, büyük ölçekli organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasitesi ve hizmet kalitesiyle İstanbul; sadece bir geçiş noktası değil, işin planlandığı, geliştirildiği ve büyütüldüğü tam donanımlı bir ticaret ve yatırım merkezi olarak öne çıkıyor”.

    Artık ofis, yalnızca çalışılan bir yer değil; yeni nesil bir yaşam alanıdır”

    Zirvenin ana konuşmacısı olan, Kobi Karp Mimarlık Kurucu Ortağı ve CEO’su Kobi Karp

    tasarladıkları ofisleri, çalışma alanı kavramını yeniden tanımlayan; onu bir ‘yaşam tarzı’ deneyimine dönüştüren yeni nesil mekânlar olarak kurguladıklarını belirterek, “Bu yapılar, insanların yalnızca çalıştığı değil, aynı zamanda yaşadığı, bağ kurduğu ve gün boyunca yüksek bir yaşam kalitesini sürdürebildiği bütüncül alanlar sunuyor” dedi.

    Resort otellerin DNA’sından ilham alan bu ofislerde; günün farklı anlarına yayılan yeme-içme alanları, duş imkânları ve alternatif ulaşım seçenekleriyle desteklenen akışkan bir yaşam deneyimi bulunduğunu ifade eden Karp, bu konuda şu bilgileri verdi:

    “Thalassotherapy, pilates ve yoga gibi iyi oluş odaklı alanlar ise kullanıcıların gün içinde fiziksel olarak aktif kalmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda bu ofisler, bireysel odaklanma ve zihinsel yenilenme ihtiyacını gözeten özel alanlar da sunuyor. Mahremiyet sağlayan bu alanlar, kullanıcıların dış dünyanın stresinden uzaklaşarak düşüncelerini toparlayabildiği, zihinsel ve duygusal olarak dengelenebildiği bir atmosfer yaratıyor. Kurgulanan mekânlar, bir yandan iş birliğini ve etkileşimi teşvik eden ortak alanlar sunarken, diğer yandan derin odaklanma için tasarlanmış sessiz ve özel ‘breakout’ alanlarıyla dengeli bir çalışma deneyimi sağlıyor. Sürdürülebilirlik ve dayanıklılık ise bu yapıların temelini oluşturuyor. Gelişmiş cam teknolojileriyle güvenlik ve akustik konfor artırılırken, güneş panelleri ve enerji depolama sistemleri sayesinde binalar yüksek enerji verimliliğine sahip, gerektiğinde şebekeden bağımsız çalışabilen yapılara dönüşüyor. Bu yaklaşım hem operasyonel maliyetleri optimize ediyor hem de acil durumlarda kesintisiz kullanım imkânı sağlıyor. Artık ofis, yalnızca çalışılan bir yer değil; iş, yaşam ve kişisel ihtiyaçların entegre olduğu, günün en verimli ve dengeli şekilde geçirilebildiği yeni nesil bir yaşam alanıdır.”

    “Mesele sadece nerede çalıştığımız değil; hangi mekânların bizi çektiği”

    Zirvede daha sonra söz alan Alkaş-Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş ise  “Bugün ofisi konuşurken aslında yalnızca bir çalışma alanını değil, iş dünyasının değişen anlamını konuşuyoruz. Çünkü artık mesele sadece nerede çalıştığımız değil; hangi mekânların bizi çektiği, zamanı nasıl daha değerli kıldığımız ve insanı nasıl merkeze aldığımız. Ofis, bir metrekare meselesi olmaktan çıkıp; aidiyetin, üretimin ve anlamın tasarlandığı bir ekosisteme dönüşüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise üç temel unsur var: Mekân, Zaman ve İnsan. Önümüzdeki dönemde farkı yaratacak olanlar, ofisi bir maliyet kalemi olarak yönetenler değil; bu üçlü dengeyi doğru kurarak onu bir çekim merkezi ve değer üretim platformuna dönüştürebilenler olacak” dedi.

    Zirve, sektörün geleceğine ışık tutan panellere ev sahipliği yaptı

    Açış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panellerde “Ofis Piyasasında Güncel Durum”, “Değişen Dünya: Ofis Değil Deneyim Merkezi” ve “Geliştirici ve İnşa Edenlerin Dünyası” gibi kritik başlıklar ele alındı.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.