DOLAR 44,5947
EURO 52,1621
ALTIN 6779,836
BIST 13607,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

    Loft Art’ın yeni sergisi “Hafızanın Coğrafyası” 15 Nisan 2026 tarihinde kapılarını açacak

    Loft Art’ın yeni sergisi “Hafızanın Coğrafyası” 15 Nisan 2026 tarihinde kapılarını açacak
    09.04.2026
    A+
    A-

    Bağımsız sanatçılar için eserlerini sergileyebilecekleri bir platform oluşturmak amacıyla kurulan Loft Art, “Hafızanın Coğrafyası” isimli grup sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Hafızanın Coğrafyası sergisi, 13 bağımsız sanatçının katılımıyla “Aleyna Gökdemir, Ağıt Uludağ, Bilalcan Kara, Elif Aydoğmuş, Nazan İlcan, Melek Baydar, Mehtap Dursun, Sinan Dağ, Seda Oturmak, Şükran Dokumacı, Taha Düzler, Sebahattin Yüce ve Zeynep Doğa Karabulut” 15 Nisan – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında Loft Art’ta ziyaret edilebilecek.

    Hafızanın Coğrafyası”, hafızayı soyut bir arşiv olarak değil, içinde dolaştığımız bir mekân olarak ele alıyor. Anılar burada sabit kayıtlar değildir; zamanın, duyguların ve bulunduğumuz yerin etkisiyle sürekli yeniden şekillenen canlı alanlar olarak var oluyor.

    Bir anıyı hatırladığımızda yalnızca geçmişe dönmüyoruz. O anki ruh halimiz, bulunduğumuz ortam ve bedenimizin taşıdığı duygu durumu hatırlamanın biçimini değiştiriyor. Aynı anı, farklı zamanlarda bambaşka bir atmosfer kazanabiliyor. Bazı anılar genişliyor ve görünür hale geliyor; bazıları ise arka planda silikleşiyor.

    Mekân da bu anının önemli bir parçası oluyor. Bir şehir, bir oda ya da tanıdık bir sokak, hafızanın kapılarını açabiliyor. Yerler yalnızca fiziksel alanlar değildir; geçmiş deneyimlerin izlerini taşıyan duygusal yüzeyler olarak var oluyor.

    Sergi, hafızayı böyle bir mekânsal deneyim olarak düşünmeye davet ediyor. Her iş, izleyicinin kendi hatırlama biçimiyle birlikte yeniden anlam kazanıyor. Çünkü anılar yalnızca yaşanan ana ait değildir; onları her hatırladığımızda yeniden kuruyoruz.

    Hafızanın Coğrafyası”, geçmişi sabitlemeye çalışmıyor. Bunun yerine hafızanın nasıl yer değiştirdiğini, nasıl genişlediğini ve zamanla nasıl yeniden haritalandığını görünür kılıyor. Burada sorulan soru geçmişin ne olduğu değil, onun bugün nerede durduğudur.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.