İzocam, yalıtımın gücüne dikkat çekti
Doğru yalıtımın yalnızca enerji tasarrufu sağlayan teknik bir uygulama olmadığını vurgulayan İzocam, yalıtımın hane bütçesini korumaktan yaşam konforunu artırmaya, enerji ithalatını azaltmaktan karbon emisyonlarını düşürmeye kadar geniş bir toplumsal fayda alanı oluşturduğuna dikkat çekiyor.
İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, standartlara uygun doğru yalıtımla konutlarda ısıtma ve soğutma giderlerinde yüzde 60’a varan oranda tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.
Türkiye’de kış aylarında yüksek enerji faturaları, yeterince ısınamayan konutlar, yoğuşmaya bağlı rutubet sorunları, yaz aylarında ise artan soğutma ve klima maliyetleri birçok hanenin yaşam konforunu ve bütçesini doğrudan etkilerken, yalıtım bu sorunlara karşı en etkili çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Doğru malzeme, uygun kalınlık ve standartlara uygun uygulama ile gerçekleştirilen ısı yalıtımı, binaların enerji ihtiyacını azaltırken hane bütçesine de önemli katkılar sağlıyor. Yalıtımın etkisi bununla da sınırlı kalmıyor; su, ses yalıtımı ve yangın güvenliği birlikte ele alındığında yapıların dayanıklılığı, kullanıcıların konforu ve yaşam alanlarının güvenliği üzerinde de belirleyici rol oynuyor.
Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, 61 yıllık deneyimiyle yalıtımın enerji verimliliğinin ötesinde ekonomik, çevresel ve toplumsal bir yatırım olduğuna dikkat çekiyor ve “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mottosu ile sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor. İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, doğru yalıtımın hanelerin enerji maliyetlerini azaltırken, ülkenin enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkı sağladığını belirterek, “Yalıtımı yalnızca binaların ısıtılması veya soğutulması sırasında tüketilen enerjiyi azaltan bir uygulama olarak değerlendirmemek gerekiyor. Doğru yalıtım, aynı zamanda aile bütçesini koruyan, yaşam konforunu artıran, yapıların ömrünü uzatan ve ülkemizin enerji ihtiyacını azaltmaya katkı sağlayan stratejik bir yatırımdır” dedi.
Yalıtımsız Konutlar Isınma ve Rutubet Sorununu Büyütüyor
Konutlarda yalıtım eksikliği, özellikle kış aylarında ısınma maliyetlerinin yükselmesine ve yaşam alanlarında yeterli ısıl konforun sağlanamamasına neden oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanan sektör analizlerinde, nüfusun önemli bir bölümünün konutlarında yalıtım eksikliği veya benzeri nedenlerle ısınma sorunu yaşadığı, yine önemli bir kesimin sızdıran çatılar, nemli duvarlar ve benzeri yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığı görülüyor.
Yalıtımın sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulmasındaki rolüne dikkat çeken Kerem Kürklü, “Bir evin yeterince ısınamaması yalnızca faturanın yüksek olması anlamına gelmiyor. Soğuk yüzeyler, nem ve yoğuşma gibi sorunlar yaşam alanlarının konforunu ve iç ortam kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yalıtımı, insanların sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam alanlarına erişiminin önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz” diye konuştu.
Kürklü, doğru yalıtım uygulamasının özellikle kış aylarında hane bütçesi üzerindeki enerji maliyeti baskısını da önemli ölçüde azaltabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“TS 825 ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak, doğru malzeme ve doğru kalınlıkla yapılan ısı yalıtımı sayesinde binalarda ısıtma ve soğutma giderlerinde yüzde 60’a varan tasarruf sağlanabiliyor. Bu, bir hanenin yıl boyunca enerji için ayırdığı bütçede önemli bir rahatlama anlamına geliyor. Yalıtımın yaygınlaşması, enerji maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki baskısını azaltırken daha fazla insanın enerji verimli ve konforlu konutlarda yaşamasına katkı sağlar.”
Yalıtım, Enerji Kaynaklarının Verimli Kullanılmasına Katkı Sağlıyor
Binalarda tüketilen enerjinin önemli bir bölümünün ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılması, yalıtımı Türkiye’nin enerji verimliliği hedefleri açısından da kritik bir konu haline getiriyor. Binalarda enerji kayıplarının azaltılması, yalnızca bireysel tüketim maliyetlerini düşürmekle kalmıyor; ülke genelinde enerji talebinin azaltılmasına ve enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkı sağlıyor.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Kerem Kürklü, “Binalarda ihtiyaç duyulmayan enerjinin tüketilmesini önlemek, aslında ülke kaynaklarının korunması anlamına geliyor. Her binada azaltılan enerji ihtiyacı, ulusal ölçekte baktığımızda çok daha büyük bir tasarruf potansiyeline dönüşüyor. Bu nedenle yalıtımın yaygınlaştırılmasını yalnızca bina ölçeğinde değil, ülkemizin enerji verimliliği ve ekonomik sürdürülebilirliği açısından da değerlendirmek gerekiyor” dedi.
Yalıtımla Daha Konforlu Yaşam, Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek
Isı yalıtımının yanı sıra ses, su ve yangın yalıtımının da bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yalıtımın gerçek değerini ortaya çıkarmak için binayı bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Temelden çatıya, cepheden iç mekana ve tesisata kadar her noktada doğru yalıtım çözümünün kullanılması; enerji performansının yanı sıra, akustik konfor, yangın güvenliği ve yapı dayanıklılığı açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Yalıtım bugün evimizin daha sıcak, daha serin ve daha konforlu olmasını sağlarken, yarının dünyası açısından da önemli bir yatırım anlamına geliyor. Daha az enerji tüketmek, daha az kaynak kullanmak ve daha düşük karbon emisyonu oluşturmak demek. İzocam olarak 61 yıldır geliştirdiğimiz yalıtım çözümleriyle yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, gelecek nesillerin daha sürdürülebilir bir dünyada yaşamasına da katkı sunmayı hedefliyoruz. Yalıtımı, bireyden ülke ekonomisine ve çevreye kadar uzanan çok yönlü bir fayda alanı olarak görüyor ve bu konuda toplumda farkındalık yaratmaya devam ediyoruz.”